şükela:  tümü | bugün
  • özellikle sosyal medya üzerinde popülerliği olan aforizmaları kullanma eğiliminde olanların ve bunun sıklığının bağlı olduğu zeka katsayısı. çarpıcı.

    bu konuda yapılan araştırma ise sonucu çift haneli terlik numarasına bağlamış görünüyor. yani...

    ''yeni yapılan bir bilimsel çalışma, entelektüel görünümlü "zırvalıkları" benimsemeye daha açık olanların daha düşük zekâya sahip olduklarını, daha az yansıtıcı düşündüklerini (yansıtıcı düşünme/reflective thinking: düşünme eyleminden farklı olarak, kuşkulanma, tereddüt etme, sorgulama vb.) ayrıca komplo teorilerine, doğaüstü olaylara ve alternatif tıbba inanmaya daha fazla eğilimli olduklarını ortaya koydu.

    kanada, ontario'daki waterloo üniversitesi'nden doktora adayı gordon pennycook ve ekibinin 300'e yakın katılımcıyla gerçekleştirdiği çalışma judgment and decision making (muhakeme ve karar verme) dergisinde, "on the reception and detection of pseudo-profound bullshit" (derinlikli görünen zırvalığın algılanması ve tespiti üzerine) adıyla yayımlandı. makalede "zırvalık" (bullshit) kelimesinin tam olarak 200 defa geçmesi de ayrı bir rekor sayılabilir.

    zırvalığı tanımlamak oldukça çetrefilli bir iş, fakat pennycook ve ekibi makalede bunu en iyi şekilde yapmak için ellerinden geleni yapmış.

    söz gelimi, şu derinlikli görünen ifadeyi ele aldılar: "saklı mânâ, benzersiz soyut güzelliğe dönüşür." makaleye göre bu ifade bir tür derin mânâ taşıyor gibi görünse de, yalnızca söz dizimsel yapısını koruyan bir cümleye rastgele yerleştirilmiş moda sözcüklerden başka bir şey değil. zırvalık, salt safsatadan (nonsense) farklı olarak, yeterli anlam ve hakikat içermiyor.

    pennycook, kelime dizilerinden derinlikli görünen cümleleri rastgele oluşturan bir web sitesi hazırlamış (bir benzeri daha önce deepak chopra için yapılmıştı). hala aktif olan web sitesinde bilgece görünen şu tür aforizmalar karşınıza çıkıyor: "bugün, bilim bize doğanın özünün karmaşıklık olduğunu söylüyor" ya da "yaşam, kuantum ayrılmazlığının çiçeklenen birleştiriciliğinden başka bir şey değildir" gibi.

    araştırmacılar yaklaşık 300 deneğe yukarıdakilere benzer cümlelerin derinliğine göre birle beş arasında bir değer vermeleri istendi.

    cümlelerin ortalaması 2,6 puan olarak değerlendirildi ve bu da cümlelerin "bir miktar derin" ve "epeyce derin" arasında bir yerde olduğunu gösterdi. katılımcıların yüzde 27'sinin ise 3,0 ve üzerinde puan vermiş olması bu anlamsız cümlelerin "derin" ve "çok derin" olarak görüldüğünü gösteriyor.

    "sevgi, merhamet, neşe, itidal gibi ilahi hisler dış koşullara bağlı değildir. onlar ruhumuzun nitelikleridir." deepak chopra

    ikinci deneyde ise katılımcılara, spiritüalite ve alternatif tıp üzerine new age'ci görüşleriyle bilinen ve kuantum fiziğini kendi spiritüel düşünceleri için kullanmaktan çekinmeyen deepak chopra tarafından tweetlenmiş gerçek zırva cümleler gösterildi. şaşırtıcı olmayacak şekilde, bu deneyde de ilkiyle aynı çıkan sonuçlar, katılımcıların zırvalığı tespit etmekte başarısız olduklarını gösterdi.

    son testte ise katılımcıların her şeyi "derinlikli" olarak görüp görmediklerini anlamak için her birine, hem sıradan ifadeler, hem de oldukça iyi bilinen derinlikli ifadeler gösterildi. beklendiği gibi, "ıslak bir insan yağmurdan korkmaz" gibi ilham verici popüler sözler derinlikli olarak görülürken, sıradan ifadelerden daha yüksek puan aldılar.

    bu testlerle birlikte araştırmacılar katılımcıların kendileri ve çevreleri hakkında ne düşünüklerini anlamak için matematik yatkınlığı, sözel zekâ, dinsel inanç, mecaz ile gerçeği birbirinden ayırma becerisi gibi özelliklerine baktılar.

    araştırma çarpıcı bir şekilde, saçma ifadelere daha açık olan ve bu ifadelere daha yüksek puan verenlerin "daha az yansıtıcı düşündüklerini, bilişsel kabiliyetlerinin daha düşük olup varoluşsal karmaşaya ve komplo düşüncesine daha yatkın olduklarını, dinsel, doğaüstü inançlar taşıyıp, tamamlayıcı ve alternatif tıbbı daha fazla desteklediklerini" ortaya koydu.

    internetin yaygınlaşmasıyla derinlikli görünen zırvalığa her zamankinden daha fazla maruz kalsak da, yapılan bu araştırma, bilgece görünen saftsataları tespit etme konusunda daha uyanık olmamızı sağlayabiliriz ve bizi mantıksız düşünmenin tuzağına düşmekten alıkoyabilir.

    bir zamanlar sözdebilimsel safsatayı ayırt etmeyi nasıl başaracağımızı saçmalık saptama seti'nde anlatan carl sagan (bu videoda michael shermer tarafından tekrar anlatıldı), bu araştırmayı büyük ihtimalle çok severdi.''*

    kaynak: http://www.independent.co.uk/…d-bulls-a6757731.html

    kaynak: http://www.iflscience.com/…inked-lower-intelligence
  • facebook'ta paylaşılan aforizmalar göz önüne alındığında türkiye'de gerçekleştirilecek benzer bir deneydeki cümlelerin ortalama puanının 4'ü zorlayabilecek olduğunu düşündüğüm algılayamadı testi iq'su. bilinmeyenin çekiciliği ile kelimelerin fonetik olarak ahenkli ve otantik bir kompleksite yanılsaması öyle ya da böyle hepimizi etkiliyor. tek çare mini bir close reading yapmak (bkz: close reading)
  • başlığı lak diye anladığıma göre bende yüksek olduğunu düşündüğüm ıq
  • bi ara sosyal medyada aforizma paylaşma modasi vardi. aforizma yazilir sonuna da ünlü bi şahsin ismi yazilirdi;

    "aptal insanlar sizi anlayamaz, zeki insanlari ancak zekiler anlayabilir" albert einstein

    yukarida yazdigim örnek gibi. insanlar bazi ifadeler icin ünlü isimleri dayanak almaya egilimli.

    bi ara bu durumla alay etmek icin kendi uydurdugum aforizmalarin sonuna "alexander william barnes" yaziyordum. kendisi amerikadayken komşumdu. yani adamin isim ve soyismini çaldim affetsin. onemli bi dusunurun ismi gibi duruyordu sanki ve insanlar bu postlarimi zevkle beğeniyordu. ayni aforizmayi kendi cumlemmiş gibi yazdigimda beğeni sayisi dramatik şekilde dusuyor.

    neden cunku bu lafi bi "düşünür" bi "yazar" ya da bir "bilimadamı" söylüyorsa kesin haklidir.

    bu durum bunu anlatiyor bi bakima. onemli seyler soyluyormus gibi durmak bi iletisim becerisi ki gunluk hayatlarimizda aslinda cok sık basvurdugumuz bir yontem bu; bir sey soyluyormus gibi yapip hicbir sey soylememek.

    insanlarin agirlikli kismi ne dedigini asla anlamiyor. ancak anlamadigini farkedecek bi iq su, farketse dahi bunu açık edip soracak cesareti ve ozguveni de yok.