şükela:  tümü | bugün
  • devlet gibi kadın olarak anılan kişiler için geçerli olmayan önerme. mesela yani. bakın nasıl da çürüttüm iki dakikada. başbakan ya bunu bilmiyor ya da kasıtlı yapıyor.
    her şey laik olsun ne mutlu türkiye!
  • laikligin tanimini klasik anlamiyla aldigimizda dogru bir onermedir, zira laiklik temelde iki tane seyi ifade eder: 1-din ve devlet islerinin birbirinden ayrilmasi, 2- devletin tum dinlere esit uzaklikta bulunmasi. bu tanimdan yola cikarak laikligin devletleri ve onlarin yonetim bicimlerini ilgilendiren bir kavram oldugunu kolaylikla anlayabiliyoruz. ancak insanlarin da laik olabileceginin kabul edildigi bir ulkede yasadigimiza gore konuyu orneklerle* senlendirelim o vakit. mesela bir tc vatandasi bir devlet dairesine gitti ve islerinin hallolmasi icin gorev basindaki ve devleti temsil eden memura "insallah mesai saatininin sonuna kadar biter bu is" dedi. oldu mu sayin okuyucu? olmadi. gitti laiklik. veya bir ogrenci kamusal alan icinde yer alan universitede hocasindan not isterken "hocam allah rizasi icin 5 puan daha verin" dedi. ah ah gitti laiklik, yandi caanim laik insanlik.
    yapmayin efendim boyle seyler, laik insan olun rica ediyorum.

    *= ornekler bana ait degildir, telif sahibi* bir gun kapima dayanip "ne lan bu?" derse mutfak penceresinden falan kacmam, kafeinsiz kahveyle gonlunu alirim. (eheheh)
  • devaminda devlet komunisttir kisiler komunist olamaz, devlet fasisttir kisiler fasist olamaz, devlet milliyetcidir kisiler milliyetci olamaz gibi birbirinden degerli yargilar getirecek iddia.
  • mesela iran'da devlet muslumandir, kisiler musluman olmaz, bunun gibi bir seydir.
  • laikliğin kökeni malum "aydınlanma devrimi"... aydınlanma değerlerini benimseyen özümseyen insanlara "laik" denir.
    bu değerlerin en birinci kriteri , dogmalarla beslenen "cemaat kültürü" yerine sorgulamaya açık "bireyi" öne çıkarmasıdır.
    laikliğin bizatihi temelinde "birey", "birey duruşu" ve "birey kültürü"; "birey" var!
    laiklik; en has tanımıyla "özgür bireye" dayanır.
    bireyin olmadığı yerde; laiklik diye birşey olmaz.
    kendisini laik diye tanımlandıran kişi için aslolan kriter "inanç sahibi" olup olmaması değil, "birey" olup olmamasıdır.
    laiklik çünkü sonuçta; "inançla kavgalı" bir kavram değil, "inançların dayatılmasıyla kavgalı" bir kavramdır.
    laiklik bireyin "inanç dünyasıyla" ilgilenmez: "inanıyor musun? inanmıyor musun? dinin beş şartını yerine getiriyor musun, getirmiyor musun? içki içiyor musun, içmiyor musun?" ... gibi sorular laiklik savunucularının ilgi alanına girmez.
    laiklerin ilgi alanına giren şey: "farklı inançta ve farklı yoğunlukta inanç sahibi insanların yan yana, barış içinde, bir arada yaşamasını sağlayan ortak kuralların tanımlanmasıdır."

    nilgün cerrahoğlu'nun 19/05/2007 tarihli cumhuriyet gazetesindeki sağnak isimli köşesinden alıntıdır.
  • - ben liberal bir insanim mualla
    - devlet liberaldir, kisiler liberal olmaz mustafa!
  • kavramı bir türlü anlayamayanlara, emre kongar'ın bir sene önce dersini verdiği konudur.

    emre kongar
    cumhuriyet-16.05.2006

    yeniden laiklik ve türban dersleri

    laik devlet, tarihsel süreçler içinde din devletinin karşıtı olarak ortaya çıkmıştır.

    bu nedenle de din devletinden yana olanlar tarafından "dinsizlik" olarak görülür ve tanımlanır.

    oysa laiklik, bütün inançlara ve inançsızlara eşit davranan bir devlet öngördüğü için, din devletinden yana olanların öne sürdüklerinin aksine, inanca karşı değildir; tam tersine inançların hepsini ve inançsızları koruyan bir niteliğe sahiptir.

    * * *
    tarihsel olarak laik devlet, din devletine karşı kurulmuştur.

    din devleti, aydınlanma süreci ve endüstri devrimi'nden önce dünyaya egemen olan devlet türüdür:

    din devletinde yönetim, meşruiyetini tanrı'dan alır, devletin işleyişi dinsel kurallara dayalıdır, toplum din ekseninde örgütlenmiştir.

    aydınlanma süreci, kilisenin devlet üzerindeki etkisini kaldırmış, endüstri devrimi ise yönetimin meşruiyet kaynağını millete aktarmıştır.

    * * *
    türkiye'de laikliğe karşı olanların öne sürdüğü tezler altı ana başlık altında toplanabilir:

    laiklik dinsizliktir.

    devlet laik olabilir, birey laik olamaz.

    laik rejimde devlet dine, din devlete karışmamalıdır.

    kamu alanında türban kullanmak serbest bırakılmalıdır çünkü bu davranış bireysel özgürlüklerin kapsamındadır.

    üniversitelerde türban hiç olmazsa öğrenciler için serbest bırakılmalıdır, çünkü onlar kamu görevlisi değil, kamudan hizmet alan konumundadırlar.

    türkiye'de müslümanlar da baskı altındadır.
    bu tezlerin altısı da yanlıştır:

    laiklik dinsizlik değildir; yönetimin meşruiyetinin ve işleyişinin din dışı kurallara dayanması, devletin bütün farklı inanç sahiplerine ve inançsızlara, sadece kendi vatandaşları olduğu için eşit davranmasıdır.

    devlet de laik olabilir, birey de; laik devletten yana olan bireye laik birey denir. bir müslüman da, bir hıristiyan da, bir ateist de laik olabilir.

    laik rejimde din devlete karışamaz ama, devlet, başka inanç sahiplerini baskı altına alma eğilimindeki dinci ve mezhepçi davranışları sınırlamak ve kısıtlamakla yükümlüdür.

    devlet herhangi bir inancı temsil etmediği ve türban bir dinsel simge olduğu, yani bir inanca bağlılığı temsil ettiği için kamu alanında kullanılamaz.

    üniversitelerde türbanın serbest bırakılması, türban takmayan evlatlarımızın, dinsiz, imansız, iffetsiz, ahlaksız suçlamalarıyla karşı karşıya kalmasına ve hem temel hak ve özgürlüklerin hem de genel güvenliğin zedelenmesine yol açacaktır; bu nedenle "türbancılar" dinsel-siyasal iddialarından vazgeçmedikçe, böyle bir serbesti söz konusu olamaz.
    ayrıca gerek ulusal hukukumuz, gerekse avrupa birliği hukuku, üniversitelerde türbanı yasaklamıştır.

    türkiye'de başta müslümanlar olmak üzere, bütün din mensupları itikatlarının gereği olan ibadetlerini yapma güvencesine sahiptir ve bu haklarını özgürce kullanır.

    * * *
    türkiye'de türban konusu, siyasal ve dinsel simge olarak istismar edildikçe, durumun normalleşmesi olanaklı değildir.

    yönetim, toplumu ve devleti, din ekseninde yeniden eğitmek ve örgütlemek amacına yönelik davranışlardan vaz geçmedikçe, rejime yönelik tehlike tartışmaları gündemden düşmeyecektir.
  • laik sözcüğünün türkçe'de 'laiklik yanlısı' manasında ve 'laisist' sözcüğünün yerine kullanıldığı göz önünde bulundurulursa yanlış bir ifadedir. insanlar laik (laiklik yanlısı, laisist) olabilirler.