şükela:  tümü | bugün
  • memuriyetin yanında 4/b, 4/c gibi değişik statülerle devlet işinde çalışmak
  • sanırım bayağı bir kısıtlayıcıdır, insanın özgürlükleri açısından.

    bilemedim, belki yanlışımdır; ama devlet okulunda okuduğunuzda ya da herhangi bir pozisyonda çalıştığınızda ne giyeceğinizden, neyi ne zaman yapabileceğinize kadar her şeye karışıyorlar ve sizi bir çok açıdan kısıtlıyorlar.

    belki bu kısıtlamalar ve kurallar genelin iyiliği için; ama yine de çekilebilir olduklarından şüpheliyim. bir de size verdikleri çalışma koşulları cidden kötü.
  • bence özel sektörle karşılaştırılmayacak ölçüde insani ve özgür çalışma koşullarına sahiptir.

    özel sektörde çalışma vaktiniz belirsizdir. on iki saat denir ama çoğu zaman sadece eve gidip uyuyacak vaktiniz olur. haftanın yalnızca bir günü izin verilir fakat o izin gününü de bir şekilde sizin elinizden almanın yolunu bulurlar. yıllık izin almanız neredeyse imkansızdır. şanslıysanız belki bir hafta alabilirsiniz. ne iş yaptığınız da belirsizdir. yaptığınız çoğu iş sizin bilgi alanınızda olmayan üzerinize yıkılan işlerdir. üç kişinin yapacağı işi bir kişiye verirler. maaşta zaten üniversite mezunu olsanız da sadece yol masrafınızı karşılamaya yetecektir.

    devlette çalıştığınızda saat dört buçukta işten çıkarsınız aklınızı kurcalayan bir iş olmaz. haftanın iki günü garanti tatiliniz vardır ve yıllık bir ay izin alabildiğiniz gibi mazeret bildirerek daha fazlasını da alabilirsiniz. üzerinize sizin alanınızda olmayan işler yoktur. maaş açısından da benim alanımda özel sektöre göre üç kat daha fazla maaş veriliyor. zaten kıyafet ve tıraş gibi kısıtlamalar özel sektörde de mevcuttur.

    önceden özel sektör avantajlıyken artık devlet memurluğu daha avantajlı hale geldi diye düşünüyorum.
  • türkiye de bir çok ailenin çocukları için en uygun gördüğü statüdür.

    ayrıca (bkz: devlette çalış rahat edersin)
  • özel sektörde çalışmaktan iyi olan durum. benim çalıştığım gibi bir yerde çalışıyorsanız özel sektörde çalıştığınız günlerden nefret edebilirsiniz. üniforma derdi yok, saç sakal derdi yok, çalışma saati çok kısıtlı ve maaş-saat hesabı olarak özeldekinden çok fark var.
    özel sektörde gelen kişiler bazen can sıkıcı olabiliyor. para verdiğinden midir nedir adamlar resmen ilgi bekliyor. yaptığınız işi ne kadar doğru yaparsanız yapın ama adama bir de ekstradan ilgi göstermek zorundasınız.
    sözün özü devlette çalışmak, özel sektörde çalışmaktan iyidir.
  • altı yıldır devlette çalışıyorum. bir zorluğunu, bir kötülüğünü görmedim. devlette çalışmak kolaydır.
  • sömürünün sektör ayırmadığı emek piyasasında ehven-i şer olandır.
    üstelik devlette çalıştığınızda çöpçüler kralı 'ındaki kemal sunal gibi "emekliliğim var, sigortam var, ayrıca yılda iki takım elbise. koskoca belediyenin memuru çıktı köçeklik ediyor dedirtmem kimseye" türü motivasyonlar da geliştirilebilir.

    yine de dört dörtlük değildir tabi. "çalışmak iyi bişi olsaydı üstüne para vermezlerdi" anlayışı boşuna kök salmadı bu topraklarda.
  • yıllar önce mesleğimde körelirim düşüncesiyle devlet kurumlarında çalışmayacağım kararını vermiştim. hem bana göre aşırı resmi , herşeyi kıstlayıcı ortamlar hem de maaşım az olur düşüncesi vardı.

    şimdi çevreme bakıyorum da aslında özel sektör böyle. özel sektörde, hastalanınca bile zorunda olmadıkça izin kullanmazdım. kullansam yadırgayacak birileri, fırsattan istifade işimi elimden almak için bekleyen iş arkadaşlarım vardı. tatil izinimi de iş yükünden dolayı kullanamadığım çok zamanlar oldu. bir de maaşım yeterli olmadığı için, biriksin , bir kursa giderim, eğitim alırım dediğim için de kullanmamışımdır. kıyafetlerimi bile işimi zorlaştırmayacak şekilde seçerdim. kazancımın çalıştıkça artacağını düşünürdüm. prim konusunda da çok haksızlık yaşadığım oldu. hakettiğim primi kendine aktaran kural kitap bilmez insanlarla karşılaştım.

    devlette çalışan gördüğüm örnekler ise, haftalarca , aylarca izin kullanıyor... amirine sınavım var deyip 10-15 gün kayıt dışı izin alan da var, canım sıkkkın deyip yılda birkaç kez 2-3 ay izin patlatan da. kimse neden gelmiyorsun diye soramıyor, yasalarla korunuyorlar çünkü. kurum tarafından tatil beldelerine ya da yurt dışına 5 yıldızlı otellerde konaklamak suretiyle haftalarca eğitime gönderiliyorlar. emekliliği gelmiş kişilere aylarca yabancı dil eğitimi ya da mesleki eğitim veriyorlar. inglizce bilme zorunluluğu olan pozisyonlarda bile 6 aydan az olmayacak şekilde ingilizce kursu alanlar var. sürekli bir eğitim var yani. kendini geliştirmeye çalışan özel sektördeki çoğu çalışan gibi kurslara ceplerinden ödemiyorlar.
    maaşlar da galiba şu an özel sektöre göre gayet iyi ve çocuklarını özel okullarda okutabilip bir de altlarına lüks segmentten araba çekebiliyorlar. bazı kurumlar da döner sermayeden pay alabiliyorlar. bu oldukça büyük fark yaratıyor tabi. ayrıca devlet güvenceleri olduğu için de sanırım bankalar kolayca kredi veriyor. yani ev sahibi olmak da zor değil. giyimde ise, masa başı çalıştıkları için eller temiz, kadınlarda bugün de pantolon giymek zorundayım düşüncesi yok. sanırım herkes istediğini giyiyor artık.
    bazı kurumların kendi kuaförü , marketi vb. gibi yerleri olduğu için de piyasanın çok altında ücretlerle ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar...

    sonuç olarak devlette çalışmak oldukça karlıymış meğer.

    not: gördüğüm örnekleri yazdım . gerekçeler bana ait değil o kişilere ait hatta. kayıt dışı izin, amirin kişiyi idare etmesine karşılık geliyor. yıllık izinden düşürmüyor olmadığı zamanları. devlette çalışan herkes böyle değildir tabi ki.. kendi ailemden de devlette çalışanlar oldu ve bu kadar rahat olmadılar hiç bir zaman. onların hayatı devlet memuru olmak istememe nedenlerimi oluşturmuştur diyebilirm.
  • 9 sene özelde çalıştıktan sonra 7 senedir içinde bulunduğum eylem. fakat yukarıdaki entry biraz abartı olmuş. öyle sınavım var diye 10-15 gün kayıt dışı izin alamazsınız. kayıt dışı izin diye bir yoktur zaten. olsa olsa hastalık izni yani rapor vardır. o da 1 yılda en fazla 40 gündür toplamda. fazlası için kurul raporu gerekir. canı sıkkın diye yılda birkaç kez 2-3 ay izin kullanmak diye birşey olamaz zaten. yıllık izin bellidir. 10. seneye kadar 20 gün, 11. seneden sonra 30 gün. ha eğer 30 gün yıllık iznin varsa ve o yıl içinde kullanmadıysan, bir sonraki yıl toplamda 60 gün izin kullanabilirsin. yıllık iznini rahat rahat kullanırsın tabi o ayrı konu. olması gereken de bu zaten. devlette çalışmanın avantajı değil. özel sektörün ayıbı. kabul ediyorum özelden daha rahattır. yılda 10 gün mazaret iznin vardır yıllık izin haricinde. yukarıdaki entry'ye tekrar dönersek; yazarın bahsettği şekilde çalışanlar vardır elbette ama öyle genelleyecek kadar değil. istisnalardır onlar. akrabası, yakını üst mevkilerde olanlardır. ayrıca bunların içinde hiç işe gitmeyen, kendilerine bankamatik memuru denenleri de vardır.
  • gayet memnunum