şükela:  tümü | bugün
  • sanırım dokuzuncu nesil yazardı. az önce gözümün önünde uçtu.
  • fransızcada oyun "kağıtları" ve "haritalar" anlamlarını da taşımaktadır.
  • uzun saçlı, kendisini vatandaşı napolyan'a benzettiğim (resimlerine internetten bakabilirsiniz) ilkeli ve belirlediği kurallara çok sıkı sıkıya bağlı, kendisini hep soba başında düşünürken hatırladığım zatürreden ölen modern felsefenin mimarı fransız filozof.
  • modern felsefenin babası
  • 'gerçeğe varmak isteyen insan, yaşamında bir kez, o zamana değin edindiği tüm düşünceleri bir yana bırakıp bütün bildiklerinden yeniden ve tepeden tırnağa bir sistem kurmalıdır'
    derken,
    gerçek reformisti tarif eder.
  • analitik geometrinin temellerini atan ve sistematik şüpheciliği felsefeye kazandıran filozof
  • hayatının çoğunu hollanda’da geçirmiş fransız bir filozof, matematikçi ve yazardır. modern filozofinin babası unvanını almıştır ve kendisini takip eden batı felsefesi çoğunlukla onun günümüzde hala çalışılan yazılarına cevap niteliğindedir. özellikle “ilk felsefe üzerine düşünceler” hala çoğu üniversitenin felsefe bölümünde standart bir kaynak olarak kabul edilir. descartes’ın matematiğe katkısı da aynı derecede belirgindir; uzaydaki bir noktayı bir numaralar seti olarak işaretleyebilmeyi ve cebirsel denklemleri iki boyutlu koordinat sisteminde geometrik şekiller olarak göstermeyi (ve tam tersini) sağlayan kartezyen koordinat sistemi, ismini descartes’tan alır. cebir ve geometri arasında bir köprü olan, sonsuz küçükler hesabı ve analizi için elzem olan, analitik geometrinin de temellerini descartes atmıştır. bir deha örneği olarak tanımlanan descartes aynı zamanda bilimsel devrimdeki anahtar kişilerden biridir. kendisinden önceki filozofların otoritesini ve kendi algılarının kesinliğini kabul etmeyi reddetmiştir.

    descartes kendi fikirlerini öncüllerininkinden ayrı tutar. “ruhun tutkuları”nın, bugün “duygu” diye adlandırdıklarımızın eski modern versiyonunun bilimsel incelemesinin, giriş kısmında bu konuda daha önce kimse yazmamış gibi yazacağını söyleyecek kadar ileri gider. felsefesinin birçok ögesi geç aristotelesçilik, 16. yüzyılın yeniden dirilmiş stoacılığı, içerisinde emsallerini gösterir. descartes felsefesinde, ekollerden iki temel noktada farklılık gösterir: korporel maddenin durum ve şekil olarak ayrıldığı ve doğal fenomenlerde doğal veya ilahi herhangi bir uç nokta olduğu kanılarına karşı çıkar. teolojisinde, tanrı’nın yaratma eylemindeki mutlak özgürlüğü üzerinde durur.

    descartes, daha sonra baruch spinoza ve gottfried leibniz tarafından savunulan, ve empirik ekolü ( hobbes, locke, berkeley, rousseau, hume) tarafından karşı çıkılan 17. yüzyıl kıtasal rasyonalizminin temellerini atmıştır. leibniz, spinoza ve descartes felsefenin yanında matematikle de ilgililerdi, ve descartes ile leibniz bilime de birçok katkıda bulundular.

    descartes belki de en çok, metot üzerine konuşmanın 4. ve felsefenin ilkelerinin 1. bölümlerinde geçen “cogito ergo sum (düşünüyorum öyleyse varım)” şeklindeki felsefi cümlesiyle tanınır.
  • kanımca başta çok güzel bir noktadan hareket edip sonraları yanlış çıkarımlar yapmıştır. "rüyadayken rüyada olduğumuzun farkında olamıyoruz, peki şu anda da bir rüyada olmadığımızı bilebilir miyiz?" noktasından hareket etmiştir. fakat daha sonra düşünüyorum öyleyse varım noktasına gelmiştir. sorun şu, rüyada da düşünerek hareket ettiğimizi zannetmez miyiz? peki varlığımızın kanıtı düşünmemiz olabilir mi? ya da mükemmel bir tanrının kanıtı olarak da "mükemmel olan bir şey var olmalıdır, yoksa mükemmel değildir. biz mükemmel olmayan yaratıklar olarak mükemmel bir varlığı düşünebiliyorsak bu da onun varlığına işarettir" tarzı şeyler öne sürmüştür. peki sevgili descartes, mükemmel bir varlığı düşünebiliyor muyuz? yoksa insanlarda gördüğümüz iyi özellikleri atfettiğimiz sonsuz bir varlıktan mı bahsediyoruz? sonsuzluğu düşünebilir miyiz? ya da ben mükemmel bir tanrının olduğunu düşüyorsam, bu böyle bir varlığının kanıtı mıdır? ben evrende kusursuz bir dikdörtgeni hayal ettiğimde o şeyin evrende varolduğunu kanıtlamış oluyor muyum?
  • az okuduğunu söyleyen ve fazla okumanın gerekliliğine inanmayan filozoftur.