1. devlet memuru veya bilimum memuriyet hayatının başlangıç safhasında yapılması istenilen faaliyet.
  2. sağlık ocağından sağlık raporu almak gibi türevleri olsa da olay az çok her yerde aynıdır. sporcuların lisans işlerini kendileri halletmeleri gerektiği durumlarda yapılması gereken işlemlerden bi tanesidir.

    örnek, beşiktaş sağlık ocağında, önce açıkta duran formlardan bi tanesini alır, bilgiler doldurulur, resim yapıştırılır, o bölüm kolaydır. ardından zor kısım; bir sürü yaşlı insanın olduğu ve yeni gelenlerin de sürekli "evladım iki dakka işim var müsaade et" şeklinde önden girdikleri bir sırada sıranın gelmesini beklemektir.

    bu engel de aşıldıktan sonra içeri girilir. doktor gençse iki öksürtür, kalp dinler, tamam der. eğer ki yaşlı ve bezmişse "var mı genç bi sorun?" diye sorar "yok" dersin imzalar ve gidersin.

    lisans dışında okul kaydı falan gibi daha ciddi işler için bir de verem savaş dispanserinden röntgen falan lazımdır ki oralar başka bir başlık oluşturabilir.
  3. saglik raporu isteyen kurulu$ tarafindan sizin icin kesinlikle pozitif bir baki$ acisi yaratir. bu zorluklari cekerek bu raporu alabilen ki$i sagliksiz olamaz denilir.
  4. az önce başarıyla bitirdigim eylemdir.

    sağlık raporu dedigin şey de öyle çeşit çeşit olan bişey oldugu için hepsine ayrı bok yemek ve yedirmek gerekiyor.

    bu tecrubeyi kesinlikle yaşamayan bilmeyen insanların okuması için paylaşmak istiyorum:

    - sabah erken gidin. saglık heyeti sıra listesine adınızı yazdırın
    - evraklarınızı verecekler sonra kaç para yatıracaksanız ayrı bir vezneye (evet normalde insan birikintisi olana değil başka bir vezneye) gidip parayı yatırın makbuzu alın. (ben 175 yatırdım)

    - şimdi poliklinikleri gezme zamanı! malesef tur rehberi yok, bunun yerine her kapının önünde yıgılmış bir sürü insan, saat 10da gelmenizi isteyen bir sürü yer olacak! paniklemeyin! o cehennem yıgınları 10 bucuk dedin mi kayboluyor. önce lab. tahlilleri için kan/çiş ne verecekseniz verin, bu arada ben saglık heyetine yetiştiricvem lütfen bu öglene çıksın diye diller dökün , çünkü sormazsanız yarın gel diyorlar. röntgen için de aynen.

    - sonra diğer bölümleri gezin. uyanık olun. dogru durust muayene etmedikleri sadece imza attıkları için, kapı açılır açılmaz imza almam lazım diye kendinizi içeri fırlatın. doktorlar zaten heyet raporu alacak kişilere öncelik veriyor. sadece doktora ulaşmak önemli. cehennem kapısını geçmek gibi bişey işte. çünkü elini koyup kapıya benim sıram!! diye engelleyenler de oluyor.

    - bütün herşey bitince gidip röntgen ve kan tahlili sonucunuzu alın. kan tahlili en erken 1e dogru çıktıgı ve heyet 1 de toplandıgı için bu noktada laboratuardakilere dil dökün (bkz: persuasion). ikna edin 1 e ceyrek kala falan vermeye (ben öyle yaptım)

    - sonra o tahlilleri onaylatacagınız doktor kişisini bulun. unutmayın burası devlet hastahanesi ise, doktor da 1 de yerinde olmaz. doktorun adını ögrenin , herkese sora sora bulun (hedef arkadaslarıyla çene çalarken bulunur). 5 dk içinde heyete giricem imzalayın diyin, imzalatın. simdi heyete gidebilirsiniz.

    -heyet raporu için beklenilen yerde bilgisayara giriş yapan kişi persembe olmasına ragmen p.tesi gelin derse yalvarın yine. ikna edin. sonra heyete girmeyi bekleyin sıra oluyor yine.

    -girin çıkın, sonra ne zaman vereceklerse bekleyin ve raporunuzu ellerinize aldıgınız an, o muzaffer hissi sindirerek yaşayın. o an ne etraftaki ter kokuları, ne çarpıp geçen insanlar, ne hödük personel, kötü gözükmüyor, sanki dunya cennet bahcesi hayat bayram oluyor. mühürü de bastırıp bahçeye çıktıgınızda, bir an için bile olsa savaş kazanmış general gibi hissediyorsunuz. bitti işte. (bkz: oh)

    not: bu heyet yani saglık heyeti genel olarak cuma günleri olmuyormuş, benim gittigim yerde öyleydi en azından
    (bkz: karşıyaka devlet hastanesi)
  5. "bu kadar sabırlı, kararlı ve becerikliyse, sağlıklıdır" hükmüne dayanılarak verilen belgeyi almaktır.
  6. almaya direnmek de mumkun.
    mesela tarasna'nin okullu cocuk olarak gitgide buyuyen bir devamsizlik derdi vardir. ustesinden gelmek icin mediko'ya gider "rapor, rapor, nerede, nerede" diye diye, "bir devlet hastanesi adi soyleyiniz", "marmara", "bir bolum adi soyleyiniz", "efendim?" "rapor almak icin basvuracaginiz bolum?", "hmmm, eee, psikiyatri"

    iste her kimdi ise marmara psikiyatri bolum baskani, freud sakalli, donuk bakisli doktor kisi, karsisina oturdugu gibi aglamaya baslar:
    "adiniz", "hueeeeeaaaha", "adiniz", "hueeeha-ta-ta-ras-naaa-hueeea", "ogrenci misiniz?", "hueeehaaaaoonnnuunddeeddooosyavaaryaaa*", "babaniz ne is yapiyor", "hueaaahoooppaalaaa-hueaha", "peki, peki, niye geldiniz?", "uuuuhueehaaarap-rap-rap-por-huuu", "neyiniz var?" "*hikhikhikhik-bilmiyorum-firkfirk", "tedavi oluyor musnuz?", "hikhik-firkfirk-evet-firkfirk", "peki, 3 aylik rapor yaziyorum o zaman", "*uhuuuuuueeeeggghhhkk-hayiiir-eghku", "daha mi uzun gerekli?", "*hayiiir-hueuuuuuuuu-hayiiiiir-1 hafta-uuuuhuuuu", "deli misiniz nesiniz, psikiyatriden 1 hafta rapor verilir mi adama?", "uhuuuu*", "tamam, tamam, sakin olun, 15 gun diyeyim ben", "*hik, hik, firk, tesekkur, firk, fiiirk, ederim."
  7. işkenceye dönüşebilir, ben devlet hastanesinde beklerken bir lise öğrencinin okuldan kaytarmak için almak istediği rapor için öğrenciyi rezil etmeleri buna bir örnektir;

    d: doktor
    ö: öğrenci

    öğrenci içeri girer ve olaylar gelişir;
    ö: hmff biraz rahatsızım başım dönüyor
    doktor anında bir reçete yazar
    d: tamam al şu ilaçları birşeyin kalmaz
    ö: rapor da olsa 3 gün olmaz mı?
    doktor niyetini anlar kızgın bir bakış atar
    d: hep siz rapor için gelirsiniz, okumak desek yok böyle diye diye okulu kaytarıyorsunuz birde geleceğimiz size emanet tüh reziller hiçbirşey olmaz sizden
    ö:.............
    d: yaz geldi ya bütün bunlar benim başımda işte işleri güçleri rapor
    doktor düşünür, rapor yazmaya başlar
    d:............
    d: al bakalım rezil seni ahlaksız terbiyesiz anana babana yazık senin, tüh sana
    hemşire rapor üstüne bir işlem yaparak öğrenciye verir, öğrenci kıpkırmızı ve boynu bükük bir şekilde odadan çıkar, bir daha rapor almaya kalkışır mı o bilinmez
  8. ilk gittiğimde insan gibi sıramı bekliyordum ama baktim ki öyle olmuyormuş bu işler bakıyorsunuz gelen numarada kimse girmiyor kimseye çaktırmadan o numara sizin gibi içeri dalmak gerekiyormuş...
    öbür türlü davranırsanız işinizi değil bir hafta bir aydan önce bitiremezsiniz..butun doktorlara kendinizi acındırın, işinizin ne kadar acil olduğunu anlatmın hatta arada kullanabileceğiniz ne kadar tanıdık varsa da sokun..
    yoksa o kat senin bu kat benim bütün gün koşuşuturup durursunuz.
  9. ankara numune hastanesinden alınması kesinlikle tavsiye edilmez, hayatım boyunca bir günde o kadar çok itilip kakıldığımı hatırlamıyorum.
  10. rahat 1 hafta filan sürebilecek bir hadise. gerçektende bürokrasiyi damarlarımızda hissettiğimiz dakikalar, devlet hastanesi sınırları içerisinde olduğumuz dakikalardır. 1 hafta sonrasında raporu alabildiğimizde ise, o kadar hasta adamın içinde kesin bizimde hasta olacağımıza karşı sarsılmaz inancımızla birlikte hafiften antibiyotiksel ve anne kucağını arayan bir şekle bürünebiliriz.

devlet hastanesinden sağlık raporu almak hakkında bilgi verin