şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: refika)
  • annemler yeni evlendiklerinde üst katta hostes rus bi hatun kalıyormuş.hep gecenin bir yarısında gelirmiş eve, artık uçuştan mı yoksa eğlenceden mi geliyor bilinmez.topuklu ayakkabıyla gezinmeye başlıyormuş e tabi bizimkilerde tak tuk sesiyle uyanıp homurdanmaya başlıyorlarmış.baya zaman böyle gitmiş ama bir gece artık babam dayanamayıp üst kata çıkmış tabi ingilizcesi falan yok anlattığına göre tak tak diyip ayakkabılarını göstermiş kadına bide işaret ve orta parmağını kullanarak yürüyen adam takliti yapmış falan kadın anlamış.ne kadarı doğru bilemiyorum ama ne yaptıysa kadın bir daha ses mes çıkartmamış.

    şimdiye gelince ordan taşındık artık farklı bi evde kalıyoruz. şimdiki sorunumuzsa alt komşumuz.geçen sene kalan televizyonun sesini sonuna kadar açmadan rahat edemezdi.sağolsun sayesinde**** hiç bir diziyi kaçırmadım.össye hazırlanırken odamda oynuyorlardı sanki diziyi ama çok sürmedi birgün eeeehh diyip indim aşşaya uyardım.kıstı az buçuk televizyonun sesini en azından artık yan odada oynar oldu dizi.*

    ama bu sene gelenler pek fena mesela şu an saat 2:51 kadın çocuğuna bağırmakla meşgul 'berke hayır önce bu oda toplanıcak sonra televizyon izlersin' diye ki şu an uyuyor olsam eminim daha çıldırtıcı gelirdi o ses.amma velakin bu sefer aşşaya hayatta inmem uyarmak için, cüssem yetmez çünkü.evin erkeği** biraz nasıl denir şeyyy çok afedersiniz kamyoncu gibi bir cüsseye sahip ürkütüyor insanı.yan komşular uyarsın diye bekliyoruz.amin.

    (bkz: başıma bir iş gelmeyecekse alt komşumu sevmiyorum)
  • sanırım bu bahsedilen bizim alt komşudur.şöyle bahsedeyim ki , bizim alt katta çok tuhaf bir çift yaşıyor.genelde çok yüksek sesle kavga ediyorlar, kalan zamanlarda da ya saçmasapan filmler izliyorlar ya da çok yüksek sesle horlayarak uyuyorlar.
    mesela benim odamın camı , havaların sıcak olmasından ötürü tüm yaz açıktır.eh alt kattakilerin de açık olduğundan dolayı, kadının kardeşiyle yaptığı telefon konuşmalarından, bi akrabalarının yakında evleneceğinden,geçenlerde pikniğe gitmek için sabah sekizde evden çıkmaya karar vermelerinden falan hep haberim var.yani özel hayatları diye bişey kalmadı benim nazarımda.
    bi de bunlar geceleri 3-4 gibi çok tuhaf düşük bütçeli amerikan filmleri izliyorlar. dün tam yatmışım uyuycam, : televizyonun sesini daha da açtılar . uykuyla uyanıklık arasında hatırladıklarım da şunlar;adam ajandır ve apar topar gitmesi gerekmektedir, karısı ve çocuğu bunu uğurlarlar. şu replikler yaşanır>> -(çocuk) seni özlüycez baba! -(adam) ben de özlüycem, sizi seviyorum. -(kadın) tamam!. arada da birileri ,eyalet mahkemesi, eyalet mahkemesi! diye bağırır...sonra uyumuşum muhtemelen de rüyamda eyalet mahkemesi görmüşümdür.
    alt kattaki çifte gıcık oluyorum ama gürültü yapıyorsunuz diye şikayet etmek de işime gelmiyor çünkü, meraklı bi komşuyum ve başka türlü aksiyonlarını da merakla bekliyorum...ben zaten bbg de izlerdim zamanında.
  • bir de sizi sabahın üçünde inlemeriyle uyandıran saygısız komşular vardır, ertesi gün bir sürü işiniz gücünüz olduğu halde kulak kabartmadan rahat edemezsiniz.
  • ben de böyle bir komşuyum, çoğu zaman müzik dinleyip şarkı söyleyen iğrenç sesli olarak. yine de bizi yıllarca tadilat, çekiç matkap sesleri eşliğinde yaşatan üst komşumuzla yarışmaktayım. öyle ki evlerini çok merak ediyorum, o kadar tadilattan sonra neye benzedi acaba o ev.
  • odamın duvarını paylaştığım yan apartmandaki komşulardır.

    anladığım kadarıyla burası çocuk odasıdır, bunu bir kadının sabah akşam bağırarak çocuğu tehdit etmesinden, dövmesinden, çocuğun da ağlama sesinden biliyorum.
    çocuğun odasında bir adet bilgisayar vardır. sanırım benim duvara yakın bir yerde duruyor. bunu da kadının depreşip depreşip açtığı ebru gündeş şarkılarının adeta odamda çalmasından anlıyorum. bir de eşlik ediyor ki kadının ağzını duvara vurarak dişlerini dökmek istiyorum zaman zaman.
    evde bir de baba vardır. bunu da ara sıra kadınla bir olup çocuğa bağırmalarından anlıyorum. baba bunun dışında etkisizdir, ya da etkisini benim duvara uzak bir yerlerde göstermektedir.
    evin kadınının sürekli beraber dedikodu yaptığı yakın bir akrabası veya arkadaşı vardır. ikisi de birbirinden beterdir.
    bu kadın, (evet bu kadın) evinde haftaiçi gecenin bir vakti şangada şungada kına gecesi yapmakta sakınca görmez.
    evin çocuğu olacak çocukcağızın bugüne kadar flüt çalmak dışında bir zararını görmedim (saat 11di ama olsun), hatta normal bir çocuk gibi davrandığına sevinmiş bile olabilirim. canım benim.

    bunlara rağmen bu komşuların bir kere olsun kapısına gidip bir şey söylemişliğim yok. zira kelimelerine kadar seçebildiğim bir dedikodu seansı sırasında hafifçe duvara tıklatmam üzerine "noooluyoo beaaa gerizekalıleğaaar" diye bağıran bu kadından korkuyorum.
  • bir üst modeli de 7 ay boyunca tadilat yaparak çıkardığı ses yetmezmiş gibi, nasıl becerdiğine hala akıl sır erdiremediğim bir şekilde, merkezi ısıtma sistemini gün aşırı (abartmıyorum, 3 ay boyunca gün aşırı) sökerek hem komşusunun sinirlerini o seslerle bozan hem de donduran komşudur. saygısız demek az kalır, annesiyle ilgili saydırmak daha rahatlatıcı, bahsi geçen komşu evine taşındıktan sonra günün her saati kendisine müzik yayını (canlı ve banttan) yapmak yatıştırıcıdır. ayrıca intikam soğuk yenen bir yemektir. evet.
  • emin değilim ama bu ben olabilirim. komuşularıma sorduktan sonra kesin bişey söylerim..
  • belki de kendisi devamlı noise müzik yapan komşudur ama değeri bilinmiyordur.
  • sadece gülümsediğinizde görmüştür dişlerinizi, bu yüzden gecenin bir yarısı aşırı gürültü yapar bu sevgili komşu. bu durumun devamlılığından kurtulmak için hemen inip, gösterin ona dişinizi. *