şükela:  tümü | bugün
  • populasyonun %5’ini etkileyen en yaygın psikiyatrik hastalıktır.beyin hücreleri arasında mesaj taşıyan transmitterlerin dengesizliği sonucu oluştuğu düşünülmektedir.stres, travma, hormonal değişiklikler veya steroid, antihipertansif, antihipertroid ilaçlar gibi bazı tedavilerin yan etkileri bu duruma neden olabilmektedir. beyin fonksiyonlarına genetik etkiler bazı bireyleri daha duyarlı hale getirebilmektedir.

    depresyon türleri:
    endojen depresyon (fonksiyonel psikoz):bariz bir dış kaynaklı sebep yoktur.biyokim-
    yasal sebeplerden oluştuğu düşünülmektedir.anoreksiya,konstipasyon,hazımsızlık ve sıvı reddi endojen depresyonla ilişkili önemli semptomlardır.

    reaktif,nörotik veya sekonder depresyon (psikoneroz ):endojen tipten daha yaygındır ve işsizlik veya mahrumiyet gibi kayıp veya stresle ilişkili morbid keder, hüzün olarak sergilenir.anoreksiya veya aşırı yeme (alkol alımı) ile sonuçlanabilir.nörotik depresyon,kişisel kayıplara karşı gelişen sağlıklı üzüntü duygusundan ayırt edilmelidir.
    post-partum depresyon:endojen nörotik depresyon bileşenleri vardır.
    mevsimsel affektif hastalık (sad):sonbahar ve kış mevsimlerinde depresyonla karakterizedir. bahar ve yaz mevsimleri non-deprese periyotlardadır.depresyon fazında, yorgunluk , aşırı yeme, karbonhidrat arzusu, kilo artışı genel semptomlar arasındadır.karbonhidrat tüketiminin,normal bireylerdeki karbonhidratların sakinleştirici etkisine karşı olarak stimüle edici etkisi olduğu rapor edilmiştir.

    pseudo-demans :depresyon, demansa benzeyen konfüsyon-kognitif bozukluklarla seyredebilir.beyinde organik değişiklikler yoktur,altta yatan depresyonun tedavisi,demans semptomlarını çözümler.
    ajite depresyon:hastalık ajitasyon veya anksiyete olarak görülür.altta yatan mood rahatsızlığı disforiktir…

    depresyon besin tüketimini, iştahı ve besin tercihini değiştirebilir. etkiler besine ilgisizlik ve apatiden, düzensiz beslenme ve aşırı enerji alımına kadar değişebilir.tedavi öncesi, bunun yanı sıra yüksek cho alımından (özellikle tatlı besin) oluşmuş besin alımının azalması yaygındır.tedavi sırasında ve takibinde iştah artışı ve ağırlık kazanımı oluşabilir.

    beslenme ve nörotransmitterler:nörotransmitterler depresyonun biyolojisinin anlaşılmasını sağlar.nt’ler nöronlar ve diğer hücreler arasında elektrik sinyallerini iletmek, yükseltmek ve module etmek için kullanılan kimyasallardır.nt’ler küçük molekül transmitterler veya nöroaktif peptidler olarak sınıflandırılır.depresyon ve ilişkili hastalıkları içine alan nt’ler küçük molekül transmitterler; dopamin, noradrenalin, adrenalin ve serotonin salınır.nt’lerin dengesizliği mental hastalıklarla ilişkilidirbeyin serotoninin moodu etkilediği ve düşük serotonin düzeylerinin depresyonun etyolojisiyle ilişkili olduğu bilinmektedir.yüksek cho alımı, beyine triptofanın giriş oranını arttırma yoluyla serotonin üretimini arttırır.bu etki,stres altındaki bireylerdeki cho düşüklüğünü açıklamaktadır.

    depresyon ve beslenme:
    •n-3 pufa,
    •n-6: n-3,
    •folat,
    •triptofan,
    •b6 vitamini,
    •b12 vitamini,
    •s–adenosyl-l-metionin (sam) ve
    •hypericum perforatum (st john’s wort)

    yağ asitleri: depresyon ve balık tüketimi arasında ilişki olduğunu gösteren epidemiyolojik veriler mevcut.balık ve balık yağı depresyona karşı koruyucu olabilir.batı ülkelerinde depresyon prevelansı % 3-6, balık tüketimi kişi başı 11-32 kg/yıl.japonyada depresyon prevelansı %0.12,balık tüketimi 68 kg/yıl.balık tüketimi ve depresyon arasında kolerasyon yüksek-%84.deprese hastaların eritrosit membranlarında total n-3 pufa’da özellikle dha’da önemli azalma bulunmuştur.

    triptofan :serotonin preküsorudür.triptofan suplemanı veya öğünle alındığında serotonin nöronlarındaki mevcut triptofan miktarını arttırır.cho, dzaa ve triptofandan zengin öğün tüketiminin önemli etkisi vardır.glikoz ve dzaa (özellikle lösin) insülin sekresyonunu arttırır.böylece, triptofanın geniş nötral aa’lerle yarışını azaltarak triptofan taşıyıcı proteinlerle kan beyin bariyerine geçişini sağlar…

    diyetisyen halit uyanık
    dythalituyanik@gmail.com