şükela:  tümü | bugün
  • adamın anasını ağlatan işlemdir
    önce dilekçe yazıp suratsız memura verirsiniz

    "tamam şimdi bunu al bür üst kattaki nöbetçi başhekim yardımcısına imzalat gel"
    -peki.
    ********
    buyrun imzlatıp getirdim
    "tamam şimdi de bunu imzalattığın odanın yanındaki vezneye götür 40 milyon 200 bin lira yatır"

    -eee az önce söyleseydiniz ya?

    "bi şey mi dedin!!"
    yok (ananı skyim diycem ama diyemiyom)

    ****************************

    -buyrun yatırdım.
    "tamam şimdi verem savaşa gidip ciğer filmi al yarın sabah dokuzda burada ol.

    -yarın hepsi biter mi işlemlerin?

    "bilemem yatırdığınız paraya bağlı"
  • devlet memuru veya bilimum memuriyet hayatının başlangıç safhasında yapılması istenilen faaliyet.
  • sağlık ocağından sağlık raporu almak gibi türevleri olsa da olay az çok her yerde aynıdır. sporcuların lisans işlerini kendileri halletmeleri gerektiği durumlarda yapılması gereken işlemlerden bi tanesidir.

    örnek, beşiktaş sağlık ocağında, önce açıkta duran formlardan bi tanesini alır, bilgiler doldurulur, resim yapıştırılır, o bölüm kolaydır. ardından zor kısım; bir sürü yaşlı insanın olduğu ve yeni gelenlerin de sürekli "evladım iki dakka işim var müsaade et" şeklinde önden girdikleri bir sırada sıranın gelmesini beklemektir.

    bu engel de aşıldıktan sonra içeri girilir. doktor gençse iki öksürtür, kalp dinler, tamam der. eğer ki yaşlı ve bezmişse "var mı genç bi sorun?" diye sorar "yok" dersin imzalar ve gidersin.

    lisans dışında okul kaydı falan gibi daha ciddi işler için bir de verem savaş dispanserinden röntgen falan lazımdır ki oralar başka bir başlık oluşturabilir.
  • "bu kadar sabırlı, kararlı ve becerikliyse, sağlıklıdır" hükmüne dayanılarak verilen belgeyi almaktır.
  • almaya direnmek de mumkun.
    mesela tarasna'nin okullu cocuk olarak gitgide buyuyen bir devamsizlik derdi vardir. ustesinden gelmek icin mediko'ya gider "rapor, rapor, nerede, nerede" diye diye, "bir devlet hastanesi adi soyleyiniz", "marmara", "bir bolum adi soyleyiniz", "efendim?" "rapor almak icin basvuracaginiz bolum?", "hmmm, eee, psikiyatri"

    iste her kimdi ise marmara psikiyatri bolum baskani, freud sakalli, donuk bakisli doktor kisi, karsisina oturdugu gibi aglamaya baslar:
    "adiniz", "hueeeeeaaaha", "adiniz", "hueeeha-ta-ta-ras-naaa-hueeea", "ogrenci misiniz?", "hueeehaaaaoonnnuunddeeddooosyavaaryaaa*", "babaniz ne is yapiyor", "hueaaahoooppaalaaa-hueaha", "peki, peki, niye geldiniz?", "uuuuhueehaaarap-rap-rap-por-huuu", "neyiniz var?" "*hikhikhikhik-bilmiyorum-firkfirk", "tedavi oluyor musnuz?", "hikhik-firkfirk-evet-firkfirk", "peki, 3 aylik rapor yaziyorum o zaman", "*uhuuuuuueeeeggghhhkk-hayiiir-eghku", "daha mi uzun gerekli?", "*hayiiir-hueuuuuuuuu-hayiiiiir-1 hafta-uuuuhuuuu", "deli misiniz nesiniz, psikiyatriden 1 hafta rapor verilir mi adama?", "uhuuuu*", "tamam, tamam, sakin olun, 15 gun diyeyim ben", "*hik, hik, firk, tesekkur, firk, fiiirk, ederim."
  • işkenceye dönüşebilir, ben devlet hastanesinde beklerken bir lise öğrencinin okuldan kaytarmak için almak istediği rapor için öğrenciyi rezil etmeleri buna bir örnektir;

    d: doktor
    ö: öğrenci

    öğrenci içeri girer ve olaylar gelişir;
    ö: hmff biraz rahatsızım başım dönüyor
    doktor anında bir reçete yazar
    d: tamam al şu ilaçları birşeyin kalmaz
    ö: rapor da olsa 3 gün olmaz mı?
    doktor niyetini anlar kızgın bir bakış atar
    d: hep siz rapor için gelirsiniz, okumak desek yok böyle diye diye okulu kaytarıyorsunuz birde geleceğimiz size emanet tüh reziller hiçbirşey olmaz sizden
    ö:.............
    d: yaz geldi ya bütün bunlar benim başımda işte işleri güçleri rapor
    doktor düşünür, rapor yazmaya başlar
    d:............
    d: al bakalım rezil seni ahlaksız terbiyesiz anana babana yazık senin, tüh sana
    hemşire rapor üstüne bir işlem yaparak öğrenciye verir, öğrenci kıpkırmızı ve boynu bükük bir şekilde odadan çıkar, bir daha rapor almaya kalkışır mı o bilinmez
  • ilk gittiğimde insan gibi sıramı bekliyordum ama baktim ki öyle olmuyormuş bu işler bakıyorsunuz gelen numarada kimse girmiyor kimseye çaktırmadan o numara sizin gibi içeri dalmak gerekiyormuş...
    öbür türlü davranırsanız işinizi değil bir hafta bir aydan önce bitiremezsiniz..butun doktorlara kendinizi acındırın, işinizin ne kadar acil olduğunu anlatmın hatta arada kullanabileceğiniz ne kadar tanıdık varsa da sokun..
    yoksa o kat senin bu kat benim bütün gün koşuşuturup durursunuz.
  • ankara numune hastanesinden alınması kesinlikle tavsiye edilmez, hayatım boyunca bir günde o kadar çok itilip kakıldığımı hatırlamıyorum.
  • rahat 1 hafta filan sürebilecek bir hadise. gerçektende bürokrasiyi damarlarımızda hissettiğimiz dakikalar, devlet hastanesi sınırları içerisinde olduğumuz dakikalardır. 1 hafta sonrasında raporu alabildiğimizde ise, o kadar hasta adamın içinde kesin bizimde hasta olacağımıza karşı sarsılmaz inancımızla birlikte hafiften antibiyotiksel ve anne kucağını arayan bir şekle bürünebiliriz.
  • (geçen gün eski notlarıma bakarken bunu buldum. 3-4 ay kadar geç oldu. pardon)

    sait çiftçi* için de kendi deneyimimi yazayım.

    sabah erkenden x devlet hastahanesine gittim, telefonda tamam dedikleri halde, sadece haftada bir gün kurul raporu verdiklerini o günün de benim gittiğim gün olmadığını söylediler. e bari diğerini deneyeyim dedim. lakin sait çiftçi'ye ula$tığımda saat 9:45 falandı. herhalde bugün bitmez diye dü$ündüm, ama zaten be$ikta$ta ve yakın, olmazsa yarın da gelirim dedim.

    neysem giri$teki kiosk'tan vezne numarası aldım ardından kapıdan girince sağda bulunan danı$ma'dan hazır dilekçeyi doldurdum. vezneye dilekçe + 110 ytl verdim. raporun damga/imzalarının basılacağı kağıtlar+barkodlar verdi. (her muayenede bir barkod vereceksiniz)

    üst katta sağlık kurulu odası var, orda kayıt yaptılar. haydin kan/röntgene dediler. "kan alma" saat 11:30'a kadar yapılıyor. bu yüzden önce en alt kata indim soldaki bölümde kan verdim. sonuçları almak için persuasion kullanmanıza gerek yok, kurul için bekleyenlerin sonuçlarını aynı gün veriyorlar. normal muayene olanlar ertesi gün alıyor. ardından radyoloji'de kayıt yaptırıp röntgen çektiriyoruz. $imdi sıra muayene olacağınız servisler için strateji belirlemede.

    göz saat 11:00, psikiyatri saat 11:30'da alıyor kurul için bekleyenleri. bu nedenle erken geldiyseniz önce diğerlerini halledin. muayene için a$ağıdaki kiosklarda numara alınsa da, sırada ilk duran muayene olur mantığı var. lakin, kapının önünde bekleyenlere mutlaka sorun. içeride hasta var mı, o servisi mi bekliyorlar. yoksa bo$ bo$ 15 dakika bekledikten sonra, "siz kbb mi bekliyorsunuz" diye sorar, "yoo ben yoruldum burda dinleniyorum" cevabı alır, bir de içeride hasta olmadığını görünce kendinize gülersiniz. zaten normal bir devlet hastahanesi'ne göre makul bir insan kalabalığı olduğu için özel olarak çaba gösterseniz bile en fazla bir gün sürecek bunlar.

    $imdi iç hastalıklarda "ameliyat oldun mu, bir derdin var mı", genel cerrahi'de "otur kalk, elleriniz uzat avuçlarını sık", nöroloji'de "ellerini uzat, yumruk yap, di$leri göster", kbb'de "bir derdin sorunun var mı" diyecekler. saat 11 olduysa göz'e gidebilirsin. burda da merceklerden baktıracaklar. 11:30 olduysa psikiyatri'ye git "psikolojik sorunun var mı, ailende var mıydı" diyecekler. saat 12 olmadan bu raporu en alt kattaki röntgen çektirdiğin yere bırak. röntgenini onaylayıp 13:30'da verecekler. öğleden sonra git onu al. giri$ katındaki laboratuvardan kan sonuçlarını al. üst katta kbb için muayene olduğun odaya git, orda onaylat. giri$ katına in onay/mühür'deki kadına onaylat. (not: bana "bu resimdeki sen misin" diye sordu. "amcam için alıyorum. o gelemedi, kusura bakmasınlar dedi" demek vardı) vezne'den sonra gittiğin odaya tekrar git ve çıkı$ kaydını yaptır.

    bürokrasiye o kadar alı$mı$tım ki, "ne yani bu kadarcık mı" diye sormu$um..
    sonuç: 9:45'te girdim 11:45'e kadar dolandım. 13:30'da girdim 14:02'de i$im bitti. ne kadar sürdüğünü siz bulun.