şükela:  tümü | bugün
  • uzuntu, sorun..
  • sikinti veren, bunaltan sey.
  • (bkz: tasa)
  • çocuk yorumu;

    "mesela deden öldü çok iyidi bide karneden orta yada sınıfta kaldın ona dert denir."
    neşe (10)

    "okula gidersek çalışırız akşam olunca öğretmenimiz bize ödev verir biz ona ders diyoruz."
    halime (10)

    "mesela birisi birşey düşünürse. annesi kızına derki kızm senin derdin ney der. dert buna denir."
    kader (9)
  • bati metafiziginin bir turlu akil erdirip de gelistiremedigi, ortadogu folklorunde cok onemli bir yeri olan, yukaridakilere ek olarak "mesele" anlami da tasiyan cok saglam bir mefhum. fikir isleriyle ugrasanlarin ozellikle bundan bir kac tanesine sahip olmalari gerekir. derdmend, hemdert gibi guzel sozcukler turetilmistir bundan ki aydin kisi dert sahibi ve dert ortagi olabilmelidir.

    bati metafizigini dert edinmis heidegger kisi, bizdekine yakin bir anlamda, sacheyi kullanmis, "die frage nach dem ding"de ("sey sorunu") seylerin neden derdimiz oldugunu incelemisti.
  • her insanın hayatında sürekli var olan şey. geçmez, bitmez...
  • division of extramural research and training in kısaltması.
  • cogu kisiye gore, yasandigi anda hic kimsede kendisindeki kadar buyuk olmayan.
  • agirligini yalniz cekenin tasidigi.
  • "hafif dertler konuşur, büyük dertlerin sesi çıkmaz" demiş büyüklerimiz.