şükela:  tümü | bugün
  • devletin dershaneleri güya kapatarak bulduğu çözüm.
    mezun öğrenciler ve atanmayan öğretmenler ne yapacak açık çözüm yok. mezun öğrencilere halk eğitim diyorsun nerde o kurslar hala göremedim.

    açılan bu kurslara kapattığın dershanelerdeki öğretmenleri almadıktan sonra ne anlamı var? gün içinde zaten o hocalar ders veriyor bu çocuklara, vereceğini dersinde versin kursunda değil. zaten bütün gün katlaniyorum bu çocuğa bir de kursta mi gorucem diye kursu kabul etmiyor. ne kadar para versen ver isin içine vergi kesintisi giriyor tatilini kesiyorsun diye kabul etmiyor. kısaca ihtiyacı yok.

    ben ne yapayım? dershane kapandı, atamiyorlar da, 80 puanla kaldım. temel liselerin tarihçi ihtiyacı yok, kabul etmiyorlar beni. coğrafyacı olayım diyorum diploman yok diyor. etüt merkezinde haftada uç saat çalışıyorum. 55 saatten 3 saate düştüm.

    çözüm bu mu?
  • kursları idare eden haftasonu tüm gün okulda bulunan okul idarecilerine komik ücretlerin ödendiği devlet kursları
  • öğretmenlerin iki kat ekders aldığı, dershanelerin yerine okullara açılan, sistemsel olarak iflas etmiş ve amacından çıkmış kurslardır.

    bu kurslarda devlet öğretmenlere iki kat ekders vermektedir. örneğin cumartesi 8 - 10 saat kurs veren bir öğretmen bu kurslardan haftada yaklaşık 160 - 200 tl ayda ise 640 - 800 tl maaşının ve ekdersinin üzerine ekstra gelir elde etmektedir. bu kurslardaki denetim ise idarenin insafına kalmıştır ve benim bildiğim çoğunda denetim sıfırdır.

    sene başında kurslara zaten bedava diye adını yazdıran pekçok öğrenci kursları bırakmıştır. ancak öğretmenler kursları kapatmamış, sınıflarda ya da öğretmenler odasında boş boş oturarak ücretini almaya devam etmektedir. bundan başka her sınıfta 2 - 3 öğrencisi kalan öğretmenlerin sınıfları birleştirip 2 saatte işini halledip 8 saat ücreti alanı mı dersiniz, hiç kursa girmeyip kendine tam ekders yazan idareciler mi dersiniz. yani bu iş tam bir kaynak israfına dönüşmüştür. ve bütçeden devasa bir oran ayrılmaktadır bu işe.

    öğretmenler ise klasik olarak 'ama hocam ben napiim ben geliyorum dersime öğrenciler gelmiyor' nutku çekmektedir ancak yönetmelikte 10 kişinin altına düşülürse kurslar kapatılır ifadesi vardır. (şimdi tam emin değilim ama bu rakam 5'e düşmüş olabilir.)

    ilkokul sınıf öğretmenleri bile 'bizde isterük bu kurslardan' diye sürekli ağlaşmaktadır. yani kurslar iyice öğrenciler için değil öğretmenler için yapılır hale gelmiştir.

    çözüm yolu için ise ya velilelerden belli bir ücret alınmalı ya da muazzam bir denetim mekanizması oluşturulmalıdır. yoksa bu haliyle devletin kaynakları göz göre göre israf olmaktadır.
  • dyk'lar dershanecilere karşı hükümetin neredeyse her gün yapboz sanıp oynadıkları sistemde en rezalet uygulamalardan biridir. teoride ne kadar öğrenci yararı gözetilse de pratik iş çok başka yerlere çekildi. bunu çalıştığım x lisesini örnek vererek açıklamak biraz olsun olayı anlaşılır hale getirir.

    x lisesi sonradan anadolu lisesine dönüşen y büyükşehir belediyesine bağlı taşra x ilçesinin merkezinde bulunuyor. x, hem merkezden hem taşımalı hem de pansiyonu olan bir okul. pansiyonda kalan öğrenciler zorunlu olarak dyk'lara katılırlar. sene başında merkezdeki öğrenciler için ders talepleri alınır. taşımalı öğrenciler kurslara katılmıyor.

    gündüz bir öğretmenin derse gireceği maks. ders sayısı 31'dir. hafta içi/ hafta sonu dyk katılan bir öğretmen haftada maks. 40 saat derse girer. öğretmenin 15 saatten sonra her girdiği derse ek ders ücreti ödenir. yani gündüz 31 saat derse giren öğretmen 9 saat daha kurs verebilir. normal düzen budur. ancak taşralarda denetimsizlikten ötürü bir öğretmen gündüz sadece maaş karşılığı ya da maks 6 ekders ile toplam 21 saati alır. idare tarafından ders saati fazla ve öğretmen açığı varsa zoraki bir şekilde 21 saat derse giren öğretmen artık akşamki kurslar için kar- zarar hesabına girebilir. bitmeyen ek ders hesapları küsuratına kadar yapılır.

    dyk'larda bir öğretmen en fazla 10 saat alması ilçe mem'lerce tercih edilir. çok zaruri şartlar olmadıkça göz yummazlar. ama aksi şekilde yapılan uygulamalar için uyarma şubatı bulur akşam dersleri ek dersin getirisini 2 katını getirdiği için maliyenin işi sıkı takip etmesi mem'lerin gerekçesidir.

    taşralardaki denetimsizlikle 21 saat gündüz dersi olan bir öğretmen 19 saate kadar dyk'larda öğrenci sayısı da fazlaysa ders alabilir. bu da aylık 2100 tl ek ders ücretini çok rahat getirir. e öğretmenler hesaplayan adamlar ve memur sınıfında olup maaşı diğer memurluklara göre düşük olunca çareler de böyle bulunuyor.

    işin matematiği budur. vicdani olarak değinmek sadece benle olacak iş değil, ben kurs vermeyi istemedim. kaldı ki okullarda öğretim namına bir şey kalmayınca eğitimsizlik aldı başını gitti. o zorunlu eğitimi 12 yıla çıkarmak ama sıfır donanımla mezun etmek sadece asayişin bozulmasını kısa dönemlerle erteleme çabasıdır. mesleki eğitim deseniz zaten onu da sıfırladılar. atölyeler 50 yıl önceki teknoloji enkazı makinelerle kaldılar.

    son olarak günde 12 saate kadar öğrencilere ders anlatılan ama oecd sıralamasında sonda top toplayan bir garabet sisteme dinamit koysalar bundan daha kötü olamaz.