şükela:  tümü | bugün
  • karl marx'ın gençlik dönemini konu almış film, mart 2017'de izleyici karşısına çıkacak. fragmanı fena gözükmese de, filmin genel seyri bakımından konuşmak henüz erken. alman sinemasının eleştirel bir yapıya sahip olduğu mukakkak. misal raf'ı anlatan baader-meinhoff komplex filmi, birçok bakımdan çarpıtılmış idi. dünyaya yeni bir bakış kazandıran marx'ı ne derece yansıtabilmişler, bekleyip göreceğiz.
  • filmden şimdi haberim oldu, izlemeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
  • karl marx'ın hayatını anlatan bir film.
  • bugün kadıköy rexx sineması 'nda
    (en sevdiğim sinema şölenlerini yaşadığım yer kanımca) 16.30 seansında izleyeceğim,
    alman filmi...

    die fetten jahre sind vorbei ,
    das experiment,
    good bye lenin gibi zamanında izleyip beğendiğim on numara alman filmlerinin ardından bakalım nasıl bir sıralamaya sokacağım, genç karl marx 'ı (evet türkçesi tam olarak bu) izlediğimde..?

    merakla bekliyorum, çok az kaldı ve ben her karl marx kitabı/külliyatı okuduğumda olduğum gibi
    aşırı ama aşırı heyecanlıyım.

    ekleme :

    çok ama çok güzel bir film olmuş ya...
    öyle böyle değil.. çok, çok beğendim.
    marx'ı oynayan aktör august diehl olsun, mary burns'ü ve engels'i canlandıran kadın ve erkek oyuncular olsun; enfes, enfes olmuş.
    görüntüler, o dönemin havası/atmosferi çok güzel, çok naif verilmiş seyirciye..
    bakunin'le diyaloglar çok olmasa da, komünist manifesto 'nun yazımı, felsefenin sefaleti'nin çıkışı, o anlatım, nasıl da insanı bağlıyor kendisine..

    ve elbette; "dünyanın tüm işçileri birleşin!".

    bu filmde emegi gecenlerin eline sağlık tek cümle ile..
  • karl marx ın gençliğini anlatan film engels ile tanışmasına ve dostluk kurmalarını konu alıyor.
    izlerken oldukça felsefi diyaloglar insanı yormuyor değil, ancak ilginiz ve biraz bilginiz varsa oldukça keyif alabiliyorsunuz.

    film engels ve marx a neredeyse eşit zaman ayırmış.
    izlemenizi öneririm.

    engels in afiş operasyonu nun bir benzerini türkiye gençlik birliği kuruluş gününde de yapmıştı.
  • özellikle açılış sahnesini oldukça etkileyici bulduğum film. ormanda dal toplayan yoksulların, "hırsız" sayılması ve kolluk güçleri tarafından katledilmesi dönemin halkının boğuştuğu yoksulluk sefaletini ve devlet şiddetini henüz açılışta net şekilde özetlemiş. yoksulluk, sefalet anlatısı burayla da sınırlı değil filmde. marx'ın bir taraftan dünyayı değiştirme isteği, çabası diğer tarafından ailesini geçindirme uğraşı tüm film boyunca devam ediyor. ben bu kısmı beğendim. marx'ı ilahlaştırmadan, gündelik hayatını ve yaşadığı zorlukları anlatmaları daha güzel olmuş. çünkü dünyanın en uzak köşesinde yaşayan bir insanı bile etkileyecek kadar önemli bir dünya düşünürü aynı zamanda ailesini de geçindirmek zorunda. tabi eşinin olağan üstü desteği ve aralarındaki aşk çok önemli ve özel.

    filmde marx'ı, ilk gazetecilik yıllarıyla* göstermeye başlıyorlar. yine marx'ın kendisi kadar önemli bir düşünür olan engels'le tanışma yılları ve ömür boyu sürecek dostlukları filmin geri kalanını oluşturuyor. film ideolojik anlamda derin bir öğretici işleve sahip olmasa da marx'a dair çarpıtmadan da uzak durmuş olmasıyla izlenmeyi kesinlikle hak ediyor. o yüzden başarılı bir giriş filmi sayılabilir.