şükela:  tümü | bugün
  • 72. venedik film festivali'nde alfonso cuaron başkanlığındaki jüri tarafından altın aslan'a layık görülen, lorenzo vigas'ın ilk uzun metraj filmi.

    fragman
  • bugün filmekimi kapsamında izlediğim, yer yer haneke'nin piyanist'ini anımsatan güzel ve de karanlık film. konu itibariyle oldukça klişe olsa da konunun işlenişi ve oyunculuk performansları açısından izlemeye değer.
  • kopuk kopuk, akıcılığı olmayan vasat film.
    sırf festivalde ödül aldı diye kasıp güzelleme yapmaya gerek yok.
  • pedofiliden homofobiye tüm çarpıcılığı ile erkeklik üzerine düşündüren bir film.
  • bir ilk film olduğu düşünüldüğünde gayet başarılı kalıyor, ama öte yandan birçok eksiği de var.

    çekimler, sahneler falan mesela gayet iyi, yani film teknik açıdan fena değil ama filmin en büyük eksiği, duygu eksikliği. ruhsuz, duygusuz bir film olmuş maalesef. karakterler derin değil, oyuncular kapasiteleri varsa bile gösterememiş.

    --- spoiler ---

    armando mesela. çok daha derin, çok daha kanlı canlı bir karakter olabilirdi. çok malzeme çıkardı bu karakterden bence. yalnızlığı, mutsuzluğu, zenginliği, cinsel eğilimleri, hoşlandığı tipler, kırılım noktaları, içindeki boşluk derken hem karakterin kendisi hem de karakteri canlandıran oyuncu için oyunculuk adına birçok malzeme vardı aslında. ama kullanılamamış. bence yazık olmuş.

    yönetmenlik ve senaryodaki sıkıntıları bir kenara bırakırsak ama teknik açıdan sevdim filmi. renkler, atmosfer, çekimler falan gayet iyi.

    --- spoiler ---
  • kişiye sorular sordurtan ve bunun üzerine düşündürten film başarılıdır. bu anlamda uzaktan kesinlikle başarılı bir film. konu basit film para karşılığı genç oğlanlarla cinsel tatmin sağlayan varlıklı orta yaş bir erkeğin, ona "şiddet" uygulayarak reddeden genç bir delikanlıya olan saplantısı üzerine kurgulanmış. filmin asıl vurucu tarafı ise saplantının sonrası ve yaşananlar. başka bir ifadeyle kendisini defalarca en kötü, en incitici şekilde reddeden genç bir oğlana saplantılı bir tutkuyla bağlı olan kahramanımızın genç delikanlının ona yakınlaşmasının sonrasındaki tavır ve davranışları filmin asıl vurgusu. özellikle de final sahnesi...

    film hakkında, kahramanlarımızın ruhsal gelgitleri hakkında, eşcinsel doğalarını kabul etmemeleri noktasında çok şey yazılıp çizilebilir. karakterlerin birçok kilit davranışı bu açılardan farklı farklı değerlendirmeye tabi tutulabilir. filmin tüm okumaları bu söylem ve değerlendirme farklılığı üzerinden tekrar tekrar şekillenebilir. işte en başta dediğim gibi bu özellikler biraz da uzaktan'ı başarılı kılıyor.

    diğer yandan caracas'ın sosyal yapısı, ataerkil kodlamaları ve dolayısıyla sert erkeklik halleri eşcinselliğe bakış hikaye özelinde filmin arka planını oluşturan ve başarılı işlenmiş diğer ayrıntılardı. kısaca iyi bir film uzaktan. yönetmenin ilk filmi olduğunu ve bu ilk filmin bu sene venedik'te altın aslanı aldığını da ekleyeyim.
  • film için çok fikir yürütülebilir. babası tarafından tacize uğramış bir kişi, bu taciz yüzünden evlenmeyen ve aynı zamanda babasının özelliklerini taşıyan psikolojisi bozuk luğu kabullenmiş bir şahıs. babasını öldürmek isteyen bu kişi aynı zamanda babasıyla beraber topuma zarar veren başka bir kişiyi de temizlemek ister ve bu isteği doğrultusunda para hesabı yapamadan istediğine ulaşan psikopat ama toplum için yararlı bir kişi diyebilirim. açıkçası hayran kaldım adamın derinliğine