şükela:  tümü | bugün
  • sanırım daha çok dramalarda herşeyin düğümlendiği anda falan ortaya çıkıp herşeyi düzelten elemana verilen isim.
    gökten inen makine tanrı.
  • red alert expansionu aftermath'in son bolumunun adi.
  • schmerz in çok güsel bi şarkısı..
  • liv kristinein album ismi de bu olmaliydi.
  • eski yunan trajedilerinde iyice dallanip budaklanan kontrolden cikan oyunu bir sonuca baglamak icin gokten tanri indiren, kazma yontem
  • "tanrı büyüktür,herşeyi çözer" klişesinin arkaik açıklaması.
  • machina kismi sundan gelir; antik tiyatroda, tanriyi oynayan aktor, bir duzenek (machina bu oluyor) yardimiyla havada tutulur... ve daha once de dendigi gibi, tanri 'gokten' iner, sorunlari aninda cozer. son.
  • bir smashing pumpkins albumu.
  • tiyatro sanatının klasik terimlerinden.şöyle ki;klasik tiyatroda yani trajedyada içinden çıkılmaz durum ve felaketlerde tanrının yardımı dilenir ve gökten inen tanrılar bu alet(deus ex machina) ile yeryüzüne iner ve sorun çözülür.genellikle sonda ölüm vardır trajedyalarda.
  • tanri makinasi.
    genelde sahnenin üzerine tellerle sarkıtılmış kutsal varlıklardır. ama degisen sanat anlayisi ve gunumuz kosullari sebebiyle bir cop kutusunu*, bir zili*, suvarileri*, polisi* ya da bir kucagi* ifade edebilen bir deyime donusmustur.
    bu kelimeleri bir deyim olarak degil de kokeni dolayisiyla antik tiyatroda incelemek insan dogasi hakkinda aydinlatici olabilir. nitekim antik donemdeki hersey insan dogasi hakkinda aydinlaticidir.
    baktiginiz her yerde gorebileceginiz gibi, tragedyalarda; ki klasik tiyatro tamamen tragedyadir, karakterler; ki onlar da gercek hayattan insanlarin karikaturleridir, genellikle kisiliklerindeki zaaflardan, bazen de cevrelerindeki dallamalardan dolayi cozulemez karmasiklikta durumlara duserler.
    bu durumlar herbirimizin hayatinda karsilastigi sorunlardan, bir takim tanri, kral, gelenek, tanri yasalari gibi dogmalarla ayrilirlar. mesela kral yemek yerken gegirdiysen, senin kanindan olan ve fakat nikah dusen birini ay dogarken cizip kaniyla atalarinin topragini sulamak durumunda kalabilirsin. tabi bu kisiyle nikah dustugu icin zaten bu kisiye asik falan olmussundur, cizemezsin, kiyamazsin, zaten hatun da delidir, soylemleriyle, tavriyla vs seni acayip korkutuyodur, hali hazirda 'beni oldurursen apollon dussun pesine, athena avlasin seni cikmaz sokaklarda' gibi lanetler de okumustur. isin sonunda ya sehirden kovulmak (o donemlerde -antik yunan, helenistik- hersey tanidik iliskileri sayesinde isledigi icin, surgun tum fonksiyonlarin durmasina denk gelmektedir) ya kralin ascisi tarafindan katledilmek ya da sevdiginden olmak vardir ki, hatirliyorsaniz bu son secenekte pesinize tanrilar dusecektir. iste bu durumdayken icinde ovguler ve yalakaliklarin bini bir para olan, tabi ki gelmis gecmis butun tanrilar ve krallara yakardiginiz monologlar yapmalisiniz, yalvarmalisiniz, yerlerde yuvarlanmalisiniz. sonra da bencil bir korkak oldugunuz icin tanrilarin bilmediginiz gazabini goze alip surgunu alamadiginizdan, ayrica butun o gururunuza ragmen hickimseye karsi gelmeyi basaramadiginizdan kuzu kuzu sevdicegi oldureceginiz mekana gidersiniz. sikildiniz biliyorum. ama hayat(oyun) bilmiyor. o sirada bir ulak* ucar ve size babaniz ve kizkardeslerinizin birtakim manyaklar tarafindan olduruldugunu haber verir. hah tamam kivama geldiniz. bu noktada sahnenin tepesinden bir duzenek yardimiyla birisi iner. bu kisi gokten geldigi icin ve de kendinden cok emin oldugu icin onun bir tanri oldugunu dusunursunuz. sirf siz degil gozyaslari icinde bicagi bogazina dayadiginiz sevdicek, oldur oldur diye tempo tutan taraftarlar*, midesi hala bulanan kral ve ascisi da oyle zannederler. nitekim tepeden inen, 'ben ululardan ulu bir tanriyim ve burada her ne yapiyorsaniz durmanizi emrediyorum' der. durur hersey. sevdicek ve siz gider babanizdan kalan malikanede miras yer mutlu mutlu yasarsiniz. kral kendine kulaklik alir. asci asiri duygu ve heyecandan patlayarak olur, babanizin ve kizkardesinizin olumune dayanamayan erkek kardesiniz kendini oldurur. oyun biter.
    simdi bu kadar cok konusmamin sebebi sudur ki, bu deus ex machina denen seytan icadi insanlarin icindeki 'bir yerlerden yardim gelecek' inanisinin bu kadar prim yapmasinin sebeplerinden biridir. kaderciligin, du bakalim nolcak bekleyisinin antik tiyatro yazarlari tarafindan kiskivrak belinden yakalanisidir. insanin icindeki kurtarici bekleyisi dogal bir fonksiyon olarak vardir. bu tarz makineler bu fonksiyonu besler, giydirir, sacini tarar, ozenle buyuturler. birakin insanin kendi kendini kurtarmasina olanak vermemeyi, boyle bir fikrin olusmasina bile olanak vermezler. insan basini belaya sokar, tanri kurtarir. kendi kendini kurtarmaya calismak, el yordamiyla cozum aramak sonucsuzdur bu oyunlarda ve hayatta, abesle istigaldir.
    bu duzenegi iceren oyunlar okunurken ve ozellikle seyredilirken yukaridan makinenin indigi anda, verilen bu delirtici mesaja karsi isyanim beni ayaga kaldirmaktadir, cigerlerimi doldurup soyle haykirtmaktadir: yardim yolda degil! tekrar ediyorum. yardim yolda degil!***