şükela:  tümü | bugün
  • kanimca bir yerde basimizi one egip kabullenmemiz gereken olay.

    devletin devamliligindan kastim, devletin basina talip olan herkesin basa gectikten sonra kendinden oncekileri cezalandirmamasi ve yaptiklarini bozmamasi.

    hepimizin anlayacagi bir dille aciklayim ki bastan ne hakkinda konustugumuz belli olsun:
    mesela olur da yarin solcu ve laik birisi basa gectiginde rte ve kurmaylarina en azindan dolayli yoldan zarar vermeyecegine, baslatilan yararli projeleri iptal etmeyecegine dair taahhut vermeli.

    (evet bu cumleyi okuyup bana akpli ya da aktroll diyecek arkadaslari basligima bekliyorum, neymisim ne degilmisim gorsunler.)

    bunun gerekliligini yasli olanlarimiz cok iyi biliyorlar aslinda. oncelikle projelerden bahsedelim:
    eskiden cok degisirdi iktidar, her degistiginde de milyarlarca dolarlik projeler iptal edilir, yerine yenileri baslar, onlar da bitmeden iktidar degisirdi. sonra gene ayni dongu. bosa donerdi ulkenin doner sermayesi.

    o yuzden "sunu iptal edecegiz", "bunu yikacagiz", "onu yakacagiz" tarzi soylemler iste tam da bu durumu isaret eden soylemler. dogru ya da yanlis, hakli ya da haksiz; ortada bir yatirim var, uzerine yogunlasilmasi gereken sey, o yatirimin en iyi nasil kullanilacagi.

    yine ornekle devam edeyim, sarayin yerine muze acmak mesela sacma bir sey. evet yapilmasi millete cok paraya mal oldu ancak su anki kullanim amaci muhtemelen en iyi kullanim seklidir. o yatirimdan en iyi sekilde yararlanma seklidir.
    dersin ki, cok masrafi var, onlar uzerinde yogunlasacagiz; o tamamen ayri bir konu. icinde dusmanlik olmayan, bir kisiyi ya da zumreyi parmakla isaret etmeyen ve de sadece simdi ve gelecekte insanlari etkileyecek olaylarin uzerine younlasan bir soylem.

    zira 3. kopru ya da kanal istanbul yine ayni durumdaki projeler. artik baslanmis/bitirilmis, uzerine belli bir yatirim yapilmis. bu vakitten sonra ondan en iyi nasil yararlanirim onun yollari aranmali.

    -------
    gelelim en onemli konuya; iktidar sahiplerine dusmanlikla yaklasmak.
    bunun 2 cok buyuk yan etkisi var:

    - birincisi, bu yaklasim iktidarda ve iktidari destekleyenlerde dogal bir savunma refleksi olusturuyor. ustune istersen en guzel projeleri ben yapacagim de. nasil birisi gelse, "cocugunu oldureyim ama sana 2 tane villa vereyim" dese bunu kimse kabul etmez. iktidara karsi boyle bir tutumla yaklasmak da onu destekleyenleri asla kazandirmaz.

    - ikincisi iktidari ulkenin gelecegi uzerine degil de varligini surdurebilmesi uzerine politikalar yapmasina sebep verir. devir teslim isleri, huzurlu ve guven dolu ortamlarda daha kolay, daha gonullu olur. ancak kurumsal varliginin yaninda fiziksel varligi da tehlikede olan insanlar, butun politikalarini bunu da goz onunde bulundurarak yaparlar. oy kaygisi aslinda biraz da bu dusmanligin sonucudur.

    mesela kurt acilimi belki de bu yuzden basarisiz oldu, secim sonrasi hdp'nin donusu uzerine cok daha sofistike politikalarla hem teroristlerden kurtulur hem de kurt acilimi desteklenmeye devam edilebilirdi. ilk basta herkesin supheleri vardi, cesaretle onlarin uzerine gidildi ancak en kucuk aksilikte her yer velveleye verilince buralara geldik.

    ayni sekilde imam hatip projeleri, liyakatin onemini yitirmesi; yargi, memuriyet gibi yerlerde kadrolasma ve "diger"lerini kadro disi birakma, medyayi ele gecirme, guzel dahi olsa muhalefetin hicbir sey icin kredi almamasini saglama hep bu dusmanlikla paralel giden olaylar.

    katilinizi karsinizda gordugunuzde, one bicagi kendiniz vermezsiniz. elinizden geldigince kendinizi korursunuz ve mumkunse ondan once hic hesapta yokken onu oldurmeye calisirsiniz.

    son zamanlardan ornekle; ince ya da aksener belki denemis olabilirler bu yapici siyaseti ancak ozellikle ince'nin son zamanlarinda aslinda bu dusmanca politikalari besledigini gostermesi kaybetmesine yetti ve artti bile.

    -----------
    yalniz bu durum sadece secim kazanip iktidar olmak ile de alakali bir durum degil. dusunuldugunde ulkenin de uzun surecte en cok yarar gorecegi yaklasim. ulke kaynaklarinin cok onemli bir kismi yoneticilerin birbirleriyle mucadelesine harcaniyor. bir dusunun bu kaynaklar bu konular icin hic kullanilmamis olsa cok daha guzel yerlere harcanabilirdi.

    ikincisi husumet, halka da yansiyan bir olay. devletin en ust kademelerinin birbirlerine en agir laflari etmesi, alt tarafta da insanlarin birbirlerine olan guvenini azaltiyor, kutuplasmaya itiyor.

    ucuncusu, muhalefetin yerini bilip mutevazi davranmasi gerekiyor. tahminimce bir partinin iktidarda olmasi ona secimlerde en az %10 ekstra oy getiriyor. bunun uzerine ittifak, medya, yargi ve diger kurumlarin su anki hali eklenirse bir %10 daha ekleyebiliriz. bu ekstra %10'da yukarida bahsettigim gibi muhalefetin de buyuk payi var. yani iktidarin oyu %30'lara dusmeden, iktidari kaybetmeleri mumkun degil. toplam oyu %20'lerde olan ana muhalefetin, %20 geriden gelip agir konusmasi, hem kendini hem de kendi tabanini toplumdan otekilestiriyor hatta teroristlestiriyor. kutuplasmanin otesinde sir fikirleri yuzunden baskilanmak zorunda kalan bir zumre ortaya cikiyor. yukaridaki maddeden ayri, sebebi belli olmayan bir nefret olusuyor bir zumreye karsi.

    malesef bizim toplumumuzda iyiyle pozitif yaklasimla henuz secim kazanan olmadi. ancak batili toplumlarda bu is boyledir. tabandan bir gelismeyle, yavas ve emin adimlarla alirlar secimleri. alamazsalar da kimseye dusmanlik etmeden yollarina aynen devam ederler. dusman siyasetinden katbekat zordur, ama ulke icin en iyisidir; zafer icin en garantisidir.

    kimse sonsuza kadar bulundugu yerde kalmayacak, saniyorum sabredemiyoruz. herkesin basina her zaman haksizliklar ve zorluklar gelebilir. yapilabilecek seyler varsa yapilir; yoksa yapilabilenin en iyisi yapilmaya calisilmalidir. bunun disina cikilinca artik oyunu kurallarina gore oynamamis olursunuz ve cezasini butun ulkeyle birlikte kendiniz cekersiniz.

    sirf devletin devamliligini dusunmedigimiz icin, bugun akpli de kayipta, chpli de kayipta, mhpli de kayipta. hatta rte'nin kendisi bile kayipta. herkesin kaybettigi bir oyunu oynuyoruz. o yuzden herkes korkuyla oynuyor.

    ulke icin en iyisi herkesin kazandigi bir oyunda daha cok kazandiracak kart olmak. boylece herkes korkusuz olacak, firsatlarin daha iyi oldugu yerlere yonelecektir.
  • (bkz: aktrollüğü doruklarda yaşamak) bu yazı ile birlikte kanal istanbul projesinin de başladığını öğrenmiş bulundum ya neyse ayrıca bunlar devamlılık değil ülkeyi batıracak saplantılar artık çalıştırın şu beyninizi !
  • özet geçiyorum: 16 yıl ülkeyi yönetip işler sarpa sarınca,kenetlenelim. her haltı ye sonra "yedim ama sor bir niye yedim?" çok geç bunu 2008'den önce düşünecektiniz geç kaldınız.