şükela:  tümü | bugün
  • bankaların, müşterilerine ait borçlu cari hesaplara (kredili mevduat hesabı, rotatif kredi, işlek hesap vb.) tahakkuk etmiş olan ve üç aylık dönemlerin sonunda (31 mart, 30 haziran, 30 eylül, 31 aralık) tahsil ettikleri (en azından tahsil etmeye çalıştıkları) faiz tutarlarıdır. eğer mantıklı bir mazereti yok ise, devre sonu faizini ödeyemeyen firmanın ciddi bir mali sıkıntı içerisinde olduğu sonucuna varılabilir. bu durumda derhal yapılması gereken şey, açık veya zımni olarak, firma risklerini tasfiye sürecine almak, gerekirse kanuni takibe geçmek ya da firma teminatlarını güçlendirmek olmalıdır. zira söz konusu firma bağlamında artık faiz geliri önemini yitirmiş, ana para tehlikeye girmiştir.

    (bkz: firmadan çıkmak)

    devre sonu faizi, devre boyunca, firmaya ait risk bakiyelerine günlük olarak cari faiz yürütülmesi ile hesaplanır (tahakkuk ettirilir). devre sonunda bir kerede nakden tahsil edilir. herhangi bir sorun yaşanmadıkça ana para borcunun kapatılması tercih edilmez. risk ilişkisi sürdürülür.

    devre sonu faizini ödeyemeyecek durumda olan firmaların (bkz: takıntılı firmalar) en sık başvurduğu yöntem, başka bankalardan nakit kredi kullanarak faiz borçlarını kapatmaktır. bu durum, kartopu etkisiyle firmanın bankalar nezdindeki toplam kredi (risk) tutarını hızla artıracaktır ki, bu bilgiye ulaşmak da banka çalışanları açısından hiç zor değildir. (bkz: memzuç)
  • 3 ayda bir kurdeşen dökmeme neden olan sıkıtnılı gün. manuel tahsilata, 150 kez kontrol etmeme rağmen hala acaba gecikme olurmu diye deli şüpheler yaşamama neden olan faiz türü.
  • ödenmezse merkez bankasına bildirilirsiniz. ödediğiniz ayı takip eden ayda da ödemedi kaydınız silinir, sorgulanınca çıkar ama. bankalar bi daha 5 yıl kredi alamazsınız falan filan diye korkuturlar fakat külli yalan. iflas etmiş yakın bir arkadaşımız çat diye krediyi aldı geçen gün.

    ödemeyince neler oluyor anlatayım da aydınlanın:

    önce size bir kaç gün tanırlar. ama her gün ararlar noldu diye. sen birkaç gün daha sallarsın. artık ses tonlarını değiştirirler çünkü banka müdürü üstten fırça yemeye başlamıştır.

    gene ödeyemezsen ağzından gün almaya çalışırlar. bu taahhüdü beklediğinizden daha geç verin çünkü aramaya devam edecekler.

    gene ödemezseniz takibe gidiyoruz derler ama gitmezler , hele kredi büyükse müdür okkanın altına gideceği için bekleyecektir. bu arada faizi öde ana parayı taksitlendirelim derler. bazen iyi bir oranla da geldikleri olur. fakat taksiti de ödeyemeyecek gibiyseniz girmeyin sadece vakit kazanırsınız bu sefer de gelecek ay taksit diye başınızı yerler. faiz en azından 3 ayda bir.

    artık takip lafını daha fazla etmeye başlarlar. buradan sonra dikkatli olmak gerekir. müdür yapacak bişi olmadığını anlarsa takibe gider. bu aşama da bir şeyler satmak üzere olduğunuzu söyleyin. zaten satın da. gene gün kazanırsınız. satarsanız kapatır kurtulursunuz, satmazsanız iş boka sarıyor haberiniz olsun.

    sattınız kapattınız kurtuldunuz. ana borçtan da kurtulmaya bakın yoksa çok değil bir ay sonra süreç tekrarlanacak.

    satamadınız takibe düştünüz hala çıkış var. avukata verdilerse avukattan önce temerrüt faizi indirimi talep edin,taksit isteyin, plan çıkarın yani süre kazanın. kapatmaktan başka çare yok. bişi ler elden gidecek. kimse kimseye krediyi zorla vermiyor bi iş için alındı ve iş yattı ise gayrimenkul elden gidecek demektir. bazen devletten alacak geç geliyor ya da kdv iadeleri yatmıyor o zaman banka daha insaflı.

    son bir kaç şey:
    tüm yazdıklarım banka ile firmanız arasındaki ilişkinin düzeyi ile çok alakalıdır. telefonlara mutlaka çıkın. kaçmayın hep bir cevabınız olsun. fazla alttan almayın avukata vermek onlarında işine gelmiyor. genel müdürlükten ya da bölgeden tanıdık da işe yarıyor, bekletiyorlar.
    mb kaydına girmekten korkmayın açıklama yaptığınız takdirde sonraki kredi yolları kapanmıyor. her firma sıkıntı da, bankacılar da bunun farkında.

    çok çektiğim için biliyorum, hala da çekiyorum. demin banka müdürü arayıp ileri geri konuştu. 16 gün geçti takibe verecem felan dedi. üç kuruş adamların konuşması çok dokunuyor ama krediyi kendi isteğimizle aldık napalım.

    siz siz olun öz kaynaklarınızla büyüyün. olmuyor biliyorum ama bankalardan uzak durun.
  • bankaların müşterilerini soymak için kullandıkları en etkili silahları . faizi kafalarına göre belirlerler , ödenmemesi krediyi geri çağırmaya bile neden olabilir .
  • bu faizin ödendiği hafta bankalar, sanki faizi eksik ödemenizi istermişçesine mutabakat için nazlandıkça nazlanırlar. böylece arada günlük faiz artırımı yapmalar, valörden kazanmak için limit dahilinde günlük kredi kullandırıp kapamalar, faizin içine kredi tahsis ücreti vs. gibi komisyonlar yedirmeler tarzı üç kağıtları ortaya iş işten geçmeye yakın zamanda çıkar. siz de aman merkez bankasına yansımasın, aman sicilim temiz kalsın diye banka ne rakam verdiyse ödersiniz. faiz tahsil olduktan sonra, çaktıkları meblağı geri almak için haftalarca yırtınırsınız, iadeyi alana kadar göbeğiniz çatlar.
  • terletir.
  • aklıma (bkz: bölüm sonu canavarı) nı getiren finansal şey