şükela:  tümü | bugün
  • bir grup ismi..bilinen ezgileri pop-rockimsi bir gariplikte coverliyolar bazi yeni besteleri de var..ama fena degil turku sevenler icin bence..
  • tarih öncesi tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları konu alan şiir, epope
  • bir kahramanlık hikâyesini veya bir olayı anlatan, koşma biçiminde, ölçüsü on bir hece olan halk şiiri
  • uluslarin kahramanlik, cinsel ve biraz da ahlaksal seruvenleridir.
  • "vurun vurun,siz de vurun" die baırır " cilveloy denen dıngırtının içinde bu adamlar. ne demektir bilinmez...
  • mitolojinin besin kaynağı
  • bir bayan ismi olarak da kullanilan kelime.
  • "1965-66 yillari olmali. alamanci'larin gonderdikleri cantali teypleri sirtina vurup, sesini sonuna kadar acan bir takim adamlar gecerlerdi sokaklardan. ellerinde de muhtemelen eskisehir'de tipo baski yapan matbaalarda tuhaf sari, mavi, yesil, kirmizi renklerde basilmis, destanlarin hikayesi ve sozlerinin oldugu uzun mu uzun kagitlar olurdu. bes kurusa, on kursa satarlardi onlari. neredeyse her hafta bir yenisi cikardi, hemen alir ve evdekilere okurdum. annemle babaannem istisnasiz her seferinde gozyaslarina bogulurlardi. onlari aglatmak icin degil, ben de onlarla beraber aglamak icin okurdum....
    destancilarin okudugu ve sattigi destanlara da aglamak icin cok sebebimiz vardi. benim 9-10 yaslarimda o kadar sebebim yoktu, ama galiba dokmek icin bir sebebim olsun istiyordum ve destanlarin sayesinde de bol bol buluyordum: almanya'ya gidip uc cocugunu ve esini terk eden adam, yoksulluktan cocugunu satan kadin, zalim gelin tarafindan evinden kovulan, sonra da gidip kendini ceviz agacina asan yasli adam. kemalettin tugcu'nun romanlari bu acilarin yaninda dogrusu pek cocuksu kaliyordu."
    haydar ergulen-roll sayi 4. subat 1997 "neset ile gonul" baslikli yazidan..

    80'lerin basinda tarihe karistigini saniyorum. zira, kucuk yaslarda sokaktan gecen destancilar, acikli muzikleri ve karsilikli konusmali kasetleri [pencereden oturup butun hikayeyi dinlemek mumkundu] gitgide silinen cocukluk resimlerinden biri..
  • destan

    durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!
    haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:
    durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,
    çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden,
    çekiyor tebeşirle yekun hattını afet;
    alevler içinde ev, üst katında ziyafet!
    durum diye bir laf var, buyurun size durum;
    bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodrum!
    bir şey koptu benden, şey, herşeyi tutan bir şey.
    benim adım bay necip, babamın ki fazıl bey,
    utanırdı burnunu göstermekten sütninem,
    kızımın gösterdiği, kefen bezine mahrem.
    ey tepetaklak ehram, başı üstünde bina;
    evde cinayet, tramvay arabasında zina!
    bir kitap sarayının bin dolusu iskambil;
    barajlar yıkan şarap, sebil üstüne sebil!
    ve ferman, kumardaki dört kralın buyruğu:
    başkentler haritası, yerde sarhoş kusmuğu!
    geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama,
    çatla sodom-gomore, patla bizans ve roma!
    öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan!
    bitpazarında sattık, kalkamaz artık kazan!
    allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul;
    bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
    bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;
    yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!
    kubur faresi hayat, meselesiz, gerçeksiz;
    heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz.
    siyaset kavas, ilim köle, sanat ihtilaç;
    serbest, verem ve sıtma; mahpus, gümrükte ilaç.
    bülbüllere emir var: lisan öğren vakvaktan;
    bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan!
    bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde;
    tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde!
    mezarda kan terliyor babamın iskeleti;
    ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?
    ah! küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;
    bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!

    necip fazıl kısakürek