şükela:  tümü | bugün
  • sevgili havaalanı görevlilerinin yurtdışından gelip de içeri almadıkları, aynen ilk uçakla geldikleri yere geri gönderdikleri yolculara kendi aralarında verdikleri ad.
  • (bkz: tehcir)
    (bkz: sürgün)
  • sanilanin aksine deporte, bir kisinin ulkeye girdikten sonra bir sekilde bir suc islemis olduktan sonra (kacak olmak vs.) sinir disi edilmesidir

    (bkz: sinir disi)

    ulkeye kabul edilmeyip geri gonderilme durumu icin ise

    (bkz: inad)
    (bkz: inadmissible)

    deporte yolcularin yol masraflarini devlet karsilarken, inad yolcularin yol masraflarini getiren havayolu karsilar.
  • kendi içinde ikiye ayrilan, ülke sinirlarına girdikten sonra ülkeden sinirdişi edilen insanlar. yanında bir güvenlik görevlisinin eşlik ettiği deportelere depa, eşlik etmeyenlere ise depu denir. türkiye'de en çok deporte edilen ülkelerin başında moldovalı çalışkan ablalarımız gelir. onları türkmen ve afgan pırıl pırıl gençler ve de rusya, ukrayna, beyaz rusya hatunları takip eder. moldovalı, rus ve benzerleri genelde depu olurlar. bir polis getirip havalimanina birakip gider.. afgan, türkmen ve benzeri deporteleri ise genelde uçakta da eşlik etmek için bir güvenlikle birlikte gelirler.
  • aynı zamanda bir saat markası.

    http://deportewatches.com/
  • sınırdışı etmeye ilaveten (fransızca kökeni itibariyle):

    - toplama kampına göndermek
    - sürgün etmek

    anlamları da vardır.
  • (bkz: deportasyon)
  • sınırdışı edilmiş kişi. zamanında macaristan'da başıma gelme ihtimali vardı ve hoş bir his değil. vize süreniz geçtiyse ülkenize dönerken havalimanında polis sizi deporte edebilir. neyse ki yaşamadım.