şükela:  tümü | bugün
  • ana mesajı karınızı kocanızı aldatmayın sonra işin içinden çıkamazsınız olan film.

    fragmanını izledikten sonra acaip bir reindeer games'e benzediği izlenimini uyandırıyor.

    --- spoiler ---
    izledikten sonraysa başta bırakılan bu izlenimin son derece yerinde doğru bir tespit olduğunu gördüm. benzer bir kız ve onun başının belaya girmesi sonucu çıkan problemler... ardından kızın belalısının aslında erkek arkadaşı olması vs. baya bir reindeer games etkileşimleri gösteriyor. ancak daha ilk sahneden ya kesin bu kızda bir bok var bak adamdan hemen bir sürü parası olduğunu da öğrendi demesine rağmen başarılı oyunculuk ve yazılmış zekice senaryo sonucu filmin ortalarına doğru baştaki şüphelerin unutturulması filmin büyük bir başarısı. tabi sonunda ulawn ben bunu baştan tahmin etmiştim ama nasıl da iyi yedirdiler yine de dedirtti bu film bana. ayrieten hapse gidenin clive owen olmaması da güzel bir aldatmacaydı.
    --- spoiler ---

    başlardaki bir iki rahatsız edici sahnesi dışında izlenmesi zevkli güzel bir bulmaca sunan bir film derailed. dediğim gibi reindeer games'i biraz da wild things'i anımsatıyor. yer yer bokunu çıkarmaya yaklaşıyor olunsa da bence dumurlar yerinde bırakılmış. yine de bunun yerine reindeer games'i tercih ederim lakin charlize theron bence jenniffer aniston'dan daha güzel.
  • herseyin basladigi gun, her gun gibi siradan bir gunmus; charles her zaman bindigi trenini kacirmis, bir sonrakine binmek zorunda kalmis ve olaylar gelismis. iyi ki gelismis, iyi ki håfström filmini cekmis... seklinde bir girizgahtan sonra ''two thumbs up'' diye ekliyor, roger ebert'e istemeye istemeye selam ediyoruz.

    * spoiler *

    filmde gerilimin tavan yaptigi sahne kuskusuz laroche'un (vincent cassel) charles'in (clive owen) evine geldigi sahne. adami bir anda ozelinin icinde, karisiyla dizdize bulunca bizimle beraber o da olayin ciddiyetini daha iyi anliyor. bu noktada insani sinirden güldüren bir detay varsa o da deanne'in yabanci hayrani aptal amerikali tribidir herhalde. laroche şirin fransiz aksaniyla konustukca kadinin agzi acik, basi yana egik sekilde onu izlemesini, aralarinda gecen ''au revoir'' diyalogunu baska sekilde aciklayamayiz herhalde. neyse... film oncelikle bir gerilim filmi tabii, ama dramatik ogeler de iceriyor her ''ikisi bir arada''/pazarlama harikasi holivud filmi gibi. trende tesaduf eseri tanisma sahnesiyle olsun, ''dudaklarina dokunmadan seni opebilirim'' diyaloguyla olsun, charles'in otel odasindaki ''o beni sirtimdan vurdu'' temali monologuyla olsun film icinizi titretmekten geri kalmiyor. bunlar gibi bir de charles'in kizinin hasta olmasi durumu var; o da charles'in santaj meselesini polise goturmemesinin ona -manevi olarak- ne kadar pahaliya mal oldugunu, ve lucenda'ya olan ilgisinin boyutunu seyirciye gostermek icin konmus bir detay. detaylarin yerinde ve gercekci kullanildigi bir diger konu da setting. chicago'da geciyor film, ve chicago'nun gangsterlerle, drug dealer'larla, itle kopukla hasir nesir olan gecmisi malumumuz. laroche'un charles'la bulustugu yer sehrin en tekin olmayan yerlerinden. ''polisli fahiseli sahne ne alaka?'' diyen olduysa, ''chicago'lu bir filmde chicago polisi olmadan olmaz...'' diyebiliriz kolaylikla. o sahnede arabada ölü olarak yatan winston'i polisin bulma ihtimali yurek hoplattiriyor, ama sahnenin bir baska fonksiyonu da sehrin, insanlarin ne kadar bozulmus oldugunu bir kez daha gostermesi. deanne'in filmin baslarindaki ''i hate the city'' cumlesi de filmin vermeye calistigi mesajlardan birinin bu oldugunu kanitliyor. daha winston'a dair soylenecekler de var ama burada keselim simdilik.

    * spoiler *

    sozun ozu: 'aman allahim nasil bir filmdir bu!' etkisi yaratmayacak olsa da, izlemesi keyifli bir film olmus.
  • clive owen oynamasa gidilcek gibi bir film degil.
  • ing.raydan çıkmış.
    örnek kullanım
    megadeth - train of consequences
    my thinking is derailed
    i'm tied up to the tracks
    the train of consequences
    there ain't no turning back
  • filmin ortalarina yaklasirken "sikacak galiba bu" diye endiselendiren ve hatta sikmaya baslayan ama sonlara dogru hareket kazanan bir film olmus. evde otururken falan izlenebilir rahatlikla, vakit gecirmis olursunuz. ancak sinemada gideyim derseniz klasik bir alengir filmi izlemis olursunuz, yazik olur.
  • vincent cassel icin izledigim ve sukut-u hayale ugradigim film. esasen bir yere kadar gerilimi tutturmus tum stereotipleri de yerli yerine oturtmus ama bir yerden sonra raydan cikiyor ve gene bir sogukkanlilik gosterisiyle metamorfoza evriliyor karakterler. sinemada izlenmez evde bakilir sooyle bir.
  • --- spoiler ---

    ''laroche,i chose this prison''

    --- spoiler ---
  • sinemada izlenecek baska film yoksa gorulebilecek bir film. bastan sona kadar film izlendigi hissediliyor. gercekcilikte buz devrini bile yakalayamayan bir film.