şükela:  tümü | bugün
  • her ne akla hizmetse cuma ogleden sonralarina bazi ogretmenlerinin(!) dersi koyulmayan ve bu ogretmenlerle cok ama cok iyi gecinen ogrencilerin o ogretmenlerin verdigi derslerden cok rahat gecebilmesi ile unlu, prefabrik ten kurtulduktan sonra gelen gideni aratir misali izmir in en uzak ve soguk yerine tasinan (tinaztepe kampusu) ayrica guclu doner sermayesi sayesinde laboratuvar olanaklari surekli iyilesen biricik bolum...
  • 1997 yılında kurulan; ancak 1999 yılında ilk öğrencilerini alan, tınaztepenin son otobüs durağının yanında, bilgisayar, maden, jeoloji mühendislikleri bölümleri ile aynı binayı paylaşan, şimdiye kadar hiçbir bölüm dersinin yaz okulunda açılmadığı güzide bölüm.
  • yazmak için düşündüğüm ve yazacak birşey bulamadığım
    yazıp yazıp sildiğim bölümüm.her gün sabah yerleşke otobüsünde kalabalığın kolları arasından gördüğüm yerlerin kasveti altında ezilmiş olmamın getirisi sanırsam bu durum (bkz: deu tınaztepe kampusu).
    herşeye rağmen severiz kendisini napacaksın ekmek teknesi.
    birde 2 vize olmasada öğrenciliğimizi hatırlasak süper olacak ama...
  • http://web.deu.edu.tr/metalurjimalzeme/ adlı bölüm sitesi bulunmaktadır.
  • araştırma görevlilerinin, öğretim görevlilerinden daha sıcak kanlı ve ders anlatım konusunda daha başarılı olduğu bölüm. yaşını almış profesördense, genç ve samimi hocalarla diyalogda olmak daha iyi.
  • yazılmaması, girilmemesi gereken okul.

    mezun olduğum okul, severdim de okulumu. bucayı, tınaztepeyi değil elbet. izmiri filan. eğitimi de iyi sanırdık. en azından oryantasyonda dediler "bizim eğitimimiz itü, ödtüden iyi" diye. okula yeni gelmiştik, gaza geldik, inandık.

    görmediğimiz laboratuvar aletlerini kullanmayı öğrendik. tek bir koridordaki 8 laboratuvarında olanlara da uzaktan baktık. sertlik cihazı bozulacak diye 3 sertlik testi yapınca vickers testini öğrendik. kutu fırında kendi bulduğumuz alüminyumu erittik, alaşım elementini kendimiz bulduk, tuğlanın ortasını delip üzerine rulmanı telle tutturarak kalıp yaptık. bir mikroskoba sırayla baktık. kendimiz bir şeye bakmak mı istedik? sağolsun asistanlar baktı biz de uzaktan izledik. beş bölüme ev sahipliği yapan güzel bir binamız, çok da güzel bir avlusu vardı. üç yıl avlunun kapısı açılmadı camdan avluya baktık. bank yoktu taşa oturduk.

    gelgelelim takke düştü kel göründü. bir hafta içinde hem itü hem ödtünün laboratuvarını gördüm. görmez olaydım. aman yarabbi küçük çaplı bir dökümhaneye adamlar laboratuvar diyorlar. laboratuvarlarının içinde vinç var, ödtüde üç tane indüksiyon ocağı var. enjeksiyon döküm makinası var. metalografi laboratuvarı internet kafe gibi. yanlış saymadıysam sadece öğrencilere tahsis edilmiş 14 mikroskop var. tem, xrf var. adını duymadığım aletler, adını duymadığım çalışma alanlarına özel laboratuvarlar var. her şeyden öte bölümün kendi kantini var.

    kabul edelim ki bazı şeyler parayla, yılların birikiminin etkisi de var tabi. ama öyle konular var ki doğrudan zihniyet farklılığı. ben de beklemiyorum 14 tane mikroskop olsun, xrf olsun, tem olsun vs. olsun. ama bir avlunun kapısını açmak, binanın önüne bank koydurmak, sem'in başına öğrenci oturtmak, bırakın sem'i optik mikroskobu öğrenciye kullandırmak, kullanacağı malzemeyi ve ekipmanları temin etmek çok zor olmamalı.

    iş ilanlarında görünce derdim "neden ödtü mezununu arıyorlar" diye. artık demiyorum.

    metalurji ve malzeme mühendisliği güzel meslek, okuyun. ama dokuz eylülde bu is olmaz. seneye şansınızı tekrar deneyin. mühendislik okuyacaksanız itü ve odtüden şaşmayın.
  • bugün yüksek lisans sınavına girdiğim bölüm. siz, siz olun ve uzak durun. benim son tercihimdi. iyi oldu valla, kazanamayacağıma memnunum.
    sonuç: ne deü fen bilimleri enstitüsü ne de bu bölüm, izmir'de olmaktan başka en ufak bir beceriye sahip değiller.
    irdeleme: burada okuyacağınıza gidin sakarya'da ege'de falan okuyun. en azından şark kurnazlıkları ile önünüzü kesemez bu çınarlar.