şükela:  tümü | bugün
  • gecenlerde fuzemle marsa gidiyorum, tum hazirliklarimi yapmisim, dis fircam, berber kokan arko tras sabunum, tokyo terlikler ve deniz havlum, oksijen tupum yani ozetle valizim tamam.

    utunun fisini cekmisim, dogal gaz kapali, ocakta / firinda birsey yok. isiklari da kapatip ciktim, cikarken de kapiciya bu ay cop yok notunu birakmisim.

    uzay ussune giderken ruzgar, hava basinci, roket guc unitesi enjektorleri hepsi kontrol altinda mi diye sordurdum. cevap muspetti. o gun iyi bir ucusa dair hersey tamam.

    tam usse geldigimde pasaportumu ararken farkettim ki telefonun sarj aleti ile istanbuldaki yerel secimler icin secmen kaydimi yaptirmayi unutmusum. hay anasini.

    uzayda bir ay hersey yolunda gitti, tasi topragi analiz ettik verileri houston we got a problem'siz teslim ettik, geldik.

    geldigimde ne goreyim; secimler sonuclanmamis. o gun bugundur, say allah say, onu buna kat,bunu ona kat, bir turlu cevabi bulamiyorlar.

    bugun yine beni uzay ussunden aradilar, apar topar hazirlandim, gidiyorum. yoldayken ekrem imamoglu bana mesaj atmis, kolay gelsin diye. altina da, yancim mazbatayi da aldim ha ;) diye de ilistirmis kerata.

    afferim la dedim, afferim. ben simdi kaybolmus pluton'un pesine gidiyorum, giderken de fuzeye yazdiracagim, devrim ulan! diye, koca koca harflerle.

    goren gorsun.

    umarim saygideger cumhurbaskanimiz recep tayyip erdogan'i da uranus'te goruruz.

    tanimimi da yazayimda ucurmasinlar beni sozlukten: fuzeye calibri 400 font'la yazdiracagim yazi, 400 olmaz 300 de olur, olmazsa pankart asarim. devrim ulan! inadina devrim. he bir de be$iktas car$i.