1. edebi yönünün yanında, asya tipi üretim tarzı ile ilgili bir kaynak vazifesi de gören, güzide bir kitaptır.
  2. bu kadar geç okuduğuma hayıflandığım kemal tahir eseri.. anlatım dili çok akıcı.. hürriyet'in bir kitap ekinde okunması gerekenlerde ilk sıradaydı bu kitap ve kesinlikle yerini hakediyor..
  3. kemal tahir'in osmanlı kuruluş dönemini kendi yaşamışcasına iyi anlattığı romanı.

    öyle ki okunduğunda bünyede bir çadırda yaşama, bir ata binme, kılıç kuşanma isteği oluşturuyor.
    devlet ana karakterinin o aman da bakınız osmanlı kadını böyle olur duruşu da pek gerçekçi.

    okunası..
  4. bir bölümünde (bkz: yunus emre)'nin yar'dan gayrı her şeyi paylaşmayı savunduğu osmanlı kuruluş döneminde geçen tarihi roman.

    düzeltme: savunduğu yanlış olmuş. aynı bölümü tekrar okuyunca farklı bir anlam çıkardığımı gördüm. tam tersine, tenkit ettiği demeliydim. bölüm şu:

    --- spoiler ---

    âşık yunus ayranı içti, düşünceli düşünceli bıyıklarını sıvazladı:

    -tez sevindin derbeder kaplan!.. moğol düzeni bozup ortalığı düpdüz edip gidince, ne kalır
    geride bakalım? rezil kıyıcı takımına meydan kalmaz mı?

    -kalıversin! rezil takımı kaç para?.. geliriz hakkından...

    -bir avuç esnaf kalfasıyla he mi? yanılmaktasın usta, bu kez ahilik, tutabilemez kendi başına,
    ülkenin düzenini...

    -böyle sıralarda, gelen sahibi çok görmüştür, bizim anadolu’muz arkadaş! kıyıcının domuzuyla
    kan içmeye doymayan gelir. moğol'u aratır ki, gör nasıl? "nedir düşman, tutsak bilir; kaçmak
    nedir, aksak bilir" sözünü yabana atma! anadolu adamı çok düşman görmüştür ve de az biraz
    aksak olduğundan bırakıp savuşamamıştır. bizim baba ilyas'ımız gibisi gelir, sultanı veziri,
    eşrafı ağayı bitirirse onu bilmem!

    -tuttu gene baba ilyascılığın... yahu, aradan bunca zaman geçti, bunca kan döküldü, fukara
    baba ilyas da üste caba gitti, hiç düşündünüz mü, neden kulak asmadı, bu ülkenin milleti,
    "karılardan gerisini bölüşmeli âdemoğlu" lafına?

    -neden?

    -anadolu'da âdemoğlunu hırsa getirecek kadar birikmiş mal yoktur... bunu bilir millet!
    biriktireceği de yoktur. bunu da moğol bilmekte ki, dediğine göre bırakıp gitmekte... ne
    demektir bu? "mal bölüşelim" dediğin çoğunluk gelmez ardın sıra... elinde mal toplanmış
    güçlüler de karşına çıkar. n'olur sonu bunun? baba ilyas caba gider. kolaya sapan herkes caba
    gider.

    --- spoiler ---

    ayrıca: (bkz: baba ilyas)
  5. olumlu görüşler;
    1. ben beğendim romanı, bazı bölümler dışında çok sıkılmadım, özellikle diyaloğa dayalı bir roman olması, betimelemede dengeli tutumu akıcılı artırmış.
    2. dönemin dilinin bu şekilde olmadığı doğru da olsa yine de yazarın dönemle uyumlu olduğunu düşünüyorum. dede korkuta öykündüğü de doğrudur. zaten dede korkuttan çağ olarka uzak değildir. anadolu ve göç elbet değiştirmiştir ama bence iğreti durmamış. bilhassa deyişler, meseller...
    3. karakterler fazlasıyla belirgin, olaylar güzel anlatılmış, insanın gözü önünde rahatlıkla canlanıyor.
    4. romanın sonu hoşuma gitti. kerimin seçimi, zaten yazarın güdülemesi de bu doğrultudaydı.
    5. türkmen yaşamındaki pek çok muhafazakar tabu yıkılıyor. su gibi şarap içiyorlar, cariyeleri ve köleleri var, vb. cesur bir tavır.
    olumsuz görüşler;
    1. zamanbozumlar(anakronizmler) farkederseniz rahatsız edici. o zaman kullanılmayan kağıt para gibi pek çok yerde dikkat çekiyor. şahsen barut ve silahtan şüphelenmiştim. ama o dönemde bu tarz denemelerin yapıldığı doğrudur.
    2. yunus emre karakteri çok yetersiz ve ezik gösterilmiş. özellikle kaplan'la konuşmasında kendini hiç savunamamış, babai olduğu zannı altında kalmış, zayıf bir karakter.
    3. devlet ana karakterini de sevdiğimi söyleyemeyeceğim. kaba, inatçı acayip bir karakter. bacıbey adı ne kadar iğreti, üstelik romana da adını vermiş. tarihi bir gerçek olsa da sinir bozucu.
    4. tek taraflı gözle anlatılmış, biz iyiyiz (osman gazigiller) diğerleri kötü (tekfurlar, dündar, herkes). bizi zorla savaştırıyorlar, biz savaşmak zorunda kalıyoruz, halbuki biz hep barış istiyoruz. pek inandırıcı değil. bence gerçek olan osman beyin müthiş bir stratejist olması.
    5. kadınlar konusunda oldukça sinir bozucu bir kitap. çünkü devir gereği kadın=mal hükmünde. dönem itibariyle ya erkek kılıklıklar ya da cariye, hizmetçi... ve her ne kadar devir gereği ve gerçeği de olsa 13-14 yaşlarındaki kızların mevzubahis olması benim açımdan sinir bozucu.
    6. çapul konusunda diğer konularda olduğu kadar cesur değil. çapul ve ganimete dayalı sistem konusunda çok iyimser davrandığını düşünüyorum.

    sonuç:
    güzel miydi? evet güzeldi.
    başucu eseri mi? maalesef.
    dönemi merak etmeyen biri romanı sevebilir miydi? belki
    bir kadın romanı sevebilir mi? bence hayır
  6. birazda romanın etkisinden olsa gerek devlet ana dedimi zihnimde anca şöyle bir karakter canlanıyor . bak devlet dedimi bunun teorisini hem görmüş hem yaşamış sonrada eğitimini almış biriyim, ancak ne zaman devlet deseler zihnimde canlanan ahada bu .
  7. türkçe romanları küçümseyen, türkçe roman okumayan beni şaşırtıp biz türkler de güzel roman yazabiliyormuşuz düşüncesine iten kitaptır. kemal tahir hayranı olup çıkacaksınız, bir de osmanli hayranı değilseniz de osmanlıları seveceksiniz.

    yıllar önce biri bahsetmişti çok güzel kitap olduğundan ama burun kıvırmıştım. şimdi pişmanım yıllar önce okusaydım bir çok kişiye tavsiye edebilirdim. şimdi bu yazıları okuyanlara da tavsiyemdir. mutlaka okuyun.

    ama ilk 1-2 sayfada kullanılan türkçeden sıkılıp da boşvermeyin. sabredin... şalgam suyu içmek gibi. ilk içtiğinizde hoşunuza gitmiyor.. ilk birkaç sayfadaki tükçe sizi şaşırtacak. devamı gelince bir çırpıda okuyacaksınız.

    amin maalouf kitaplarını okuyup begenenler de bu kitaptan hoşlanacaklardır.
  8. şahsen hayatım boyunca okuduğum en sıkıcı romanlardan biri belki de en kötüsü diye niteleyebileceğim bir kitaptı. öyle ki 550 sayfa okuyup son 100 sayfasında bırakmak zorunda kaldım. kurgusu, zorlama hikayesi ve dağınık anlatımı gına getirmiştir. içinde "tanrıdan başka tanrı yoktur" gibi ilginç cümleler de barındırmaktadır. arabın dini bu kadar zoruna gidiyorsa hiç anmasaydın keşke be kemal tahir.
  9. kendini bu kadar geniş kitlelere okutabilmiş tek tuğla tipi roman. aslıhan ve kerim aşkı güzel, dede korkut üslubuna öykünme göze çarpıyor. oldukça başarılı.
  10. 300 üncü sayfadan sonra dikkatimi verip okuyamadığım roman ya da ben bu aralar akşam eve gittiğimde çok yorgun oluyorum.anadolu selçuklu devleti yıkıldıktan sonra moğol istilası,anadolunun karman çorman olması ve bu ortamda osmanlı beyliğinin kuruluşunu konu alıyor.osmanlıya bakış açınızı değiştirebilir.kitap kurgu tabii ki ama yine de kuruluş zamanlarında gerçek bir türk devleti daha sonra nasıl araplaşmış anlayamıyorsunuz.

devlet ana hakkında bilgi verin