şükela:  tümü | bugün
  • devletin dershaneleri güya kapatarak bulduğu çözüm.
    mezun öğrenciler ve atanmayan öğretmenler ne yapacak açık çözüm yok. mezun öğrencilere halk eğitim diyorsun nerde o kurslar hala göremedim.

    açılan bu kurslara kapattığın dershanelerdeki öğretmenleri almadıktan sonra ne anlamı var? gün içinde zaten o hocalar ders veriyor bu çocuklara, vereceğini dersinde versin kursunda değil. zaten bütün gün katlaniyorum bu çocuğa bir de kursta mi gorucem diye kursu kabul etmiyor. ne kadar para versen ver isin içine vergi kesintisi giriyor tatilini kesiyorsun diye kabul etmiyor. kısaca ihtiyacı yok.

    ben ne yapayım? dershane kapandı, atamiyorlar da, 80 puanla kaldım. temel liselerin tarihçi ihtiyacı yok, kabul etmiyorlar beni. coğrafyacı olayım diyorum diploman yok diyor. etüt merkezinde haftada uç saat çalışıyorum. 55 saatten 3 saate düştüm.

    çözüm bu mu?
  • kursları idare eden haftasonu tüm gün okulda bulunan okul idarecilerine komik ücretlerin ödendiği devlet kursları
  • dyk'lar dershanecilere karşı hükümetin neredeyse her gün yapboz sanıp oynadıkları sistemde en rezalet uygulamalardan biridir. teoride ne kadar öğrenci yararı gözetilse de pratik iş çok başka yerlere çekildi. bunu çalıştığım x lisesini örnek vererek açıklamak biraz olsun olayı anlaşılır hale getirir.

    x lisesi sonradan anadolu lisesine dönüşen y büyükşehir belediyesine bağlı taşra x ilçesinin merkezinde bulunuyor. x, hem merkezden hem taşımalı hem de pansiyonu olan bir okul. pansiyonda kalan öğrenciler zorunlu olarak dyk'lara katılırlar. sene başında merkezdeki öğrenciler için ders talepleri alınır. taşımalı öğrenciler kurslara katılmıyor.

    gündüz bir öğretmenin derse gireceği maks. ders sayısı 31'dir. hafta içi/ hafta sonu dyk katılan bir öğretmen haftada maks. 40 saat derse girer. öğretmenin 15 saatten sonra her girdiği derse ek ders ücreti ödenir. yani gündüz 31 saat derse giren öğretmen 9 saat daha kurs verebilir. normal düzen budur. ancak taşralarda denetimsizlikten ötürü bir öğretmen gündüz sadece maaş karşılığı ya da maks 6 ekders ile toplam 21 saati alır. idare tarafından ders saati fazla ve öğretmen açığı varsa zoraki bir şekilde 21 saat derse giren öğretmen artık akşamki kurslar için kar- zarar hesabına girebilir. bitmeyen ek ders hesapları küsuratına kadar yapılır.

    dyk'larda bir öğretmen en fazla 10 saat alması ilçe mem'lerce tercih edilir. çok zaruri şartlar olmadıkça göz yummazlar. ama aksi şekilde yapılan uygulamalar için uyarma şubatı bulur akşam dersleri ek dersin getirisini 2 katını getirdiği için maliyenin işi sıkı takip etmesi mem'lerin gerekçesidir.

    taşralardaki denetimsizlikle 21 saat gündüz dersi olan bir öğretmen 19 saate kadar dyk'larda öğrenci sayısı da fazlaysa ders alabilir. bu da aylık 2100 tl ek ders ücretini çok rahat getirir. e öğretmenler hesaplayan adamlar ve memur sınıfında olup maaşı diğer memurluklara göre düşük olunca çareler de böyle bulunuyor.

    işin matematiği budur. vicdani olarak değinmek sadece benle olacak iş değil, ben kurs vermeyi istemedim. kaldı ki okullarda öğretim namına bir şey kalmayınca eğitimsizlik aldı başını gitti. o zorunlu eğitimi 12 yıla çıkarmak ama sıfır donanımla mezun etmek sadece asayişin bozulmasını kısa dönemlerle erteleme çabasıdır. mesleki eğitim deseniz zaten onu da sıfırladılar. atölyeler 50 yıl önceki teknoloji enkazı makinelerle kaldılar.

    son olarak günde 12 saate kadar öğrencilere ders anlatılan ama oecd sıralamasında sonda top toplayan bir garabet sisteme dinamit koysalar bundan daha kötü olamaz.
  • reis yarın a haber'e çıksa ve "ben bu kursları çok zararlı buluyorum. çocuklarımızın haftasonları da okulda geçiyor. oyun oynayamıyorlar, gezemiyorlar. çok yanlış bir şey." dese anında iptal olacak olan kurslardır. bütçeye getirdiği yükten dolayı maliye zaten kıl. o yüzden lafım sana eyyy öğretmen; bu kurslara güvenip de borca girme, yanarsın.
  • dershanelerin kapanmasının ardından meb'in oluşan boşluğu doldurmak adına açtırdığı kurslardır. sonuçta derste çözülmesi yasak olmasa bile, öğretmen ders anlatmalı ancak bir öğrencinin liselere veya üniversitelere hazırlanması için test çözmesi, çözemediği soruyu öğretmene sorması gerek. dershane olmadan bu nasıl olacaktı? işte devlet okul bünyesinde bu kursları açtırdı ki bu açık kapatılsın ama o da ne? tamam kurslar açıldı ama bu defa da çözdürecek test sıkıntısı çıktı ortaya, bunu çözmek için meb ölçme ve değerlendirme birimine her ders ve her ünite için 2 ila 4 arasında yaprak test ya da diğer bir deyişle kazanım kavrama testi yayınladı ama öğrencinin verim sağlaması açısından yetersiz. öğretmen elbette test kitabı aldırabiliyor öğrenciye ama bu da yasak. öğrenci-veli razıysa alıyor ama kimi öğretmen bu topa girmek istemiyor. aslında bu kendi yayınladıkları kazanım kavrama testi'nde kaliteli sorular var, benim meb' e naçizane önerim fasikül fasikül her ünite ve dersten testlerin olduğu bir kitap yayınlansın, kursa katılacak öğrenciye aynı ders kitabının ücretsiz verildiği gibi kurs başında verilsin. öğrenci kursa devam ettikçe öğretmen fasikülleri vermeye devam etsin.

    bu kursların bir de karanlık yüzü var. okul idareleri kendilerine yakın olan öğretmenlere daha çok kurs açtırırken sevmediği öğretmene kurs vermeyebiliyor. diyeceksiniz ki kurs açılmayan öğretmenin eli armut mu topluyor gitsin şikayet etsin. orda da şöyle bir şey var, kursa girecek öğretmeni öğrenci seçiyor idare kılıfına uydurup kendine yakın olan öğretmeni öğrenciler seçmiş gibi gösteriyor. zaten idareler genel olarak bu prosedürü öğretmenlere adaletli olabilme adına yine öğrenci seçmiş gibi ama x öğretmeni 4 saat kurs açmışsa aynı branştan y öğretmeni de 4 saat kurs açacak şekilde ayarlıyor. çoğu zaman öğretmenler arası kavga çıkabiliyor sen çok açtın ben az açtım diye, öğretmenler iğrenç bir kavganın içine girebiliyor ya da öğretmenler kurs için kendini seçmesi adına öğrenciyi sınıfta bırakmakla tehdit ediyor. yani kimi yerde iyice mide bulandıran bir durumda. kurs açıp hiç kursa uğramayan bunun parasını alan öğretmenler de var.

    son olarak bir öneri, hadi 8'ler liseye, 12'ler üniversiteye hazırlanıyor. onlar sınava hazırlamaya yönelik kurs alabilir ama diğer sınıflar bir enstrüman kursu, halk oyunları, satranç/dama/go/mangala gibi zeka oyunları, thm/tsm kursları, resim kursları, olimpiyatlara hazırlık/alternatif sporlar, drama kursları gibi öğrenciyi sosyalleştirecek kendisini geliştirmesini sağlayacak şekilde olmalı bu dyk kursları. bazı öğretmenlerin para için iğrençleşmesinin önüne nasıl geçilebilir onu bilmiyorum. ama bir şeyler yapılmalı bunu bilir bunu söylerim.