şükela:  tümü | bugün
  • develi fenerbahçe’nin büyük ayıbı

    18 yıldır abd’de yaşıyorum. istanbul’a her geldiğimde yapmayı iple çektiğim şeylerden biri develi fenerbahçe’ye gitmektir. develi daha develi olmadanki halini iyi bilirim. 1997-1999 yılları arasında istanbul’da bir amerikan şirketinde avukat olarak çalışırken ve develi daha fenerbahçe’de yeni açılmışken eşimle oraya sıkça giderdik. bizim için özel bir yeri vardı. sonraları ancak abd’den istanbul’a her geldiğimizde gidebilsek de develi’nin kalitesinden ve müşteri hizmetinden hep memnun kaldık ta ki 5 ağustos 2017 günkü öğle yemeğimize kadar.

    bu yıl 4 günlük istanbul gezimizde avrupa yakasında kalmamıza rağmen fenerbahçe’ye akraba ziyaretine gelmemizi de vesile ederek istanbul’a veda yemeğini develi fenerbahçe’ye denk getirdik. ertesi günü yoğun tempomuza geri dönmeden önce develi’ye gideceğimiz için çok heyecanlı ve mutluyduk. ben abd’de göçmenlik ve vatandaşlık avukatıyım ve eşim de doktor. türkiye’de her zaman özlediğimiz ve düşlediğimiz lezzettlere eşsiz manzara ve nezih bir ortamda kavuşmak üzereydik.

    önden mezeler geldi. içli köfte, fındık lahmacun ve çiğ kötfenin hepsi birbirinden güzeldi. kebap siparişlerimiz geldikten sonra masadaki herkes çeşit çeşit kebaplarını henüz yemeğe başlamıştı ki olanlar oldu. ben çok beğendiğim fıstıklı kebaptan oğluma da tattırmak üzere ayağa kalktım ve çatalımda kebapla masanın karşısına ilerlemeye koyuldum ki can havliye sıçrayıp bağırmaya başladım. hemen sonra gri bir kedinin masanın civarından kaçtığını gördüm. uzun beyaz pantalonum kanlar içindeydi, canım acıyordu ama ne olduğunu tam anlamamıştım. meğerse masanın altında dolanan kedi beni çırmalamış, çırmıklardan biri daha derince olup hayli canımı yakmıştı. ikinci çırmık daha hafifti. bacağım kanlar içindeydi. olayın üzerine hemen garsonlar ve daha başka restoran yetkilileri geldiler, çok defa özür dilediler, ve batikon getirdiler. benim elim ayağıma dolaştı bir anda. kızkardeşim beni lavaboya götürüp bacağımı bol sabunlu suyla yıkamaya yardım etti. eşim ise develi’nin verdiği batikon ve oksijenli suyla ilk müdahaleyi yaptı.
    kebaplardan masadakilerden çoğu ancak bir lokma almışlardı. herkesin yemeği kursağında kaldı. kanama olduğu için develidekiler florance nightangale hastanesine gitmemizi önerdiler. yemekleri olduğu gibi bırakıp gitmek için hazırlanıyorduk ve eşim hesabı istedi. getirdikleri kedi çırmığı indirimli hesap ve bir sürü özür istanbul’un en iyi yeme içme mekanlarından biri olan develi’ye hiç yakışmadı. o sırada aklımdan geçen tek şey bir an önce hastaneye gidip pansuman yaptırmak ve acıyı dindirmek idi. pantalonumu kaldırıp yaraları ve kanamayı gösterdim ve bunun kabul edilemez bir şey olduğunu söyledim ve verilen cevap şu oldu ”kedileri müşteriler beslemek istiyor biz ne yapabiliriz ki?”. kardeşim ya sokak kedisini işletmene almazsın ya da evcil kedi beslersin ve bütün aşılarını yaptırmış olursun. senin müşterini bu şekilde mağdur etme hakkın var mıdır? ben develi’ye gidince masanın altındaki kediden kendimi korumak zorunda mıyım? bugün benim başıma gelen pekala yarın sizin, bir aile ferdinizin veya çocuğunuzun da başına gelebilir.

    develi’ye yakışan ne olurdu? develi’ye yakışan hanımefendi arabanız var mı, yok ise size hemen taksi çağırıp hastaneye gönderelim olurdu. biz bu kediyi gözetler size durumunu haber veriririz olurdu. kuduz olaylarında hayvanı 10 gün gözlemlemek gerekiyor. bu 10 günde hayvan iyi ise risk azalmış oluyor. bir ihtiyacınız sorunuz vs. olursa müdürümüz şudur bizi arayın olurdu. sizde bize numaranızı verin sizin sağlık durumunuzun nasıl olduğunu soralım demek olurdu. develi’nin yemek kalitesine yakışır ondan beklediğim hizmet anlayışı bu olurdu, şimdi ise develi benim için artık kendisine güvenemediğim bir sevgili gibi, yüreğimde buruk bir acı...
    olaydan sonra etraftan bir taksi çevirip hemen florance nightangale hastanesine gittik. florance nightangale’deki doktor bayan olayı anlatınca ve yarayı görünce hemen bir pansuman yaptı ancak kuduz ve tetanos aşısı olmam gerektiğini ve bunları ancak haydarpaşa numune hastanesinde yaptırabileceğimi iletti. oradan hemen haydarpaşa numune’ye gittik.

    haydarpaşa numune’de durumu anlatınca hemen beni acil kırmız alana aldılar. oradan enfeksiyon hastalıklarına yönelttiler. enfenksiyon hastalıklarında çalışan hastabakıcı bay bana çok yardımcı oldu, hem beni rahatlattı, hem aşılarımı yaptı, hem de hemen ertesi günü abd’ye döneceğimiz için çok kolaylıklar sağladı. yoksa yurtdışına çıkışım bile çok zor olabilirdi. çünkü kuduz aşısı 1 ay içinde ve 5 ayrı günde vurulmak zorunda ve devlet bunu takip ediyor ve bildirimi de zorunlu. nitekim bütün vakaların kaydı tutuluyor. buradan bütün haydarpaşa numune sağlık görevlilerine ve özellikle de bizle yakınen ilgilenen hastabakıcı beye teşekkürü borç bilirim. ayrıca sohbet sırasında hastabakıcı beyden öğrendiğim bilgilere göre haydarpaşa numune’ye her gün en az 100 kedi çırmalama vakası geliyormuş. bu aşıları devlet ücretsiz olarak vatandaşa yapmakta.

    bu arada babam olay sonrası büyükşehir belediye şikayet kısmını aradı. ismini ve soyadını aldılar ve kadıköy belediyesi zabıta bölümünü aramasını söylediler. maalesef kadıköy belediyesi zabıta bölümü de kaymakamlıkta tüketici köşesini arayıp şikayetimizi oraya bildirmemizi söylediler. bizde ertesi günü abd’ye döndüğümüz için devamını getiremedik.

    böyle bir vaka abd’de başıma gelseydi hem develi, hem yerel belediye, hem de büyükşehir belediyesinin başı ciddi belada olurdu. develi fenerbahçe sokak kedisi barındırıp kedinin beni işyerinde çırmaladığı için, yerel belediye başıboş kedileri toplamadığı ve halk sağlığı riski yarattığı için ve büyükşehir belediyesi ise yerel belediyenin sokak hayvanlarını toplamayışını iyi denetleyemeyip halk sağlığı riskini kontrol edemediği için ayrı ayrı sorumlu bulunurdu. benim ilk ve en önemli amacım aynı olayı başka birinin yaşamaması. onun dışındaki her şey keyfe keder...

    hem ailem hem de ben manevi olarak çok üzüldük, moralimiz bozuldu, korktuk. dört gözle beklediğimiz develi fenerbahçe tatilimizin son gününü ve yolculuğumuzu zehir etti. almanya’dan gelen arkadaşlarımızla buluşamadık. şimdi de abd’de kuduz aşılarının devamını olacağım ve durumu takip etmem gerekiyor. bu aşılardan birisini dün hastanenin acil bölümünde oldum. artık hayat boyu da kuduz aşısı karnemi beraberimde bulundurmamı öneriyorlar. develi fenerbahçe, bir insanın değeri hiç bir zaman önem verdiğimiz hayvanların değerinden az olmamalıdır.
  • --- spoiler ---

    abd, ben avukatım, ben avukatken ve eşim doktorken, abd, develi, avukat, doktor.
    --- spoiler ---
  • başlığı devlet bahçeli' nin en büyük ayıbı diye okudum geldim. çok yanlış gelmişim çıkıyorum.
  • ayıp veya rezalet yok.

    komşu kızı da bana vermedi zamanında ama ben istediğim olmadı diye sözlüğe yazmadım.

    ayıp veya rezalet ile beklenenin olmaması farklı şeyler.
  • amerikan başkanı dahil herkesi devreye sokmak gereken elim hadise.
  • özet: amariga'da oturuyorum. ben avukatım. eşim doktor. develi'de ayağımı kedi "cırmaladı", beni arabayla eve bırakmadılar. kediyi gözlemlemediler. kedi kuduz olabilir. rezalet.

    ayıp kategorisinde olmayan tutumdur.
  • bence restoranın tek ayıbı mücbir sebeple yenmeyen yemeğin hesabını almaları olmuş. onu dışında rezalet görenedim ben. türkiye'de avukat olduğum için de görememiş olabilirim tam bilemedim şimdi.

    edit: restaurant --> restoran
  • (bkz: #69373121) entrysinde belirttiği üzere amerika'da 18 yıldır yaşayıp tl maaş alan bir insanın dramıdır. geçmiş olsun.