şükela:  tümü | bugün
  • hollanda nin dogusunda yer alan bir sehir. hollanda nin en onemli ticaret merkezlerinden biriymis eskiden. gunumuzde ise matbaalarla dolu bir sehir.
    oyuncak muzesi, 15. yy dan kalma buyuk kilise de denilen lebuïnuskerk, eski kadinlar hapishanesi (kacmaya calisip yakalanan bir kadinin anisina camdan asagiya carsafla bir kadin figuru sarkitmislar) gorulmeye deger bir kac yapidir, ancak deventer kesinlikle bunlarla sinirli degildir. sehrin gobeginde, sadece yazin acik olan artik bir kiliseye donusturulmus olan bir sinagog u bile vardir, pek cok kisinin bilmedigi. unutmadan, hollanda nin en onemli tarihi binalarindan de waag da buradadir, tarih muzesi olarak hizmet vermektedir. her yil agustos ayinin ilk pazar gunu duzenlenen deventer boekenmarkt vardir, yani kitap pazari. avrupa'nin en buyuk kitap pazaridir. kitap demisken her yil aralik ayinda*yapilan dickens festivalini de unutmamak gerekir. insanlar dickens in kitaplarindaki karakterlere burunur, sokak cocuklari, dilenciler, sarhoslar, asiller gunumuze geri doner. noel sarkilari soylenir, kadinlar secme hakki icin sloganlar atarlar, saticilar mallarini sergilerler. her sey size o donemin londrasini hatirlatir. bu festivalin yapildigi walstraat a*girmek epey zor olur. ama guzeldir.
  • hollanda'nın overijssel eyaletine bağlı yaklaşık 100 bin nüfuslu güzel kenti. bu nüfusun hatırı sayılır bir kısmını türkler oluşturmakta olup, rotterdam'dan sonraki 2. türk konsolosluğu da yine bu şehirdedir. aynı zamanda 10 ay boyunca ikamet ettiğim bu güzide yer, hollanda'nın en yaşanası mekanlarındadır kanımca. zira, şehir kendi içinde ihtiyacınız olabilecek her şeyi kapsamakta ve mevki itibariyle hem almanya sınırına, hem de amsterdam'a yakındır. haftasonu sıkılmazsınız, rahatlıkla "haydin şöyle bir gezeyim göreyim, şuraya buraya gideyim" diyebilirsiniz. yanı sıra, hafta sonları deventer da kendi içinde eğlenceli bir yer olabilir, güzel havalarda ijssel nehri kıyısındaki cafelerden birinde oturabilir, gelen geçen ufak çaplı gemileri, yaz aylarında nehirde jet ski yapan insanları izleyebilirsiniz. cuma sabahları ve cumartesi tüm gün brink meydanında kurulan pazardan muhtelif tüm ihtiyaçlarınızı giderebilir, daha sonra da yorgunluğunuzu yine brink'te bulunan cafelerden birinde giderebilirsiniz. en idealleri de sjampetter, cafe del mar, de waagschaal ve türevleridir. yapılabilecek bir başka aktivite de havanın güzel olduğu bir zamanda lebuinuskerk'e tırmanıp, deventer manzarasını seyretmektir.

    damak zevkinize uygun, türk de dâhil olmak üzere her çeşit mutfağa sahip restoranlar da bolca mevcuttur deventer’da. restaurant fj, ‘tarsenaal, de keizerskroon, la sardegna, chez antoinette, el popo, bella roma, la bistro navet, ozan, da mario en bilinen ve tercih edilenleridir.

    ufak çapta bir öğrenci şehri olmasından dolayı da, her ne kadar kendinden öyle bir performans beklenmese de, azımsanmayacak bir gece hayatına sahiptir. eğer kalabalık bir arkadaş grubunuz varsa ne ala, zira hiç sıkılmazsınız. hatta bir gecede 5-6 mekan dolaşmanız mümkün. de joffer, zinc, murphy’s, de boemel, luxor, elegast, ve burgerweeshuis deventer öğrenci takımının mütemadiyen takıldığı yerlerdir. müdavimi olduğunuz takdirde bilimum tüm barmen ve doorman leri tanıyabileceğiniz bu mekanlarda bir süre sonra hatırı sayılır bir itibarınız oluşabilir. (bkz: kendimden biliyorum)

    böyleyken, civar büyük kentlere göre nispeten yaşanması daha ucuz ve güvenli bir şehir olan deventer’ın hayatımdaki yeri bir ayrıdır, bir nevi memleketim olmuştur.
  • mümkün olduğunca bir ortaçağ avrupa şehri görüntüsünü koruyabilmiş, göçmen popülasyonu yoğun bir hollanda şehridir.
  • ıjssel kıyısındaki muhtesem evleri ve talamini isimli italyan kökenli bir musevinin sahibi olduğu dondurmacısı ile hatırımdadır her daim. hollandanın en eski evi de deventerdedir ayrıca.
    bert van marwijk, marc overmars, demy de zeeuw, paul bosvelt gibi ünlü futbol adamları da yetiştirmiştir.