şükela:  tümü | bugün
  • beşiktaş-üsküdar motor seferlerini yapan firmadır. ayrıca ilk smartcard destekli deniz ulaşım sistemidir
  • istanbul boğazı'nın bir yakasından diğer bir yakasına insan taşımacılığı yapan motorların bağlı olduğu turizm şirketi.
  • merkezi zincirlikuyu üst geçidinin arkasında çiftçiler otonun yanındadır
  • bu naçiz şirketin vapurlarına asarak yolcuları çeşitli konularda duyarlı olmaya çağırdığı 8-10 maddelik bir bildirisi mevcut. işte oradaki en sevdiğim maddeyi ahan da buraya yazmak istiyorum: "denizlere çöp atmayın, oralarda da yaşayanlar var!"
    yazdım.
  • beşiktaş-üsküdar motor çalışanları sigara yasağının ardından mahallenin namus bekçileri gibi dışarıda sigara içenleri kabadayı edasıyla tersleyerek sigaralarını söndürmelerini buyurmaktadırlar. hani dövecekler neredeyse, bir üstü dövmek bunun. eğitimsiz kesimin kendini anlık olarak önemli hissetmesi şeklinde yorumluyorum.
  • 19 ağustos 2010 tarihi itibariyle bisikleti olanlardan 1 değil 2 bilet alma uygulamasına geçmiş istanbuldaki tek bisikletçi dostu deniz taşımacılığı firması.
  • aslında hep olan, ama ramazan'da perdelerin arkasından kafasını uzatıp "böööööö" diyen mahalle baskısını ve islamcı faşizmi binlerce perdelik oyunla sergileyen firmamsı.

    alelacele bir müvekkilin işi için ataşehir'e fırlamışken bugün, şans eseri karşı tarafın avukatına telefonla ulaşıp onun da efendiliği sayesinde işi halledip, kendimi motor iskelesinde buldum. ve tam geldiğim sırada kalkmak üzere hazırlanan motora kendimi zar zor attım. o da ne? deliler gibi susamışım, normalde büfenin olduğu kısıma kendimi atınca bir de ne göreyim?

    kelimenin tek anlamıyla hiçbir şey , tek bir insan bile yok orada. bomboş. kendinizi rusya'nın bozkır steplerinde bundan 68-69 yıl önce ufku bile göremeyen naziler yerine koyun. onların morali nasıl bozulmuşsa benimki bir o kadar bozulmuş. ama aramızda bir fark var:
    onlar faşist ve işgalci, bense sade bir vatandaşım ve su içmek istiyorum. ama bu hakkım elimden alınmıyor, zira elde olan şey elden geri alınır. buz gibi bir soğuklukla bu hak bana verilmiyor bile.

    yıllardır dindar insanlara karşı onların bana göstermediği saygıyı gösterdim. ama bugünden sonra yeter. mesele o an su içip,içememek değil; mesele yaklaşım, zihniyet, çoğunlukçuluk. şimdi madem onlar çoğunlukçu, ben de çoğulcuyum. buradan kendilerine ve onlar gibi düşünen bütün din sevdalılarına sesleniyorum:

    sonuna kadar ateist bir varlığım. allah/tanrı kavramına hiçbir zaman inanmadım ve inanmamak için çok geçerli sebeplerim mevcut. buyrun buradan yakın, çünkü asla mücadele etmekten vazgeçmeyeceğim.

    yettiniz artık.
  • eskiden boğazdaki sis nedeniyle şehir hatları vapurları çalışmazken bu arkadaşlar kafa göz yara yara yolcu taşımaya devam ederdi. bizde sisli havalarda "vapur kalkmasa da tekneye bineriz" şeklindeki dialogla kendilerine güvenirdik.

    fakat bugün yüzlerce kişinin üsküdarda tekne va vapurların önüne yığılmasına rağmen boğazdaki sis nedeniyle (ki daha önce çok daha yoğun siste ve daha ağır hava koşullarında çalıştıklarına çok şahit olmuşumdur) saat 6:30'dan 10:30'a kadar seferler durduruldu ve şehir hatları vapurlarıyla beraber sefere başladılar.*

    güvenlik bakımından doğru bir uygulama olabilir belki fakat bizi ilgilendiren nokta; bir daha "vapur kalkmasa da tekneye bineriz" noktasına güvenmemek gerekliliğidir.
  • vakıf taşdelen sularının da sahibi olan taşımacılık şirketidir.