şükela:  tümü | bugün
  • yıllar önce boğaziçi üniversitesi öğrenci yurdunda kalmakta olan bugünün büyük yönetmeni.

    dalyarağın biri, o günlerde ortak bir arkadaşlarıyla birlikte kantinde otururlarken masanın üzerindeki dosyanın içeriğini sormuş, aldığı "senaryo" yanıtı üzerine de "senaryo mu, yapma ya, film mi çekeceksin, ho ho ho" gibilerden kendisine yakışır salaklıkta bir yorum yapmıştı.

    zorunlu açıklama : sevgili gammaz arkadaşlar. iki ay önce içinizden birinin yaptığı gibi "derviş zaim'e dalyarak demiş" gerekçeli ispiyon yapmadan önce yukarıdaki entryi bir kez daha okuyunuz. sonra moderasyonun da boşluğuna geliyor, hayatımızın en güzel günlerini çaylak geçiriyoruz.

    zorunlu olmayan açıklama: o dalyarak benim.
  • kendisini bogazicinde orta kantinde yıllarca teksas tommiks okurken görmüş, ilerde ünlü olacağını hesaplayamamışımdır.
  • "uluslararası sinema entelijansiyası bize der ki ya minimalist iş yapacaksın ya da realist. yapı ile oynayamazsın, yapı ile oynamak senin harcın değil diyorlar bize. böyle olunca minyatür, hat, gölgeler suretler’deki arayışlar onların beklentisine uymadı. ben ıslah edilmiş öteki değilim. ötekini isterler ama ötekini ıslah etmek isterler."
  • sinema sevgilim programının "yönetmenin seçtikleri" bölümünde şu 3 filmi önermiştir;

    (bkz: the kid)*
    (bkz: roma citta aperta)*
    (bkz: l'annee derniere a marienbad)*

    ( şu adresten röportajın tamamı izlenebilir; http://www.youtube.com/watch?v=5xaq-j9jykc 05:28'den itibaren. )
  • kendisinin bir tabutta rövaşata filmini bir de rüya filmini seyretmiş biri olarak, bir iyi bir kötü haberim var diyecek durumdayım. tabutta rövaşata'dan sonra duyduğum, en tepede başlayan çizgisinin aşağı doğru eğilmesi oldu. bugün başka sinema'da rüya filmini seyrettim, film bittikten sonra önden bir grup 'gitti hayatımızdan 2 saat dedi' , ben de filmi izlerken sıkıldım ama etrafın etkisiyle gaza gelip, iyice seyrettiğimden pişmanlık duyar bir hal aldım. malesef kendisinin en iyi filmini hayranlıkla seyretmiş biri olarak, bu filmi üzdü. arada güzel mesajları vardı, ama daha zarif anlatılamaz mıydı? bir çok şey, çok kaba olmamış mıydı? bir de filmde otorite figürü olan hakimi kendisinin oynaması niyeydi?
    her şey bir yana buradaki sina rolünde gördüğümüz gizem erdem'in oyunculuğu çok tatlıydı, zaten adana en iyi kadın oyuncu ödülünü de almış. sina rolü en çok ona yakışmıştı, o kendine yakıştırmasını bilmişti.
    velhasıl, gizem erdem'e rağmen tavsiye edeceğim bir film değil gibi rüya.
  • son dönem türk sinemasinin en önemli yönetmenlerinden biridir kendisi. (hatta 2 sinden biri demek yanlis olmaz sanirim).yaptgi her film beni tamamen baska bir boyuta sokmus, içten içe kiskançliktan çatlamama sebep olmustur hep, yada acaba bir gün bende böyle bir sey yapabilicekmiyimlere.
    dervis zaimagaoglu,istanbul bilgi üniversitesinde geçtigimiz sene itibari ile lisans ögrencilerine directing for film dersini vermeye baslamistir.en önemli kisilik özelligi alçak gönüllügü ve kompleksizligidir, bunun yaninda çok sistemli, çok-hatta bazen fazla- gerçekçi ve dürüsttür,çok kibardir ama bu sikici bir kibarlik degildir,içtendir.ve bu kadar içten oldugu için yaptigi hersey size gerçek gelir.kendi yaptigi ise bile bu kadar tarafsiz bakan bir insan görmezsiniz.yapimci yönetmen görevlerini ve sürtüsmelerini anlatirken, yapimcinin yapmasi gerekenler sunlardir sürekli hayir demelidir, para harcamamalidir,söyle olmalidir böyle olmalidir diyip ardindan 'son filmimde 400 kutu film harcadim' diyerek imamin dedigini yap yaptigini yapma örnegi verecek kadar da açik sözlüdür.
    dersine girip, kendisiyle karsilikli çay içip sinema üzerine birazcik konustuktan sonra ilerde böyle biri olurum umarim demekten alamazsiniz kendinizi.
    kendisinin 'eger bir filmde hiç bir hata yoksa o filmi çöpe at' sözleri hayatimin sonuna kadar kulaklarimda yankilanicaktir.
  • 1964 kıbrıs doğumlu televizyon yönetmenliği de yapan yönetmen. ares harikalar diyarında diye bir kitabı var, tabutta rovaşata diye de (bence türk sinemasının son dönemdeki en iyi filmi) bir filmi. üretkenliği hakkındaki bilgim bu kadar. izini sürmekteyim.
  • altyazı aylık sinema dergisinin 78 *ve 79 *uncu sayılarında günümüz türk sinemasının derli toplu bir değerlendirmesini yapmış yönetmen. söz konusu inceleme yazısında sinemanın beslendiği finansal kaynaklar, batı gözündeki temsil ve üretim biçimleri üzerine değerlendirmelerde bulunmuş; üretimin içinde bir isim olarak konumlandırmalar yapmıştır. alınız okuyunuz.
  • abd’de düzenlenen 10. boston türk film festivali’nde 'türk sinemasında mükemmellik ödülü'ne layık görülmüş. daha önce bu ödülü alanlar arasında zeki demirkubuz, reha erdem, nuri bilge ceylan ve yeşim ustaoğlu var. http://bit.ly/hptfbk
  • evrensel'deki söyleşisinde şöyle güzel bir cümle kurmuş: "insan, kalbinin dışarıdaki kötülüklerle işbirliği yapmasına engel olmalıdır. eğer insan dışarıdaki kötülükle kalbinin işbirliği yapmasına izin verirse ortaya felaketler çıkar. mesele bütün bunların arasında insan kalmayı becerebilmektir." yaptığı işe saygısı olan, ona hakim olan, ne yaptığını bilen ve sahip olduğu birikimin hakkıyla davranan yönetmendir. zati röportajın tamamı okunduğunda her türlü övgüyü hak ettiği görülecektir.

    http://www.evrensel.net/news.php?id=1883