şükela:  tümü | bugün
  • pek şahane yönetmen ernst lubitsch'in romantik komedilerinden. zaten yönetmen de genelde hep bu türde filmler yapmış birisiydi. 1933'te vizyona giren bu filmde gary cooper, fredric march ve miriam hopkins başrolleri üstleniyorlar. lubitsch ve kendisinin bazı filmlerini kaleme alan billy wilder hep dönemlerinin ötesinde filmlere imza atmış, dönemin muhafazakârlığına ve yasaklarına rağmen bazı 'sakıncalı' konuları işlemekten kaçınmamış iki büyük yönetmendir. bu film trende açılıyor. tatlı bir kadın trende uyuyan iki adamı çizer, daha sonra adamlar uyanır ve kadınla tartışmaya başlarlar. sonra yolları ayrılmaz, zira iki arkadaş da bu kadına âşık olurlar. lakin işin en civcivli tarafı kadın iki erkeğe de âşık olur.

    lubitsch dönemin muhafazakârlığına, hays yasaları'na rağmen threesome'ı anlatmaya cesaret etmiş. film dönemine göre epey cesur. kadın iki erkekle de takılıyor. muhtemelen dönemin seyircisini şaşırtan diğer tarafı da erkekler bunu dert etmiyorlar başta. evet, ikisi de kadına yanık olduğu için kadının bir seçim yapmamasını hazmetmeye çalışıyorlar, zaten komedi de bunun üzerinden ortaya çıkıyor. göze çarpan diğer tarafıysa yatak odasında tek yatağın olması. eski filmleri izleyenler hatırlarlar. filmlerde izleyiciye seksi hatırlatmamak için yatak odalarına tek kişilik iki yatak konur, yatakların arasına da bir adet komodin yerleştirilir. böylelikle izleyici o sahneleri izlerken seksi düşünmez, ahlakı bozulmaz!!! gerçekten salakça bir dönemdi ama yasa yasadır. işte bu filmde bu iki yatak kuralına da uyulmamış. bir de film boyunca "seks" denip duruyor. kısacası lubitsch yasaları zerre umursamamış, "seks" kelimesini de kullanmış, cinselliği hatırlatacak tek yatağa da yer vermiş, threesome'ı da işlemiş. daha n'apsın!

    üstünden 85 yıl geçmiş filmin. zerre eskimemiş. iki arkadaşın kıskançlığı, kadını tavlama çabaları, kadının zekâsı, iki erkeği de onları kırmadan idare etme çabası, iki arkadaşın kavgaları vs halen komik, halen eğlenceli. velhasıl tabii dönemine göre sakıncalı konuları işlediği için daha sonra yasaklanmış bu film. başta nedense vizyonuna izin vermişler, ama sonra toplatmışlar filmi. bir de filmin oyun uyarlaması olduğunu belirtmeliyim. 135 kez sahnelenmiş oyun. olur da izleyecek çıkarsa diye şunu da ekleyeyim: başta fransızca konuşuluyor, dublaj sanılmasın, cooper fransızcayı da bilen bir aktördü. bu arada cooper iyi, march biraz daha iyi ama en iyisi hopkins. filmin yıldızı hopkins bence. iki aktörden de daha fazla eğlendiriyor. tüm filmlerini izleyesim geldi.
  • ustaların ustası ernest lubitsch'in sanırsam en aykırı işi olan,zamanın çok ama çok ötesinde bir film.

    izlerkem fazlasıyla francis traffaut'un sinema tarihinin en iyi bir kaç filminden birisi olarak kabul edilen jules et jim filmini hatırlattı.traffaut'un o başyapıtı bu filmden esinlenmiş resmen.

    o tarihte böyle bir filmi yapmaya nasıl cüret edebilmiş merak ettim doğrusu.benzer bir filmi günümüzde bile büyük bir yönetmen ciddi oyuncularla ile çekse büyük bir ahlaki gürültü koparır.

    spoiler-

    aynı evi paylaşan, biri yazar diğeri ressam iki başarısız sanatçı arkadaşın reklamcı bir kız ile trende karşılaşması ile başlar film.tıpkı jules et jim filminde olduğu gibi ilk yarım saatinde hikaye boşluklar ile olaylar izleyicinin hayal gücüne bırakılarak ilerler.jules et jim ciddi bir melodram filmiyken bu yapıt romantik komedi havasında.

    iki arkadaşta kıza aşık olur.,kızda her iki adama birden aşık olur ve iki adamı birden idare ederken seçim yapmakta zorlanır.iki yakın arkadaşta kızın gönlünü kapma yarışı içine girer ama nafile kadın iki adamı da seviyordur ve seçim yapamaz.üçlü bir ilişki yaşamaya devam ederler.

    iki adamında başarısız sanatçı olması onları aşırı derece de yoksul kılmıştır.üç kişi birlikle bir centilmenlik anlaşması yaparlar.kız iki adamın yaşadığı eve taşınır ve ressam ile yazara ilham verip işlerine odaklanmalarını sağlayarak işlerinde başarıyı yakalamarında yardım ederken bu zaman sarfında ikisi ile de gönül ilişkisinde bulunmayacak ve sex yapmayacaktır.(evet üçü el sıkışarak cidi cidi artık sex yok diyerek anlaşırlar)

    işinde başarıyı ilk olarak yazar olan yakalar. yazdığı oyunu londra tiyatrosunda oynanacaktır ve provolar ile hazırlığa yardım için paristen londraya geçer.

    yazar londraya geçince, ressam ile kız dayanamaz ve centilmenlik anlamasını bozarak ilişki yaşamaya başlarlar.bu yazara çok koyar.

    yazar artık başarıyı yakalamış zengin tanınmış biri olsa da mutsuzdur.kızı unutamamıştır.bir gün parise geri döner ve bizmkileri ziyaret eder.bu arada ressam da başarıyı yakalamış tanınmış biri olmuştur.yazar geldiği günlerde iş için şehir dışındadır.

    yazar ziyarete gelir gelmez hem kendinin hemde kızın eski hisleri alevlenir ve işi pişirirler..bu arada ressam şehir dışından erken geri gelir ve önce eski dostunu tekrar gördüğüne çok sevinsede kısa süre içinde ikisinin mercimeği fırına verdiğine anlar ve yazarı yumruklar.

    yazar kızdan kendisi ile londraya gelmesini ister.kız iklemdedir ve bu çıkmazdan her ikisini de terk ederek kendisine aşık patronu ile new york a gidip evlenerek kurtulmaya karar verir.

    ulan böyle anlatıca çok ciddi bir hikaye gibi geliyor ama komedi filmi bu unutmayın.

    neyse kız ikisini de terk edip new york'a gidince yazar ile ressam tekrar birbirlerinin en iyi dostları haline gelir.birlikte çin'e falan gider,kıza düğün gününde çiçek falan yollarlar.

    zıpır kızımız zengin avanak patronu ile evlenip new york a taşınmış sosyeteye girmiştir ama mutsuzdur.yine bir gün evlerinde veriler büyük bir sosyete davetinde bunalıp konuklardan saklanmaya çalışıp bu konuda kocası ile tartışırken yazar ile ressam çıka gelip partiyi dağıtır.eski sevgililerini gören kızımız sevinçten havaya uçmuştur.kocasını terk edip yazar ve ressam ile arabaya binip oradan ayrılır.

    ve mutlu son..arabada gerçekleşen final sahnesinde kız önce biri ile öpüşür.diğeri kıskandığını belli edince dönüp onunla da öpüşür.kısacası üçlü ilişkiye geri dönerler ve film biter.

    spolier -

    kızı yönetmenin diğer filmlerinde de izlediğimiz miriam hopkins canlandırır. yazarı fredric march,ressamı gary cooper oynar.1932 yılında çekilmiş filmde bu iki aktörde aşırı derece gençtir.özellikle gary cooper un bu kadar genç halini hiç izlememiştim.yakışıklı adammış gençliğinde.

    ernest lubitsch her zamanki gibi harika bir işe imza atmış.bu adama boşuna hollywood sinemasın babası demiyorlar.