şükela:  tümü | bugün
  • çocuklar izlesin bahanesiyle gidip, içeride yihahahahahah diyerek böğürdüğüm, sonra da çocuklara "sessiz olun bakim" diyerek çıkıştığım animasyon filmi.
  • içinde agnes, bolca minion ve efsane bir tavuk barındıran komik film

    --- spoiler ---
    i really hate that chicken
    --- spoiler ---
  • bize tavuktan çok iyi bekçi olacağını göstermiş film.

    --- spoiler ---
    ayrıca bu nedir allasen?!?! ahahahahah süper lan.

    --- spoiler ---
  • ---spoiler---

    tamamdır minionlar gerçekten harika, haklarını teslim edelim. fakat bence kaçırmamalıyız ki bu filmin ana karakteri gru. peki herkes niye gru'yu değil de minionları konuşuyor? çünkü süper senaristler gru'yu bir karaktere oturtmayı başaramadılar. bence çok iyi bir noktadan başlamışlardı. animasyonda bir "iyi"nin değil "kötü"nün hikayesini anlatarak başladılar. düşünün ki adam uluslararası hırsız ve en sonunda ay'ı çalıyor. adam hırsızlıkta, kötülükte bir dünya markası oluyor ilk filmde. kaldı ki ilk filmde ay'ı yerine koymasının asıl nedeni ay'ın kontrol dışında büyümesiydi. ama ikinci filmin başından beri gru'yu iyilerin iyisi yaptılar. yahu yılların kötüsü, kahve alırken bile sıra beklememek için insanlar donduran bir adam niye sadece çocukları var diye dark side'ı terk etsin. oysa ki hem bir aile sahibi, hem mizah duygusuna sahip -ki herkes kabul eder ki kötü karakterler zaten daha eğlencelidir- hem de kötü olabilen efsanevi bir karakter yaratma şansını teptiler. minionlara sözüm yok, onlar sahipleri ne derse onu yapıyorlar. dünyayı da ele geçirebilirler, marmelat de yapabilirler, nasıl isterseniz. ama yılların kötüsü doktor mesela bu tavrından vazgeçmedi ve filmin sonunda da lafını dedi, dünyayı ele geçirebilecek şeyler yapsam da kimse aileme zarar veremez, şeklindeydi. yani the godfather'ın mizahi yönünü yapabilirlerdi ama saçma bi' aşk hikayesine bağlayıp totale oynamayı tercih ettiler. neyse 3.sü yerine the minion movie'yi izleriz umarım.

    ---spoiler---
  • filmin özeti şudur.

    --- spoiler ---

    ah~ lapo da~
    tala chi, ma tol, li na~
    ah~
    laba di, ho chi
    la, no chaaa~
    wu pla na chii, leh ji~
    fuh pa pu seh
    la ma nii~
    under wearr~
    la kah reh, li rey wee
    gih leh bya~
    mah ke reh~
    under wearrr~
    la pah kreh, leh gua ri
    teh lah keh~
    lah peh reh~
    under wearrr~
    lah cheh pee, li bee da
    ee leh gua~
    lahh gua rehh~
    ley show lee leh duu~
    lah keh rey dee zuu~
    bleh ahh boh dee zu re kah
    zohh reh kah laa
    under wearrr~
    lah duu~
    leh ah mo dee under wearrr~

    --- spoiler --- *
  • en az ilk filmi kadar eğlenceli film. özellikle minionlar bu filmde zirve yapmışlar. bu şekilde devam edecekse en az beş filmlik bir seri haline dönüşebilir. *
  • ilk kez, izlediğim bir şey hayal ürünü diye -minyonlar- bu kadar üzülüyorum. gerçek olmalıydı o mahluklar ya! bu kadar mı tatlı, bu kadar mı aptal, fırlama, komik, beceriksiz, şekilden şekile giren, bu kadar mı yerine göre her boktan birazcık olunur ya! çok değil 3 tane minyonum olsa ne olurdu yahu! ne dert ne keder bırakmazdı bunlar insanda.

    "kevin nerde" sorusuna verilen cevap bile bitiriyor insanı. sırf bunların oyuncaklarına sahip olmak için geçen akşam mc. donald's-dan iki adet happy meal menü söyledim. gele gele mor olan mutasyonlu minyon geldi. diğeri de boyama kalemli gudik bir oyuncak...

    ilk filmi izleyeli birkaç gün olmuştu. ben ikincisine daha çok güldüm, çünkü ilki tanışma evresiydi, ikincisinde tepkiler biraz daha tanıdık ve insanın izledikçe izleyesi geliyor.

    belli ki devamı gelecek... her şey iyi güzel de dublajlı izlemek istemiyorum janım!

    ayrıca "cuma'ya daha var" muhabbetini de yazmadan geçemeyeceğim... ilkinde de "yok yok maaş artışı yok, para yok" ile kopartmıştı. minyonlarımı kapitalizmin kölesi yaptın pis guru!
  • ilk filmi ikiye katlayan leziz animasyon.

    bu hollywood ibneleri film öncesi saha araştırması yapıp miletteki minion sevdasını gördüklerinden olsa gerek sarı bıcırlar filmde aşırı derecede rol çalmışlar.

    her çocuk ve her büyük mutlaka izlemeli.
  • ilk filmini daha çok sevmiştim. ikinci filmde biraz daha özel hayata girmişler ve belkide animasyon filminde özele girip başarabilmiş tek animasyon filmidir. 1 saat boyunca çok hareket yok ama yaşadıkları o dating sohbetleri, alışveriş merkezinde geçenler, minionların hal ve tavırları falan inanılmazdı. 9999 tane çekseler bu animasyondan gene gider izlerim. despicable me, çok içten bir animasyon. bizim dünyamızın animasyon hali. ya bir animasyon filminde pittbul ve pharell çalar mı? çalıyor. aşırı sevimliler ve bizden biri gibiler.

    özellikle 2. filmi ilk filmden ayıran unsur, inanılmaz göndermeler ve taklitler var. hayır öyle böyle değil, belli sadece benim gözüme çarpmamış ki böyle şeyler hemen youtube'da paylaşmışlar.bir de birçok filme gönderme var, çoğunun adını bile hatırlayamadım. beni kahkahalar gark edenlerden bazıları; world war z, beyazlar içinde pop şarkısı ki burada koltuktan düşüyordum, matrix, bir de videosunu bulamadığım el macho'nun kuleden ordusuna baktığı, bana isengard'dan ordusuna bakan saruman'ı hatırlatan sahne. cinco paul ve ken daurio'ya saygılarımı sunuyorum. müthiş bir senaryo yazmışlar.

    inanılmaz ötesi güzel daha açıklaması olamaz. son olarak da el macho'nun şu sahnesi koymadan edemeyeceğim. yardınız beni be oğlum.
  • tavuk var bu filmde. tavuk. birinci filmdeki tüm komik yaratıklar yetmezmiş gibi, bir de tavuk var. daha da bir şey demem.

    birincisinden daha güzel olan ender devam filmlerinden.