şükela:  tümü | bugün
  • deprem sırasında elimde sigara ile panik yapan şahsım tarafından hiç de yadırganmayan durumdur. deprem bittikten sonra "napıyorum lan ben" diye söndürüp, şok için bir daha yakınca kendine geliyor insan...
  • 11-12 yaşlarındaydım. akşam saatleriydi. tv'de şirinleri izliyoduk kardeşim ve ben. sonra kardeşime:
    - sallama la şu koltuğu.
    derken, ampulun hareketlendiğini gördüm.
    depremdi. hemen dışarı koştuk. ben geri dönüp kapıyı cekmiş, daha sonra yine geri dönüp anahtarı almıştım. böyle anlarda saçmalamak normal bir şey sanırım.
  • ölmeden önce o muazzam tadı son defa tatmak isteyen insan eylemidir. ölünce nerede bulsun çayı? ırmaklarından çay mı akıyor cennetin?
  • (bkz: sallama çay)
  • muhittin özdirim isimli değerli bir profesörümüz, uçantürk dergisinde 2. dünya savaşı havacılık hikayelerini çeviri olarak yayınlardı zamanında. bir tanesinde benzer bir şey vardı. berlin'e bombardımana giden uçaklar, şehir üzerinde yoğun uçaksavar ateşine maruz kalıyor. her taraf patlama, şarapnel vb ile dolu. birdenbide, bombardıman uçaklarından birinin pilotu koltuğundan çıkıp uçağın zemininde bir şeyler aramaya başlıyor. sağ salim üsse döndükten sonra arkadaşı soruyor "sen ne yaptın öyle" diye. pilotun cevabı, "sigaramın külü düşmüştü, onu arıyordum"

    çayın demi falan da iyiyse demek ki, amcalar kıyamamış...
  • misafirliğe gittiğimiz evden deprem olunca kaçarken komşu teyzenin elinde çaydanlıkla peşimizden gelmesini hatırlatmıştır.
  • depremin sona ermesi ile cocugu kapip kendini telasla disari atma arasinda balkondaki caydanligi ve cay bardagini içeri alip balkonu kilitleyip cikmak seklinde de gerceklestirilebilen eylem.
  • (bkz: kaçak çay)