şükela:  tümü | bugün
  • angela sommer'ın çocuklar için yazdığı harika serisi, bana okumayı sevdirmişti..
    11 adet vardı sanırım fakat ben 10'unu bulabilmiştim, hala ararım 11. kitabı.. bir keresinde hatırlarım bir günde 2 tane bitirmiştim o yaşta, tekrar tekrar okurdum, güzel günlerdi.. çoğu seride olduğu gibi ilk kitabı en güzeliydi, en son okuduğumu ise pek sevmemiştim; en çok rudigır'ı severdim, doroti teyzeden ise korkardım..
    (bkz: en guzel cocuk romani)
  • azerbaycan televiziyasında uşaklar içün tele seriyali: "bala vampir" adıyla dizisi vardır.
  • çocukken okuyanların arasında uluslararası bir bağ kurulan ve bu gizli ve cemaatliğini bilmez cemaatin birbirlerini ufak ayrıntılardan tanımasını sağlayan muhteşem seridir.
    o çocuklardan biri babasına çocukken en ciddi tavrıyla büyüyünce vampir olmak istediğini söylemiş ve kan içici olmayı istemekle suçlanmıştı ve babasına diyememişti ki aslında karşıdaki paniklemezse boynunda kötü ısırık izleri kalmaz ve demokratik bir ortamda en küçük yaşta dahi kendini savunma imkanı olur, hem bir süre zaten sütle beslenmek zorundadır ve uçabilir ve ölmez. aynada kendini göremediği için saçları azıcık dağınık olur ama eğer iyice küflenmeyi başarırsa koku yarışmasında birincilik elde edebilir. ve unutmamalı, babanın fikrini değiştirmesi için az zamanı vardır çünkü ergenlik yakındır ve ergenken vampir olan bir vampir hep sinirli olur. çocuk bu sözleri büyük bir yumru oldukları halde yutarak okula devam etmiş fakat birgün anlamıştır ki aile baskısıyla vampir olamayanlar sandığından fazladır.
    birgün tanıştığı bir ispanyol ona demiştir ki "aslında çocukken vampir olmak isterdim" ve büyümüş çocuk yılların içinde burktuğu tüm anılarla bir küçük vampir hayranı olduğu anlaşılan arkadaşına sarılmış sonra ikisi birden gerçekleşemeyen bir hayalin hüznüyle kesilen güzel çocukluk günlerini anmışlardır.
  • 9-10 yaşlarındayken hepsini defalarca okuyup geceleri ısırılıp vampir olma hayaliyle balkon kapısı açık uyuyup bana kafayı kırdıran kitap. çizip duvarlara astığım iğrenç vampir resimleri ve akıl sağlığımla ilgili ciddi endişelere kapılan ebeveynler. çok eğlenceliymiş* böyle bi çocuğum olsa odunla döverim şimdi. kesin.
  • of of ne çok suser varmış bu aşmış serinin hastası olan..kesinlikle kitap okuma zevki aşılayan enfes bi seriydi,ben iki diil belki 4er kez okumuştum kitapları,sonra almancayı sökünce almancasını da okumaya kasmıştım 19 yaşında..kimse yazmamış bi de adi dorothy teyzenin bi yeğeni vardı romanyadan gelen adı da olga'ydı..çok gıcık bişeydi bu kız ..pembe bi kurdelesi sarı saçları vardı,kendimi anna'nın yerine koyup uyuz olurdum..çünkü antona yazardı.
    ha bi de antonun soyadı fasülçuvalıydı,rüdigerin de titrektaşzade..
    antonun babasının adı da antondu..rüdigeri ilk kez eve çağırdıklarında ööle bi sofra düzmüşlerdi ki..ben bu kadar şeyi nasıl hatırlıyorum şaşırdım..
  • ilk okuduğum kitap olmakla birlikte ilk okuduğum seriydi aynı zamanda. aslında çocuklar için yazılmış bir kitap olmasına rağmen tırstırıcı bi özelliğe de sahipti. bi kitabında hatırlyorumda vampir gecesi vardı, küçük vampir arkadaşını da götürüyodu o geceye, bu saklanıyodu bi yerlerde daha sonra ortamda bulunan vampirler anlıyodu içerde bi insan olduğunu ve olaylar süper biçimde gelişiyodu...
    (bkz: hey gidi eski günler)
  • ilkokuldayken geceleri yatmadan evvel okuduğum, toplamda 11 kitabını bitirdiğim çok güzel bir çocuk kitabı serisi. sonrasında ise, vampirlerden çok etkilendiğimi düşünen ailemin (biraz korkak bir çocuktum galiba) kitapları güneydoğu anadolu'ya yollamasıyla (o zamanlar okulumuz yardım amaçlı, okumadığımız kitapları güneydoğu anadolu'daki okullara yollardı) kahrolmuştum çünkü ben kitaplarını tekrar tekrar okuyan bir çocuktum! umarım güneydoğu'daki çocuklar okuyup sevmişlerdir küçük vampir'i, ben çok severdim çünkü.

    p.s: hala kitaplarımı kimseye vermemekte ısrarcıyım ve charlie'nin çikolata fabrikası'nı da kimselere vermem!
  • bir gün bütün kitaplarını okuyacağım seri.

    okuduğum kısmı kendimi bi süre anna yerine, sevmediğim insanları dorothee teyze yerine koymama, en sevdiğim kitaplardan biri olmasına yetti. küçükken bu kitapları, ne bileyim küçük prensi falan okuyanla okumayan arasında çok fazla fark var. iyi ki şanslı gruptayım.

    anna'nın anton'a olan aşkı ise still a better love story than twilight.
  • ilkokul yillarinda okudugum, gecenin bir yarisi baslanan ilk sayfalari o gune kadar pitircika aliskin bunyeleri korkutabilen, sonrasindaysa alisip cok sevilen kitap serisi. 10-15 kitaplik bir seri oldugunu az once sozlukten ogrenmemse hayal kirikligi oldu. zamaninda sadece 3 kitaptan olusuyordu diye bilirdim ben saf saf.