şükela:  tümü | bugün
  • memleketim solcularının sürekli sarıldıkları ancak ne kadar tehlikeli olduğunun farkında olmadıkları argüman.

    bu argümanı kanlı canlı savunan solcu ile ilk defa facebook'ta bi grupta karşılaştım. gezi olayları sırasında. adam açık açık devlete karşı silahlanmak gerektiğini, devrimin ancak kanla yapılabileceğini, böyle bir mücadelenin çok gerekli hatta kutsal sayılabilecek kadar yüce olduğunu belirtmekte idi.

    devrim...evet, ülkemdeki herşeyden ben de çok memnun değilim. benim de kökten değişmesini istediğim çok şey var. mesela acilen toplumsal barışın sağlanması gerektiğine inanıyorum. mesela mahkemelerin en azından eski -soğukluğuna- ve tabi eski caydırıcılığına geri döndürülmesi gerektiğini düşünüyorum. milli eğitim'in istikrara kavuşması gerektiğini düşünüyorum.

    ama adam sabah kalkıyor, yumurtası az pişmemiş diye devrim yapmak istiyor. ya da otobüste yanındakinin koltuk altı fazla kokuyor diye yollara barikat döşemek istiyor. evet biraz abarttım ama maalesef bu kadar ucuza indirgendi devrim. can dündar kalkmış avrupa'yı türkiye'ye karşı harekete geçmeye çağırıyor. niye? türkiye dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine döndü diye. demiyor ki darbecilere alet oldum, ülkeyi darbe ortamına hazır hale getirmeye teşebbüs ettim. beceremeyince ayaklarım mabağdıma vura vura kaçtım. bunu söylerken tüm gazeteciler için aynı şeyi düşündüğüm de anlaşılmasın. veya kesinlikle doğru karar olmasına rağmen hdpli vekillerin tutuklanması kararının tamamının doğru olduğunu düşündüğüm çıkarılmasın. mutlaka hatalar, yanlışlar siyasi kararlar vardır. ama her ülkede olduğundan biracık -türkiye'de döndürülen oyunlar oranında- fazla.

    gelgelelim tüm akkaşıklar diyarının ortasındaki türkiye'nin devrimci vatandaşları yumurtası az değil çok pişmiş diye devrim peşinde. adam gidip ilgilisinden az pişmiş yumurta isteyeceğine ilgiliyi öldürmeyi, yerine yeni bir ilgili getirmeyi arzuluyor. ve bunun da çok yüce bir fikir olduğunu savunuyor.

    iyi de abi gördük senin getirdiğin ilgiliyi. castro'nun, yerine geçtiği batista'dan ne kadar farkı vardı? mesela yoldaşı che yaşasa bi devrim de castro'ya karşı başlatmaz mıydı acaba? batista'yı diktatör diye indirip sonrasında koltuğu yıllarca bırakmamak ve hatta bırakırken de kardeşine bırakmak çok mu saygıdeğerdir? bu mudur devrim. buysa o zaman batista'nın suçu neydi? hadi koltuğu bırakmadığını geçtim castro geldi diye tüm küba halkı ömürleri boyunca sabah akşam keyif purosu mu içmişler? dünyada cenneti mi yaşamışlar castro ile?

    devrim kanla yapılırmış. tüm dünyayı kana boyasanız dünyada iyiler de kötüler de var olmaya devam edecek. yöneten her zaman yönetileni ezecek. dün kölelik vardı. bugün de maaşlı kölelik var. dünyada eksik ve yanlış olan ne varsa bunu düzeltmek hepimizin borcu. ancak işin içine kan ve silahın girmesi yeni mağduriyetlerden başka hiçbir şey doğurmaz.

    hasılı silahınız da yere batsın, kahrolası samimiyetsizliğiniz de...
    (bkz: fidel castro'yu öven samimiyetsiz solcu)