1. birseyleri toparlayip, duzenleyip birseye hazir hale getirmek.
  2. cümle içinde kullanınca küfürmüş hissi yaratıyor.

    "seni dermem imkansız, rüyalarım olmasa."
  3. toplamak, bir araya getirmek anlamına gelen eylem.

    kökeni türkçedir.

    dergi, derlemek, derleme sözcüklerinin ve derli toplu söz öbeğindeki derlinin köküdür.

    burada ilginç bir şey var ki, -le(mek) ve -li ekleri eylemlere değil adlara gelir, ama der diye bir ad yoktur, der(mek) bir eylemdir.

    örneğin: görmek > görlemek yoktur, göz > gözlemek vardır. aynı şekilde görmek > gör yoktur, görü > görü vardır.

    derlemek ise, derleyip toplamak söz öbeğinde ortaya çıkmış bir sözcüktür. aslında derip toplamak anlamında kullanılan söz öbeğinde derip yerine olasılıkla toplamak sözcüğüne uyaklı yapılıp kulağa daha hoş gelmesi için derleyip getirilmiş ve bu haline çevrilmiştir. daha sonra da tek başına derlemek biçiminde, dermekle aynı anlamda kullanılmaya başlanmıştır.

    derli toplu örneğinde de, derleyip toplamaktan elde edilmiş bir sıfat olduğu için, dermek eylemine gelmemesi gereken bir ek getirilmiştir.

    --edit--

    bu konuda @nudu nickli yazarın bana belirtmiş olduğu bir açıklama var: derli sözcüğü muhtemelen derilinin aradaki -i eki düşmüş hali olsa gerek. dermek > deri (isim hali) > derili > derli oldukça mantıklı geliyor. aynı şey belki derleyip toplamak deyiminde de geçerli olabilir.

    bu durum iki sonuca varmamı sağlıyor:

    1. örnek olarak verdiğim görülüdeki biçmin aynısının derili/derli için de geçerli olabileceğini düşünememiş olmam ilginç bir mallık.

    2. tdk ile ilgili düşüncelerim tabii ki değişmiyor. sözlüklerde mutlaka ve mutlaka tüm sözcüklerin kökeni, hangi yılda kullanılmaya başlandığı (ya da ilk örneğinin görüldüğü), ve eklemeli bir dil için en önemlisi; sözcüklerin kök ve eklerine ayrılmış hali ayrıntılı bir biçimde yazılması gerekiyor.

dermek hakkında bilgi verin