şükela:  tümü | bugün
  • adalet anlayışı, en geniş tanımıyla, herkese ve her düşünceye karşı objektivite içerdiğinden, asla gerçek olamayacak önerme. çünkü devletlerin yaşaması, kendini savunan insanların/düşüncelerin çıkarına bağlıdır ve doğal olarak adalet anlayışları da bu noktadan şekillenir. ancak çıkar amaçlı yapılan manevralar, yani adaletsizlikler, "adalet" şeklinde yutturulduğu ölçüde "vatandaşın sempatisi" kazanılır. yani her tür devlet, o ya da bu şekilde kendini meşrulaştırabildiği sürece güçlüdür.
  • tatar ramazan sürgünde filminde bir replik.

    'devlet adil olduğu sürece güçlüdür. hükümet adamları kanun çerçevesinde kaldıkları zaman sözleri geçerlidir.'
  • (bkz: geçersiz önerme)

    devlet adil olmasa da güçlü olabilir. bu tamamen vergi mükelleflerinin onu nasıl anladıklarıyla ilgilidir. devlet ancak ve ancak vergi mükelleflerinin bu yapının soyut bir kavram olduğunun farkında oldukları sürece adil olabilir. bizimki gibi kültürlerde devlet, baba figürü gibi, hata yapsa da, hatta vatandaşlarına bazen ciddi zararlar da verse "o senin babandır" cümlesindeki nesne gibi sevilir ve affedilir. devlet bizler için hiçbir zaman hesap sorulunabilinecek bir yapı olmamıştır. hesap sorulamayan bir nesnenin adil olmasını beklemek de aptallık olarak yorumlanabilir. dolayısıyla hesap sorulmayınca devlet de gücünden bir şey kaybetmez. en azından, bu devlet vatandaşları üzerindeki gücünden bir şey kaybetmez.
  • tatar ramazan gibi bir başyapıta da sevimsiz film dendi ya kıyamet kopsa yeridir artık.
  • müthiş bir replik. bugün türkiye'de artan linç kültürünün sebebi zayıflamış devlet otoritesi, kolluk ve adalete olan güvensizliktir. devlet, vatandaş gözünde adaleti sağlayamadığı için insanlar kendi adaletlerini sağlamaktadır. tatar ramazan filminde de vurgulanmasının sebebi budur. sen koğuşlarda adaleti, güvenliği sağlamazsan birileri çıkar o adaleti sağlar demek istiyor tatar abimiz.