şükela:  tümü | bugün soru sor
  • tam olarak depresyon olmasa da bazı şeylerin çok kötü gittiği, akşam yatağa girene kadar başarabildiğim kadarıyla hayatımdaki herkese en mutlu, neşeli halimi gösterdiğim, yatağa girince hıçkıra hıçkıra ağladığım zor bir dönemden geçiyorum.

    genelde kötü şeyleri anlatmamak ya da anlatamamak gibi bir çıkmazım var.

    ama bugün epeydir görüşmediğim bir arkadaşıma nasılsın diye sordum. amacım iyiyim girizgahından sonra onun da bana nasılsın demesi ve sonra ne var ne yok dökülmekti.

    tam planladığım gibi gerçekleşti konuşmanın seyri. malum soru geldi. ve ben yine her şeyi her harfinin arasına altına sıkıştırdığım bir "ben de iyiyim"'i salıverdim.

    sonra düşündüm..

    evet gerçekten anlatmak anlamsız. karşındaki asla anlayamaz. ne söylese gece senin yatağa girerken yaşadığın o anı değiştirmez.

    eğer yaşanacaksa bir acı, üzüntü yaşayın. iliklerinize kadar hissedin. bırakın sizden ne götürüyorsa götürsün.

    kendinizden taviz vermeyin. asla yapmayacağınız şeyleri yapmayın.

    hatta hiçbir şey yapmayın. yaşadığınız her neyse sizin bu durağan halinizden sıkılıp defolup gitmesi için bekleyin.

    kimseye, hele de size bunları hissettirenlere hiçbir şey anlatmayın. hele o salak saçma sosyal hesaplardan verilen atarlı laf sokmalara, dikkat çekme çabalarına girmeyin.

    çünkü inanıyorum geçecek. o yüzden geride bundan ne kadar az delil kalırsa o kadar iyi. bundan kendiniz olarak çıkmazsanız tek kaybettiğiniz bu hale sebep olan olmayacak. kendinizden de kaybedeceksiniz. ve bunun telafisi yok.

    kendime not...
  • öncelikle:
    (bkz: depresyona girmemek)
    en olmadı:
    (bkz: bi arkadaşa bakıp çıkmak)
  • tanım: bir maddesinin ekşi sözlüğe girmek olacağı öneri listesi.

    ışık görmüş bir tavşanın dona kalması, öneri yahut telkin kullanarak tavşanın aşabileceği bir refleks olmadığı gibi, depresyondaki bir insanın geçirmekte olduğu ruhani felci engellemesi için de öneri ve telkin anlamsız ve işe yaramaz. ayrıca melatonin ucuz bir uyuşturucu olmadığı gibi, depresyondaki insan vücudunun ürettiği bu meredin bağımlısı olmuştur çoktan. hiçbir ruh-bilimsel rahatsızlık genel-geçer bir tedavi ile iyileştirilemez, kişiye özgü tedavi gereklidir. ayrıca epizoduna bağlı olarak bizzat depresyon, kişiyi hissettirdiğinden başka algılara, başka görüşlere kapatmış, kişiyi sosyal dünya'dan izole etmiştir. aynen örnekteki tavşan gibi donup-kalmıştır.

    depresyonu soğuk algınlığı ile karıştırmamak depresyondaki biri için faydalı olacaktır. durumun ciddiyetini fark edip, her anlamda bir yardım arayışına başlamak gerek. depresyon bir sonuçtur ve nedeni kişiden kişiye değişir. sorunun nedenini bulmaya çalışmak gerekli.

    benim için ilham verici olmuştu:
    andrew solomon: depression, the secret we share (türkçe altyazı mevcut)
  • nasılsın sorusuna sadece iyiyim diye cevap verenle konuşmayı uzatmamak gerektiğini öğrendim. eğer bu soruya iyiyim diye cevap veriyorsa anlatıcağınız derdinizi de yine kendi ego kabuğuyla dinleyecektir ; ama iyi fena değil ya sen falan diyorsa işte o zaman derdinizi anlatabileceğiniz şeffaflıkta birini bulmuşsunuz demektir.
  • için antidepresanınızı yatın,uyuyun,

    kimseyi aramayın...
  • (bkz: intihar etmek)
  • bir şekilde hayatınızı etkileyebilecek kararlar vermekten uzak durmak.
  • hayatin akisini degistirecek kararlar. zira hangi tercihin sizin lehinize olacagina karar veremezsiniz. bi akil hocası sart.
    depresyondayken yapilmasi gerekenler seklinde siralamalar yapmak lazim.
    orn, kalabaliga karismak, yeni sosyal ortamlara girmek gibi.
  • kritik konular hakkinda karar alinmamali. hatta depresyon degil insan bir sekilde saglikli dusunemedigi hicbir zaman karar almamali,biraz beklemeli ki sonrasinda pisman olmamali aldigi karar icin.
  • antidepresan ılacları kullanmayın.