şükela:  tümü | bugün
  • can yücel'in, canımız can baba'nın özgürlük denen şeyden pek haberdâr olmayan ülkemizde verdiği güzel özgürlük dersidir. öykü kısa ve ibret verici:
    12 eylül sonrası 1 mayıs günü taksim meydanı. dışarıda kalabilmiş tek-tük solcu abilerden iki tanesi, "olur da eylem olursa katılırız" diye tenha sokaklardan meydana çıkarlar. her taraf polis kaynar. abiler çevreyi kolaçan ede ede meydana kazancı civarından yaklaşırken, elinde karanfillerle can baba yokuştan aşağı iner. "can baba, nereye?" derler. can baba "ibneler direniş yapıyor, onları desteklemeye gidiyorum".
    can baba ile yokuş aşağı inerler, içlerine kurt da düşer ama can baba'nın küfürbazlığını bildiklerinden, akıllarında işçi direnişi gibi bir şeyler vardır. ara sokaklardan birindeki apartmanlardan birine girerler. en üst kata çıkarlar. posbıyıklı abiler epey tedirgindir. son katta açık bir kapıdan içeri girilir. içerisi gazeteciler, insanlar ve direniş için açlık grevi yapan travestiler ve eşcinsellerle doludur. o dönemler beyoğlu'nda hortum süleyman dönemidir. gençler bilmez ama faşizmin her köşeden elinde odunlu adamlarla fırlayabildiği bir dönem. tabii bundan en çok da travestiler, eşcinseller ve marjinal kim varsa onlar nasibini almaktadır. malum özellikle travestilere kimse iş vermediğinden bu insanlara fuhuş dışında yol kalmamakta, pek erkek yurdumuz kültürü bu insanlara müşteri olarak gitmekte sakınca görmemekte, ama bu insanların haklarının korunması ve savunulması gerektiğinde ellerine odunu tıpkı bu sözlükte olduğu gibi alıp kapı önünde aile değerlerini korumaya kalkmaktaydı.

    abiler o kata geldiklerinde durumu anlarlar. o dönem sosyalist solunda homofobi ülkenin diğer kesimlerinden farklı bir hâlde değildir pek. gerçi gene soyalistler, sezgisel olarak ülkede eşcinsellerin, travestilerin, transeksüellerin haklarını arayan grup olmuştur.

    can baba gösterilen tabureye nefes nefese oturur, karanfilleri bırakır bir kenara. abiler de birer tabureye utana sıkıla çökerler. gazetecilerden biri elindeki kayıt cihazını can baba'ya uzatır. "ne düşünüyorsunuz bu direniş hakkında?" der. can baba'nın yanıtı özgürlük denen şeye, devlet denen şeye ve bizim kafalarımıza dair ders gibidir: "devlet elini ibnelerin götünden çekmelidir!"

    nokta...

    özgürlük bu kadar basittir be kardeşim. size ne ve devletinize ne milletin götünden başından? yeter yahu! devletin yurtlarında çocuklara tecavüz edilir, devlet eliyle bu vakıflar korunur. bizim halkımız hâlâ eşcinsellere pedofil der, hâlâ "eşcinsellik doğal değil" noktasından bir karış öteye geçemez.

    kitlelere not 1: eşcinsel pedofiller var mıdır? vardır, heteroseksüel pedofiller olduğu kadar! ama eşcinsellik eşittir pedofili demek eblehlikle cehaletin üstüste binmesinden başka bir şey değildir.

    kitlelere not 2: eşcinsellik hastalık da değildir.