şükela:  tümü | bugün
  • dinlerken; sizi eski türk filmlerine alıp götürecek bir ses tonu vardır. inanılmaz bir enerjisi var, gülümsemesi bulaşıcı sanırım. yücel arzen'le beraber bir aşk on şarkı adlı bir albüm yaptılar sonunda.

    (bkz: yarim yarim)
  • 22 mart 2009 günü, armonipark outlet center' da düzenlenen imza gününde, dünya gözüyle gördüğüm, sesinin güzelliği, yüzüne yansımış sanatcı.
  • sesi, ilk duyuldugunda ezginin gunlugu album mu cikartmi$ dedirtecek kadar hüsnü arkan'a benzemektedir
  • aşk-ı devrim isimli albümü ile gönlümüzü hoş etmiş güzel ses.

    http://www.ttnetmuzik.com.tr/…m-ask_i_devrim-278202
  • erol parlak'ın senin yazın kışa benzer yorumundaki leziz vokal kendisine aittir. şu sıralar solo albümüyle* ruhumuzu okşamaya devam etmektedir. varolsun, nur olsun.
  • kadife sesli bir hanım abla.
  • güller dikensiz olmaz yorumunu rakıyla dinleyiniz.
  • gecenin bu deminde, daha bir güzelleştiren.
  • 2012 yılının aralık ayı, günlerden cuma, hep beraber takıldığım arkadaşım istanbul'a gidecek, onu otogara bıraktım. o sırada yeni tanıştığım çok hoş olan bir kız vardı, aradı, beraber bir şeyler yapalım mı dedi. olur dedim, evde oturup davar gibi cm oynayacağıma kızla takılırım diye düşündüm. bunu hemen çalıştığı okuldan aldım, ondan sonra yemek yemek için yola çıktık, yolumuz yaklaşık 60 kilometre falan.

    hava nasıl soğuk anlatamam, ertesi gün nöbetçiyim, fabrikada olacağım. yola çıktık daha on kilometre gitmeden kız kendini belli etti, ben hayatımda burhan kuzu, mehmet metiner, savcı sayan dahil bu kadar boş konuşan bir insanla daha tanışmadım. belli yolumuz uzun sürecekti.

    hava öyle soğuk ki, size yemin edebilirim gök yüzünden kuşlar düşüyor soğuktan, yola çıkalı yirmi kilometre oldu veya olmadı beyaz karın üzerinde siyah kuş ölüleri. yani öyle bir ortam ki, az sonra gökyüzünden uzaylılar inse zerre şaşırmam, o derece fantastik bir ortam.

    yanımdaki kız bir garip, hani bu laf olsun diye insanlar vardır ya, tam o tip biri, bi bakıyorum atatürkçülük diyor, bir bakıyorum deniz gezmiş diyor, ama belli tüm söyledikleri kulaktan dolma şeyler, ortamlarda konuşsun diye birbirinden çelişkili ifadeler kullanıp duruyor.

    yerler buz tutmuş, benim arabada kış lastiği yok ve araba her virajda hafiften kayıyor bankete doğru, karanlık ve kar bastırmış, gözlerim acayip yorulmuş ve yanımdaki kız lak lak konuşuyor. en sonunda baktım olacak gibi değil "şuradan bir cd takar mısın?" dedim. hangisi diyecek oldu, isimsizlerden birini çal bakalım bizim serdarın zevkleriyle takılalım dedim. ev arkadaşım cd doldururdu ama hiç ismini yazmazdı üstüne)

    sonra ne mi oldu? resmen olanlar oldu;alıp şu bağrıma çakasım gelir...

    birden arabanın ön döşünde bir şey gördüm, sizi temin ederim ki arabanın ön döşünde gördüğüm şey bir sofraydı, masanın üstünde ehlikeyf içinde bir duble sek rakı, haydari, hummus, abugannüş ve birazda çoban salataydı.

    ondan sonra yolda başka bir şey duymadım ben.

    demem o ki, o soğuk akşamdan beri ne zaman sesini duysam gözümün önünde sofra canlandıran kadındır.