şükela:  tümü | bugün
  • insanı rahatlatan, kaygılarını bir bir dile getirmesine olanak veren i$te$ bir fiil. samimi olunan arkada$larla yapılır, dert ortagı olursunuz. bazen anne ve baba da önemli rol oynar.
  • çok samimi olmayan birisiyle bir şekilde dertleştiğiniz anda artık o insanla da samimi olmuş olursunuz...
  • nasıl bişi olduğunu bile hatırlayamadığım tarihe karışmış bir hadise. eskiden karım vardı iyi kötü herşeye rağmen yapardık bunu ama şimdi yakın dostum dediğim adamlar bile o kadar sapalarki bana değil dertleşmek düzgün merhabalaşamıyoruz bile diyerek inancımı yitirdiğimi belirtebileceğim eylem.
  • esperantoya kunsuferi (birlikte dertlenmek, aynı anda dert sahibi olmak, birlikte acı çekmek) olarak çevrilebilecek eylem. yine de "dert ortağım benim, biricik sevgilim, söyle senden başka kimim var benim?" denemez başka bir dilde diyerek sözlerimi noktalıyorum.
  • bir nevi karşındakine elindekileri söylemektir. benim elimde bunlar var dersin, açarsın kağıtları. o masaya kimle oturduğun çok önemlidir. kimi; dertlerinin büyütecini kırar atar, senin kendine oyununu bozar ve seni kurtarır. kimi dertler vardır; konuşamazsın, konuşsan da anlatamazsın. biri gelir; sen konuşmadan, dinler, anlar, öper. o kişi genelde annedir. bazen sarhoş olursun, şarapla dertleşirsin. çok güzel sırlar alır, çoğu insan ona sarılmış ağlarken bulur kendini. en güzel dertleşme dalgalarla yapılır. deniz senin sırrını saklar ama sırrını senden alan dalga kaybolup gitmiştir. her dalga senin kıyındaki kırık dökük kelimeleri de alır ve kayıplara karışır. dertleşmek ruhun artık fırtınalara dayanamayıp, çoğu yerde taşmasıdır. bunu en iyi deniz anlar..
  • iyi niyet yetmez bunun için, samimiyet gerekir. bazılarıyla dertleşmek diye konuşur, bittiğinde yanılsamanızla baş başa kalırsınız. karşınızdaki içinizi hissetmeye açmamıştır o zaman kendini, iç dengesini ve aranızdaki mesafeyi özenle koruyarak, lakin bütün iyi niyetiyle sizi içine düştüğünüz olumsuz düşüncelerden arındırmak için, kendi iç dengenizi kendiniz bulasınız ve bu güzel steril ilişki inşallah bir ömür sürsün diye incelikli yumuşak karşı argümanlar donatmıştır yalnızca.
  • konusmaktan cok farklı bır seydır.

    saatlerce muhabbet etmekten bıkmayacağın insanla dertleşirken muhabbet boşver kafana takmadan ileriye gitmezken,normalde selam bile vermek istemediğin insana hiç sıkılmadan ve çekinmeden saatlerce bütün hayatını anlatabilirsin.
  • bazen dertleşilen kişinin derdinin seninkinden daha fazla olduğunu görünce kendi derdinin çokta önemli olmadığı gibi bir hisse kapılmasına neden olan en büyük insan gereksinimidir.
    yıllar yıllar önce kadın kocasından o kadar bunalmış o kadar dertlenmişki. sabahın köründe en yakın dostu komşusuna gitmiş derdini anlatıp rahatlasın diye
    gidip tam oturmuş ki komşusu başlamış ağlaya ağlaya derdini anlatmaya bizim hatun susmuş dinlemiş. komşusu anlatmış anlatmış anlatmış. bitmiş sözü. bizim hatun toparlanmış kalkmak için e akşam olmuş eve gidip yemek filan yapacak daha. komşusu
    - noldu bacım sen geldin bişey diyecektin demedin, sustun. deyince
    bizim hatun
    - valla bacım çok derdim var diye dertleşmeye geldimdi , ama bir baktım senin derdin benim derdimi s.kti geçti demiş.
    hani herkese dert anlatır insan da bir bakarki aslında kendi derdi anlattığı kişinin derdinin yanında tirişkadan nağme kalır.

    (bkz: senin derdin benim derdimi sikti geçti)
  • türkçeyi türkçe yapan olumsuz fiiller silsilesinin müstesna bir örneği.

    ulan dertleşmek ne? bir adam da çıkıp:" geçen ali yi gördüm, konuştuk, uzun uzun çareleştik." demez.

    dertleşmenin nesi insanı rahatlatır onu da çözebilmiş değilim. arkadaş gel bana de ki:" apartmanın girişinde ayşe teyzenle konuştuk, çok derdi vardı, ama evelallah hiçbiri elimizden kurtulamadı, sohbetin sonlarına doğru çözümleşip, ayrıldık. söz verdi bi daha yapmıcak." de.

    bi pozitif ol, bi yapıcı ol, bibibibi......*
  • bazıları için, dertleşmemek bir dert daha azaltmak demektir. öyle işte. bünye yadırgar.