şükela:  tümü | bugün
  • akdeniz'deki ticaret yollarının kontrolü için yapılan savaşlardan biridir. derne muharebesi, 27 nisan-13 mayıs 1805 tarihleri arasında derne'de amerikan deniz piyadeleri ve yerel paralı askerler ile osmanlı imparatorluğu'na bağlı trablusgarp eyaleti gerçekleşen bir muharebedir. muharebe, abd zaferi ile sonuçlanmıştır.
  • alıntıdır:

    --- spoiler ---

    18. yüzyıl’ın sonunda kuzey afrika’daki trablus, cezayir ve tunus osmanlı imparatorluğu’na bağlıydı. ancak mağrip denilen bu bölgeyle başkent istanbul arasındaki bağlar, osmanlı’nın zayıflaması nedeniyle gün geçtikçe çözülüyordu. bölge 1 yüzyıl öncesinden itibaren, yeniçeriler tarafından seçilen ve “dayı” denilen askeri komutanlar tarafından yönetilmeye başlanmıştı.

    çünkü osmanlı devleti zayıfladıkça, hem istanbul’un mağrip’e atadığı paşaların konumu sembolik olmaya başlamış hem de bölge gittikçe özerkleşmişti. sonunda, dayılar özerkliklerini iyice genişletmiş ve 18. yüzyıl’ın son çeyreğinde mağrip bölgesi babadan oğla geçen bir tür hıdivlik şekline dönüşmüştü.

    akdeniz’de 100 abd gemisi

    osmanlı devleti’ne bağlı ama ayrı bayrak ve yöneticileri olan bu “devletler”, akdeniz’deki ticaret gemilerini vergilere bağlıyordu. işte abd’nin bölgeyle ve mağrip devletleriyle ilişkisi, akdeniz’de ticaret yapmaya başlamasıyla oluşmuştu. gerçi kuzey amerikan kolonilerine ait gemiler, bağımsızlık savaşından önce de ingiltere bayrağı çekip akdeniz’de ticaret yapıyordu.

    başını abd’nin paris büyükelçisi olan thomas jefferson’ın çektiği bir grup, abd’nin başka devletlerin himayesi olmadan ayakta kalabilmesinin ticarete bağlı olduğunu savunuyordu. ancak ingiltere ticareti bağımsızlık savaşıyla kesilen abd, fransa ve ispanya ile de gümrük sorunları yaşıyordu. jefferson, dünyada kâr getiren her bölgeyle ticareti savunuyordu. bu görüşün hâkim olmasından sonra, abd’nin akdeniz’de ticaret yapan gemilerinin sayısı hızla arttı ve kısa zaman içinde 100’ü buldu.

    ingiltere bile vergi veriyordu

    ancak önemli bir sorun vardı: fas, cezayir, tunus ve trablusgarp antlaşma imzalamadıkları her ülkeyi düşman kabul ediyor ve o ülkenin gemilerine el koyuyordu. avrupa’nın en güçlü donanmasına sahip ülkeleri olan ingiltere, fransa ve ispanya bile güvenliklerini bu özerk yapılara yıllık vergiler ödeyerek sağlıyordu.

    işte bu şartlar altında akdeniz’de ticarete soyunan abd, kısa zamanda kendisine pahalıya patlayan saldırılara maruz kaldı. üstelik abd gemilerine saldırı ingiltere’nin iki kez işine geliyordu: ingiliz şirketleri, abd gemilerini iki katına sigortalıyorlardı.

    peki üst üste ticaret gemilerini mağrip ülkelerine kaptıran abd ne yapacaktı?

    fas ve cezayir ile ilk anlaşmalar

    bağımsızlığını yeni kazanmış, askeri gücü sınırlı, donanması bile olmayan abd’nin bu saldırılar karşısında mağrip ülkeleriyle anlaşmaktan başka çaresi yoktu.

    abd kongresi mayıs 1784’te, benjamin franklin, thomas jefferson ve john adams gibi bağımsızlık savaşı’nın önde gelen isimlerinden oluşmuş üç kişilik bir heyeti mağrip ülkeleriyle anlaşmak üzere görevlendirdi. ancak heyette yer alan paris büyükelçisi jefferson ile londra büyükelçisi adams arasında görüş ayrılığı vardı. jefferson, anlaşmak ve vergi ödemek yerine, güçlü bir donanma oluşturup mağrip ülkelerine savaş açılmasını savunuyordu. adams ise tüm avrupa’nın benzer anlaşmalar imzaladığını belirtiyor ve abd’nin sonu belli olmayan bir maceraya girmemesini savunuyordu. sonuçta kongre adams’ın görüşlerini benimsedi.

    ilk anlaşma arapça

    abd, yola mağrip ülkelerinin en ılımlısı sayılan fas ile başlamak istedi. üstelik fas, diğer mağrip ülkelerinden farklı olarak osmanlı devleti’ne bağlı değildi. abd heyeti, mart 1785’te fransa’dan arabuluculuk yapmasını istedi, ama reddedildi. abd, bir yıl sonra fas’taki ispanya konsolosu’nun yardımıyla 23 haziran 1786’da marakeş’te iki ayrı anlaşma imzalanmasını sağladı. abd’nin mağrip ülkeleriyle bu ilk antlaşması arapçaydı.

    cezayir, temmuz 1785’te iki abd ticaret gemisini ele geçirdi ve 21 denizciyi esir aldı. jefferson ve adams esir amerikalılar için cezayir dayısı mehmed paşa ile john lamb üzerinden temas kurdu. ancak dayı’nın fidye talebi abd’nin karşılayabileceğinin ötesindeydi. abd tam beş yıl boyunca esirlerini kurtarabilmek için cezayir ile anlaşma yolları aradı ama bulamadı.

    abd kongresi, artan kamuoyu baskısı sonucu, 1790 yılında başkan washington’a gerekli girişimlerin yapılması için tam yetki verdi. bu arada, 1791 yılında ölen cezayir dayısı mehmed paşa’nın yerine yeğeni hasan paşa geçmiş, ancak o da abd’den istenilen fidyede indirim yapmamıştı!

    1793 yılında cezayir gemileri cebelitarık boğazı’nı geçti, atlas okyanusu’nda tam10 abd gemisini ele geçirdi ve 105 abd vatandaşıyla birlikte cezayir limanı’na çekti. bu gelişme abd’de büyük etki yarattı. kongre, 27 mart 1794’te başkan washington’a altı gemiden oluşan bir donanma kurulması için yetki verdi. savaş gemileri kısa sürede inşa edilip akdeniz’e yollandı.

    hasan paşa ikna oldu

    bu arada akdeniz’de dengeler de önemli oranda değişiyordu. ingiltere, savaş halinde olduğu fransa ile abd arasındaki ticarete karşıydı. fransa ise bu ticareti sürdürebilmek için cezayir ile abd arasında anlaşma imzalanmasını istiyordu. fransa’nın arabuluculuğu sonucunda cezayir dayısı hasan paşa abd ile 5 eylül 1795’te antlaşma imzaladı. abd’nin ikinci mağrip ülkesiyle yaptığı bu anlaşma türkçeydi!

    abd’nin cezayir ile imzaladığı antlaşmaya göre hasan paşa’ya esirler için 2 milyon 274 bin meksika doları fidye ödeyecek ve her yıl 12 bin cezayir altını tutarında vergi verecekti.

    5 savaş gemisi hediye

    ancak antlaşma konusunda çok istekli olmayan cezayir dayısı hasan paşa, ödemelerdeki gecikmeyi gerekçe göstererek 7 nisan 1796’da abd’yi tehdit etti: ödeme ya 1 ay içinde yapılacaktı ya da antlaşma iptal edilecekti.

    zaman kazanmak isteyen abd elçisi, sürenin 6 aya çıkarılması karşılığında hasan paşa’ya bir savaş gemisi hediye etmeyi teklif etti. hasan paşa 5 savaş gemisi istedi! abd hasan paşa’nın şartlarını kabul etti.

    yılda 30 bin dolar vergi

    bu arada benjamin franklin, paris büyükelçisi thomas jefferson ve londra büyükelçisi john adams’dan oluşan abd heyeti, fas ve cezayir’den sonra trablusgarp (libya) ile de antlaşma yapmak istedi. ancak trablusgarp dayısı yusuf paşa’nın istediği yıllık vergi tam 30 bin dolardı! adams verginin ödenmesinden yanaydı. jefferson ise karşı çıkıyordu.

    abd’nin 5 savaş gemisi hediye ettiği cezayir dayısı hasan paşa’nın araya girmesiyle şartlar kolaylaştırıldı ve 4 kasım 1796’da trablus limanı’nda antlaşma imzalandı. abd antlaşmanın karşılığında trablusgarp ve cezayir dayılarına 40 bin ispanyol doları ödemeyi kabul etti. ayrıca antlaşma içinde elmas ve safir gibi hediyeler de vardı. dahası trablus’a tayin edilecek ilk abd konsolosu da trablusgarp dayısı yusuf paşa’ya 12 bin ispanyol doları ödeyecek ve çeşitli hediyeler verecekti. antlaşma arapça’ydı!

    babıali’den yardım isteği

    abd, son mağrip ülkesi tunus’la da antlaşma imzalamak istiyordu. ancak tunus dayısı hamuda paşa 107 bin dolar istiyordu! abd önce cezayir dayısı hasan paşa’dan ricacı oldu. ancak hasan paşa’nın girişimleri hamuda paşa’yı ikna etmedi. abd istanbul’a mektup göndererek, babıali’nin anlaşma için hamuda paşa’yı zorlamasını istedi. tunus dayısı, babıali’nin isteğini kabul etmeyince cezayir tunus’a savaş ilan etti! hamuda paşa bu durum karşısında antlaşma yapmayı kabul etmek zorunda kaldı.

    abd ile tunus arasındaki 23 maddelik antlaşma 28 ağustos 1797’de imzalandı ve türkçe’ydi!

    böylece abd, akdeniz’de güvenlik içinde ticaret yapabilmenin şartlarını oluşturmuştu. ama bu uzun sürmeyecekti. abd ile en zayıf antlaşmayı imzalayan trablusgarp, fesih için fırsat kolluyordu. çünkü trablusgarp abd’den yıllık vergi almayan tek ülkeydi. trablusgarp dayısı yusuf paşa esir karşılığında yüklü para almış, ancak antlaşmada yıllık vergi hükmüne yer verilmemişti. yusuf paşa aldatıldığını savunuyordu.

    ekonomisi de kötüye giden trablusgarp mevcut düzenlemeyi geçersiz saydı ve abd’den yıllık vergi istedi. yusuf paşa, isteği karşılanmayınca, 14 mayıs 1801’de, geleneklere göre abd konsolosluğu’nun bayrak direğini yerinden söktürdü ve böylece abd’ye savaş ilan etti.

    akdeniz’e savaş filosu

    geçen zaman içinde yeni savaş gemileri de inşa eden abd, savaş ilanı karşısında akdeniz’e bir filo yolladı. tuğamiral richard dale komutasındaki filo, 1 temmuz 1801’de, cebelitarık girişindeki iki trablusgarp gemisi engelini kolay aştı ve 24 temmuz günü trablus açıklarına demirledi. abd, danimarka konsolosu’nun aracılığıyla yusuf paşa ile anlaşma yolu aradı ama bulamadı. bunun üzerine trablus limanı’nı ablukaya aldı.

    murat reis’in komutasındaki trablusgarp donanması kayıplar verince, bu kez yusuf paşa anlaşmaya istekli davrandı ama tuğamiral dale’nin müzakere yürütmek ve antlaşma imzalamak yetkisi yoktu. bu yetkiye sahip birinin gelmesi beklenecekti.

    öte yandan abd’nin tunus konsolosu eaton, tuğamiral dale’e yusuf paşa’yı tahttan indirecek bir plan sundu. plana göre eaton, trablusgarp tahtının gerçek sahibi saydığı ve tunus’ta sürgün olan yusuf paşa’nın ağabeyi hamid paşa’ya bağlı birliklerle karadan trablus’a yürüyecek ve denizden yapılacak bombardımanın da yardımıyla yusuf paşa devrilecekti. tuğamiral dale planı kabul etmedi.

    jefferson’un kararı

    dale, antlaşma imzalama yetkisi kazanabilmek için, abluka sürerken 1802 mart’ında abd’ye gitti. bu arada mağrip ülkeleriyle 16 yıl önce antlaşma yapma yetkisi verilen thomas jefferson artık abd başkanı’ydı. jefferson, yusuf paşa ile anlaşmak yerine ezici bir galibiyetten sonra müzakere masasına oturmak istiyordu. yıllar önce bu ülkelere vergi vermek yerine güçlü donanma kurup savaşmak gerektiğini düşünen jefferson, aradığı koşulları artık sağlamıştı.

    kaldı ki jefferson, dale‘in antlaşma yetkisi istemek için abd’ye geldiği sırada, çoktan yola yeni bir filo daha çıkarmıştı. trablus’u ablukaya alan gemilere katılan tuğamiral richard v. morris komutasındaki bu beş gemiye, 1803’te de tuğamiral edward preble komutasındaki yeni bir beş gemilik filo eklendi. ve böylece abd trablus ablukasını iyice ağırlaştırdı.

    koz hamid paşa

    ancak trablusgarp 1803 yılının ekim ayında, abd’nin philadephia isimli bir savaş gemisini ele geçirdi ve 307 amerikalı denizciyi esir aldı. abd, beklenmedik bu kayıp karşısında, daha önce eaton’un gündeme getirdiği plana sarıldı.

    öte yandan plandan haberdar olan yusuf paşa, abd’nin kozunu elinden almak için ağabeyi hamid paşa’ya derne valiliği’ni önermişti. eaton, hamid paşa’yı malta’ya götürüp amerikalı komutan murray ile görüştürmüştü. bu görüşmenin neticesinde hamid paşa derne valiliği’ni kabul etmişti. 1802 ağustos’unda göreve başlayan hamid paşa, yusuf paşa’ya karşı ayaklanan araplara destek vermiş ama isyan başarısız olunca mısır’a kaçmıştı.

    eaton, planının yeniden gündeme gelmesi üzerine 1804 kasım’ında iskenderiye’ye gitti ve hamid paşa’yı ikna etti. iskenderiye’deki ingiliz briggs brothers şirketi, hamid paşa’ya güçlü bir ordu kurulması için kredi sağladı. eaton, 23 şubat 1805’te hamid paşa ile bir sözleşme imzaladı.

    derne’ye saldırı

    8 mart 1805’te eaton ve hamid paşa kurulan orduyla derne’ye doğru harekete geçti. 26 mart’ta derne’ye ulaşan ordu, abd savaş gemilerinin denizden verdiği destekle kenti kısa sürede ele geçirdi.

    yusuf paşa bu gelişme karşısında şartlarını gözden geçirerek abd ile antlaşmayı kabul etti. yusuf paşa ile abd’nin cezayir konsolosu tobias lear arasında imzalanan 4 haziran 1805 tarihli antlaşmaya göre, abd derne’yi boşaltacak ve esirler için 60 bin dolar fidye ödeyecekti.

    abd, imzadan hemen önce derne’yi boşalttı ve hamid paşa’yı da bir amerikan gemisiyle sirakuza’ya götürdü. sirakuza’da abd’nin verdiği maaşla yaşayan hamid paşa, 1809 yılında yusuf paşa tarafından affedildi ve yeniden derne valiliği’ne döndü.

    20 maddeden oluşan antlaşma bu kez ingilizce ve arapça olarak imzalandı!

    jerfferson’un istediği olmadı

    öte yanda amerikan donanması, 1807 yılında akdeniz’den çekildi. abd’nin kendi karasuları dışında yaptığı bu ilk askeri müdahale başarı kazanmış ancak jefferson’ın istediği hedefe tam olarak ulaşılamamıştı. bu hedef için abd fırsat kollamayı sürdürecekti.

    ayrıntılarını çağrı erhan’ın “türk-amerikan ilişkilerinin tarihsel kökleri” isimli kitabında okuyabileceğiniz bu ilk askeri müdahalenin ardından, abd, akdeniz’e yeniden girmek için 1815 yılını ve cezayir’le gerginliği bekleyecekti...

    abd ve libya, 209 yıl sonra yine karşı karşıya geldi. ancak şartlar bu kez haklı olan ve vatan savunması yapan libya’dan yana...

    not: bu yazı, aydınlık gazetesinde 6-10 nisan 2011 tarihlerinde 5 bölüm halinde yayımlanmıştır.

    mehmet ali güller

    odatv.com
    --- spoiler ---

    ayrıca: http://tr.danielpipes.org/…ahillerine-geri-donus-mu