şükela:  tümü | bugün
  • harika bir özet kelimesi son zamanlarda dilimize dolanan.. lafı dolandırmaya, soru sormaya uğraşmak yerine "derken?" diyerek her şeyi bir çırpıda özetliyorsunuz, sıyrılıyorsunuz sorumluluklardan.

    - kızım senin aklınla zorun mu var?? o oraya konur mu? bu böyle yapılır mı? vıdı vıdı cır cır cır zır zır zır!!! hasta ettin beni yaa..
    - hasta derken?

    meğerse kullanılan bir lafmış. dün gece avrupa yakasında gülse bilsel 2 yere serpiştirmiş bu kelimeyi senaryoda.

    "arkadaş derken?"
  • insanı "'derken' derken" dedirtecek kadar çok kullanılmaya başlanan, ne yalan söyliim özelliğini kaybeden deyiş
  • "o sırada" anlamina gelen bir zarfken, nereden geldiği anlaşılamayan bir biçimde "yani?" sorusunu ikame etmeye soyundurulan sözcük. hazırlıksız yakalanmışlıktan kaçış manevralarının alımlısı aranıyordu zahir, derken "derken" aldı başını gitti.

    dişçiye gidersin.
    - azı dişimde bir sızı..
    - sızı derken?

    ormanda yürürsün
    - meşeleri de katlettiler
    - katlettiler derken?

    işyerimdeyim. teknisyen gence:

    - toleransları bir denetle.
    - tolerans derken.

    veli toplantısında öğretmene:

    - ölçme araçlarınızı gözden geçirseniz.
    - ölçme araçları derken?

    genç berbere

    - alnımı az açalım.
    - açalım derken?

    antrenmanda futbolcuya

    - nefes kapasiteni beğenmedim.
    - kapasiten derken?

    bardasın:

    - margarita lütfen.
    - margarita derken?

    yok elinin körü. bildiğini sanıp işe koyulan, "derken?"leriyle yapacağını sana anlattırır. ankaralı taksicinin hamamönü'nü tariflerle çıkarması ne denli abuk ise, ödevini yapmayıp öğrettirmeye bile değil, seri "derken?" salvolarıyla doğrudan sana yaptırmaya kalkan okul veletliği değil midir bu?
  • komik bi kelime. sizin gibi komik oldugunu düşünenler varsa etrafınızda her kullanıldıgında kopmanıza sebep olabilir. bir de bunun komikligini anlamayan arkadaslar vardır, manasız manasız bakarlar suratınıza siz gulerken.. zaman kazanmak için kullanıldığını düşünüorum ya da bazen soruyu oldugu gibi tekrar eden embesiller vardır, onlara ne denilmeli bilemiorum.

    -baska bir isteginiz var mıydı?
    -baska bir isteginiz var mıydı derken?

    oeh
  • muhteşem bir konsept, yeni bir trend, gündelik hayatta duyulduğunda koşarak kaçma arzusunu kamçılayan tek atışlık güdümlü kelime!

    buyrunuz;

    ------- 1 -------

    - multinet var mıydı?
    - multinet derken? *
    - multinet işte, derken ne demek *

    ------- 2 -------

    - iyi günler krem şantinin teklisi var mı? bunlar çiftli de.
    - teklisi derken?
    - tek paket, bildiğin 1 paket yani, derken ne demek?
    - bu var işte, anlamadım
    - tamam, hayırlı işler *

    ------- 3 -------

    - bu t-shirt indirimde mi? (yanındakilerin hepsinde %20 anneler günü indirimi var, sorulanın etiketinde yok indirim, ama aynı kasada mallar)
    - indirim derken?
    - bildiğin indirim, bak burada anneler gününe özel indirim yazıyor,
    - haa, bir dakka bir etikete bakayım
    - ben baktım zaten, üzerinde yazmadığı için soruyorum,neyse kolay gelsin.

    (bkz: ya ben lan neyse bir sey diyemiyorum)
  • açıklama bekleyen sinir bozucu kelime, gerek yokken bile. sanki ben anlatamıyorum derdimi. dizilerden dolayı bu kadar kullanılır oldu herhalde. anlamasını beklemek için söylediğimin aynısını tekrar ederim genelde. ezilip büzülmeye gerek yok. ya da alternatif cevaplar şöyle olabilir:

    - .... derken?
    - bayılıverirmiiişiiim

    - .... derken?
    - derken?

    - .... derken?
    - evet, derken. (kararlı bir ses tonuyla)

    - .... derken?
    - ağzına sıçaarmışımmm

    - .... derken?
    - "derken" derken anlamadım anlamında mı? tekrar edeyim mi? anlayacağın şekilde mi anlatiyim?
  • aklımda sertab erener'in derinden nefesle söylediği hali beliriverir bunun

    (bkz: aslolan aşktır)
    gidiyorum bu defa bitti
    derken...
    bir adım geriye uzlaştık
  • son zamanlarda bu kadar sinir bozucu bir kelime duyduğumu hatırlamıyorum. bu lafı yeni keşfeden insanların her kurduğu / kurmaya çalıştığı cümle içerisinde sürekli kullanmaya çalışmaları ise ayrı bir saçmalık. bokun içinde boncuk bulmak diye buna denir.
    şöyle ki;
    x kargo elamanıyla iş yerinin önünde karşılaşılır, amaç beklenen kargoyu sormak;
    menfi: iyi günler, ismim falan filan, hepsiburada'dan kargo bekliyordum, geldi mi acaba?
    kargocu çocuk: kargo derken?
    menfi: höö ( ulan kargon derken bildiğin kargo işte, kutu işte. manyak. ne demek kargo derken )

    x müşteriye 19 mayıs için geçtiği siparişin onaylanamayacağı resmi tatil olduğu maili atılır; mail üzerine aynı müşteriden telefon gelir;

    müşteri: selam bla bla bla..
    menfi - bla bla .. hmm bi de 19 mayıs ile ilgili mail attım aldınız mı?
    müşteri: 19 mayıs derken?
    menfi: ( iç ses burada isyanda: çüş ). 19 mayıs derken 19 mayıs gençlik ve spor bayramı olan ve dolayısıyla resmi tatil olduğu için çalışmayacağımız 19 mayıs.
    kısa bir sessizlik
    müşteri: hmm..

    hmm tabi inek. " 19 mayıs derken" miş. hayır ne oluyor " derken " diyince onu bir anlasam..

    menfi: cari hesabınızı gönderir misiniz? sisteme bilgileri tanımlayalım.
    müşteri: cari derken?
    menfi: ( oha efekti içimde gene son ses tabi. "cari derken"miş, fesuphanallah. hem muhasebe departamanında çalışıp hem de cari'nin ne olduğunu soruyorsan sen öl zaten yaşama.. ) cari hesap derken, ( özellikle bu kısım vurgulu ) adres, tel. , vergi dairesi, vergi numarası vs. gibi bilgiler lazım hanımefendi.
    müşteri: hmmm.

    hmmmlar götürsün seni..

    herşeyi çok çabuk unutan / balık hafızalı bu milletimizin bu kelimeyi çabucak unutmasını sağla yarabbim allahım. amin.