şükela:  tümü | bugün
  • şimdilik bir kuzenim oldu. kendisi ilk ve ortaokulu köy okulunda okudu ve silifke anadolu öğretmen lisesini kazandı. lise bittikten sonra bir yıl oturdu köyde hazırlandı. tabi bu aralar çiftliğe de yardım ediyor. neyse sonuclar açıklanınca tam hatırlamıyorum ya dokuz eylül ya ege de psikoloji kazanıyor.
    kardeşi de aynı yolu izledi bakalım diğer kuzenim nereyi kazanacak gelecek yıl editlerim
  • dershanelerin kapatılmasına kadar büyük bir iş, fakat sonraki süreçte çok da matah değil. okula gitmemekten kasıt ne anlamadım, sonuçta üniversite sınavına girmek için lise mezunu olmak gerekiyor, bunun için de okula gitmek. tabi sözde dershane kalktı ama temel lise adı altında okula da gitmeyip bir nevi dershaneden mezun olunuyor.
  • olur neden olmasin. anne babasi veya bir yakini ogretmendir calisma plani icin destek olur ve olur. belki kendi calisir yine olur. bunlar negatif inanclardir.

    bir hedefe yururken boylesi negatif inanclar, pozisyonlar uydurup onlara inanmayin. isteyen herseyi yapar.

    edit: imla
  • liseyi bitirdiğim yıl hiç dershaneye gitmeden istanbul üniversitesi, radyo televizyon sinema bölümünü kazanmıştım. fakat maddi imkanımız olmadığı için gidemedim. ertesi yıl yine hiç dershaneye gitmeden artı bir tekstil şirketini perakende depo bölümünde çalışmama rağmen mersin üniversitesi moda tasarım bölümünü kazandım, bir önceki sene yerleştiğim için puanım biraz düşmesine rağmen. bu kez kayıt oldum ama okulumu bitiremedim. meslek derslerinde yetersiz kaldım. bunun nedeni ise işitme problemim nedeniyle uygulamaya dayalı derslere odaklanamamış olmam. işitme engelim her ne kadar fark edilmeyecek seviyede olsa da zorluk çıkarıyordu okulda. ama yine de bir bahane değil bu, isteyerek yazdığım bir bölüm değildi.

    geçen sene yine sınava girdim ve mersin üniversitesi gazetecilik bölümünü kazandım ama yaşım 24 olduğu için kayıt olmadım. onun yerine ekpss sınavına girdim. o sınavdan da 89 puan aldım, sıralamam 761. şu an atamaları bekliyorum. açıklamalara göre son çeyrekte olacak.

    ha ben bunları niye anlattım: dershaneye falan gitmeden sınavı kazanmak zor bir şey değil, zor olan stabil bir performans ile derslere her zaman hazır olmak. zor olan eğitim sisteminin gelecek kaygısında öğrenciler üzerindeki psikolojik baskısına yenilmemek. belki geçmişte annemiz, babamız, amcamız. teyzemiz çok zor şartlar altında okuyup başarılı olmuş olabilir. hatta bugünde zor şartlar altında çalışıp başarılı olan insanlar olabilir. fakat bu herkesin altından kalkacağı bir durum değil. herkes çok güçlü değildir.

    şunu herkes hatırlamalı; iyi bir eğitim almak, başarılı bir kariyer yapmak, yüksek toplumsal statü vs. sadece ders çalışmakla ve kişinin mücadele etmesi ile olmuyor. herkes aynı şartlarda doğup, yetişmiyor. yine de kişinin hayallerine ulaşamayacak olması anlamına gelmiyor tüm bunlar. insanlar hayallerine ulaşabilir, ki eksik ki fazla.

    hayallerime çok uzak değilim ve umarım herkes hayallerine ulaşabilir. umarım ulaşırız hayallerimize. uğruna bir hayat harcanmış bunca şeye yazık olur yoksa.
  • bu devirde üniversite kazanamayana gerizekalı diyorlar. sokak aralarında bile üniversite var artık. ha sizin bahsettiğiniz bölümler hangisi bilemem.
  • eger ki ampul+feto orgutu ile bir opusmeniz olmussa sinava bile girmeden kazanacaginiz bir sinavdir.
  • 2009da gazi üniversitesine girerek başardığım eylem. ama sorun bakalım işe yaramış mı atanmak için 2,5 yıl dershaneye gidip o arayı kapattım zaten.
  • meslek lisesi mezunu olup, liseden ingilizce hazırlık sınıfı ve türkçe (türkçe'de ilkokuldan beri çok iyiydim zaten) dışında hiçbir şey almayan, dersaneye gitmeyen ve hazırlık dergileriyle günde sadece 2, taş çatlasa 3 saat çalışan biri olarak üniversiteyi (ankara-sbf) sınavda ilk 3000'e girerek kazanmıştım. bunu da ilk ve ortaokuldaki sağlam temelime, dergilerin sağladığı sistemli çalışmaya ve kendi kendine kavrama gücümün (o ne demekse:)) yüksek olmasına bağlıyorum. üniversiteye girdikten sonra(okulun en zor bölümündeydim) bazı hocalarım bunu ''bu sizin yetenekli olduğunuzun göstergesi'' olarak yorumlamışlardı ama işte tek başına bu yetenek pek bir işe yaramıyor, o da ayrı bir entrynin konusu. işin özeti: ne yaptığını, ne yapabileceğini bilen, gerçekten isteyen, bir sistemle çalışan gencin dersaneye, özel derse vs.ye ihtiyacı yoktur, özellikle de şimdi kaynaklara ulaşmak daha kolayken. daha iyi bir yeri kazanmak istiyorsa daha çok soru çözer, o kadar.