şükela:  tümü | bugün
  • sabahtan akşama kadar ders çalışmak için evden çıkmadığın halde bi türlü kitap kapağı kaldıramamak,her gece yatarken artık ders çalışman gerektiğini,yaşıtların okul bitirme sevinci içindeyken senin hala 1den bikaç ders verdin diye garibanca neşelendiğini hatırlamak ama yine de bi türlü masanın başına oturamamak.
  • hayat felsefem olan "ders çalışmamak" eyleminin kendine acıdığın hallerde aldığı isim.
  • ders cali$mak isteyip muvaffak olamamak.
  • her masa ba$ina oturdugunda yapacak daha iyi bir$eyler cikmasi durumu.
  • calisamamis olmanin verdigi huzursuzlukla beraber daha da imkansiz hale gelen calisma eyleminin bir türlü gerceklestirememe durumu (bkz: kisir döngü)
  • kişi sürekli bitse de gitsek modunda ise, ruh hali dalgalana dalgalana mide bulandırıcı* olduysa, bir de tembellik var ise serde, masanın başına oturmak, hadi oturuldu diyelim, ders ile ilgili herhangi bir konuya yoğunlaşabilmek deveye hendek atlatmakla eşdeğerdir.
    şayet yumurta kapıya gelince bile ders çalışılamıyor ise anlaşılmalıdır ki bu kişiden adam olmaz, olamaz.
  • 12 yıllık eğitim hayatı boyunca üniversiteye girmek için çalışan insanoğlu öcünü bu şekilde almaya çalışır derslerden, hocalardan, fakülteden ama sonuç yine vahimdir. eninde sonunda bi şekilde açılır o kitaplar, notlar bütünlemelerde...
  • bütün gün boyu yaptigim aktivite
  • insanın kendine söz geçirememesi ve bu yüzden bütün gün hurusuz bir rahatlık içinde olmasına sebebiyet veren durum.
  • 'kahvaltım bitsin derhal oturacam kitapların başına,
    dur yav şunu izleyeyim çalışırım,
    iki dakika bilgisayar oynayacam önce,
    biraz hava alayım bari, kafam daha iyi çalışır o zaman,
    akşam yemeği yiyeyim öyle aç aç olmaz ki,
    aaaa süper film bu yaaa.......'

    böyle sürüp giden vize ve final haftası aktivitesi..