şükela:  tümü | bugün
  • dersim'in sözde fethini meşrulaştırma adına yapılmıştır ve katliamın daniskasıdır. öldürülen insanların kafalarını kesip saçlarından tutarak toplu poz veren, köy köy dolaşıp bebek, çocuk, kadın demeden kurşuna dizen insanların yaptığı...

    öte yandan hala isyan deniyor ya, ben buna ne kadar çok gülüyorum biliyor musunuz? ulan adama sorarlar bir defa: devlet ya da devletden önce uyruğu altında bulunulan osmanlı daha önce bu şehri fethetmiş miydi? hayır, osmanlı, dersim'e giremediği için belirli anlaşmalarla burayı özerk bir yapıda bırakmış. hal böyleyken, dersim, ne insanlarını askere göndermiş ne de vergi vermiş. bunda yanlış ne var? daha doğrusu yaklaşık 90.000 kişinin öldürülmesi için geçerli bir sebep mi bu?

    isyan diyenler ya kemikleşmiş bir milliyetçiliğin doğurduğu geçmişi kabul etmeme psikolojisi içerisindeler ya da bu konuda bilgi sahibi olmadan fikir yürütüyorlar. onlarca yazılı belge çıktı günışığına, keza yüzlerce hatta binlerce sözlü...

    unutmamak ve unutturmamak gerek ne diyim...
  • " atatürk'ün türkiye büyük millet meclisinin v. dönem
    4. yasama yılını açış konuşmaları

    1 kasım 1938
    millet meclisi tutanak dergisi d. v, c. 27, sa. 3

    not : bu konuşma atatürk'ün rahatsızlığı dolayısıyla başbakan celal bayar tarafından okunmuştur.
    anayasamızın 36 ncı maddesi hükümlerine uyarak cumhurbaşkaınmız atatürk'ten aldığım emir üzerine bu yıla ait nutuklarını okuyorum.(alkışlar)
    sayın milletvekilleri,
    hepinizi sevgi ve saygı ile selamlarım...
    geçen yıl aziz kamutay arkadaşlarıma ulus ve ülke için ne gibi verimli işler başarmak istediğimizi açıklamıştım. bu gün de bunlardan hangilerinin bu yıl içinde yapıldığını bildirmek isterim.
    sayın arkadaşlarım,
    her şeyden önce size kıvançla arz edeyim ki ulus ve ülke geçen yılı tam bir huzur ve sükün içinde yükselme ve kalkınma çalışmaları ile geçirmiştir.
    uzun yıllardan beri süregelen ve zaman zaman gergin bir şekil alan tunceli'ndeki toplu haydutluk olayları belli bir program içindeki çalışmalar sonucu kısa bir sürede ortadan kaldırılmış, bölgede bu gibi olaylar bir daha tekrarlanmamak üzere tarihe aktarılmıştır.(bravo sesleri)
    ..." http://tr.wikisource.org/…ış_konuşması_1_kasım_1938
  • "bizi bir kamyona doldurdular.
    tüfekli iki erin nezaretinde.
    sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular.
    günlerce yolculuktan sonra bir köye attılar.
    tarih öncesi köpekler havlıyordu.
    aklımdan hiç çıkmaz o yolculuk,
    o havlamalar, polisler.
    duyarlığım biraz da o çocukluk izlenimleriyle besleniyor belki.
    annem sürgünde öldü, babam sürgünde öldü"

    cemal süreya
  • sonrasinda cikan insanlik draminin bir bolumu icin :
    http://www.sabah.com.tr/…7/dersimli_kizlarin_oykusu
  • savunmasız insanlar katledilmiştir. illa katliam parantezine almak için "62 milyon insan öldü" denmesine gerek yok. çocuklar ya... hangi suçun cezası bir çocuğun katledilmesini gerektirir ki?

    kaldı ki ortada suçta yok...
  • bazı entry'leri (bkz: #17240062) dikkate alıp da istatistiksel verileri buraya taşıyan sözlükçüleri görünce kahkaha attım. oysa, böyle bir katliamın adı bile geçince, insanın tüyleri diken diken oluyor; kahkaha atmak da niye?

    bahsi geçen bu olay, bir katliamdır. kalın bir çizgiyle çiziyorum altını: "katliam"

    katledilenlerin çoğu; savunmasızdır.
    katledilenlerin çoğu; çocuk, kadın ve yaşlılardır.
    katledilenlerin çoğu; öyle böyle değil, hunharca katledilmiştir. laç deresi'nde katledilenler vardır, birkaç yüz metre yükseklikten boşluğa bırakılan.

    "dersim'e sefer olur zafer olmaz" sözünü unutmamalı. sanılıyor mu ki; 1938'de zafer elde edilmiş? ayrıca, nerede toplu katliam yapılarak zafer elde edilmiş ki dersim'de de edilsin?

    farklı bir memlekettir dersim; onbinlerce evladını toprağa vermiştir, doğmamış bebekleri anne karnında öldürülmüştür de; yine de vaz geçmemiştir isyankarlığından.

    zulmün olduğu yerde, direnmek haktır.
  • onyüzbin trilyor adam da öldürülmüş olsa faşiste yetmeyeceğini görüyoruz hakkında yazılanları görünce..

    hala vicdanını kaybetmemiş, sağlıklı düşünebilen, objektif olmasa bile hakkaniyetle tarihe bakabilen ulusalcıları, kemalistleri, sağcıları şu yorumları okumaya çağırıyorum. bi katliamı "orospu çocukluğu genini yok etme operasyonu" diye adlandıran, yapılanları eksik bulup daha fazlası yapılmalıydı diyen insanlarla aynı safta ne işiniz var.. biraz olsun hakkaniyet göstermek sizi terör sempatizanı yapmaz korkmayın. aranızda hala vicdan sahibi olanlar var biliyorum, bakın şu yaratıkların dediklerine.. bi bakın n'olur.
    .
    .
    .
    hiç sevmediğim "ufak entry'ye upuzun edit"lerden:

    araliaceae- (#17240364)

    aynı saf? kategorizasyona hiç gerek yok bu hususta. nasıl ki sol hareket kendi içinde yöntemsel veya teorik fraksiyonlara bölünmüşse, türk milliyetçiliği de mukaddesatçıdan, ırkçıya, seküler liberale kadar bir ton gruplaşma içinde. bakın daha kürt milliyetçiliğini hesaba bile katmadım üstelik bu denklemde.

    buna mukabil, ırkçılarla ulusalcıların, milliyetçilerin vs. aynı safta olduğunu ima etmeniz hiç hoş değil. tıpkı sokakta gösteri yapan herkese "kodumun pkk'lisi" demek gibi bir şey bu zira.

    araliaceae- sorunun tanımı konusunda anlaşamıyoruz demek ki.
    benim sözlükte veya gerçek dünyada karşı karşıya olduğum (kendimi herhangi bir terimle adlandırmasam da büyük oranda da görüşlerini paylaştığım kemalist/milliyetçi) kişiler kürt sorunu konusunda anayasal eşit vatandaşlık (nedir uzun uzzadıya anlatmaya gerek yok sanırım, üniter devlet altında dil/kültür özgürlüğü vs., belki fransa benzeri bir desantralizasyon) mefhumunda mutabıkız. dilerseniz sözlükte yazan bazı kişilerden (yazar ismi vermeyeyim) de bunu dogrulayabilirsiniz.

    ırkçı/turancı akım ise görüldüğü haliye kürt varlığını toptan bir reddediş içinde. yani, tamamen bir ayrışma, hatta gerekirse toprak vererek ayrı yaşamayı savunuyor (sözlükte bunu zımnen dahi olsa savunan her iki taraftan - kürt/türk - insanlar da var)

    bu iki grup arasında sınırı çizip, insanları ait olmadıkları bir düşünce/ideoloji içinde sınıflandırırsak, ilk paragraftaki parantezde sıraladığım verilen/verilmesi gereken haklar-teminatlar nispetindeki tartışma zeminini baştan yitiririz gibi geliyor. bilmem siz ne dersiniz bu konuda.
    .
    .
    .
    arada benim attığım mesajlarda baktım pek dişe dokunur bi şey dememişim. sadece araliacease'in mesajlarını ekledim. bi nevi benim entry'me cevap niteliğinde dursun diye..