şükela:  tümü | bugün
  • 90lara kadar yasamish olan unlu saxafoncu... jazz adami
  • round midnight adlı filmdeki rolüyle oscara aday gösterilen tek jazz müzisyenidir.
  • (bkz: dexter wansel)
  • amcamın hayranı olduğu ve oğluna ikinci isim olarak dexter'ı seçmesine sebep olmuş jazz müzisyeni.
  • hayatının önemli bir kısmını avrupa'da geçirmiş müzisyen ve "oyuncu". bir kere dexter'ın ritmine yakalandığınızda kurtulmak neredeyse imkansızdır. arkasından ver elini bulunamayacak kayıtları internette aramak*, bulunca da seviçle zıp zıp zıplamak..
  • (bkz: dexter morgan)
  • aynı zamanda metallicanın bateristi lars ulrich'in vaftiz babasıdır.
  • babamın bana ahmet dexter tiryakioğlu ismini vermesine neden olan cazcı.
    tracklisti şöyledir:

    1 - neden üstüne rahat birşeyler almıyorsun? (ilk buluşmada yaptık)
    2 - bende geceyle beraber gitmiş olacağım (ama daha o zamana çok var)
    3 - yanıma gelsene (kadınım ilk hareketi her zaman benden bekler)
    4 - satılık aşk (gazeteye ilan veremem çünkü bunu son yaptığımda emlak piyasasında dalgalanma yaşandı)
    5 - şimdi neredesin (ne olduğunu söyleyeyim kadınım tuvalete kadar gideceğini söylediğinde ona bu bekleyebilir demediğim için pişmanım)
    6 - yankılar (basındaki)
  • büyük, büyük, büyük bir cazcı. sideman olarak yer aldığı swing'den -nihayet- uzaklaşıp "tenordan başkasıyla uğraşmam" diyerek hard bop dönemlerinde caza girmiş, caz standartlarının en iyi yorumcularından biri olmuştur. kendi söylediği üzere: "beste yapmaktansa varolanı çalmaktan haz alan" bir adamdır.

    60larda our man in paris*, tower of power, tangerine ve go! gibi 'bop klasiği' denecek albümleri çıkarmış, 1969 - 1971 arası yaklaşık üç yıl inzivaya çekimiştir. (inziva derken, eski parçalarının birleştirildiği albümler çıkmış ve tutmuştur. bu üç yılda cazdan uzak kalmasının nedeni kendisine sorulduğunda, "free jazz'i yakalamaya çalıştım. ancak kalıplarım bana daha yakın göründü" diyecektir.) ancak dexter gordon'ın freddie hubbard'la dostluğunu pekiştiren generation isimli albümü caz tanrılarının bu dünyaya en güzel armağanlarındandır. miles davis'in milestones'unun* alışılmadık ve orijinal bir yorumu*, bir başka hard bop klasiği: scared to be alone, thelonious monk'ın favori parçalarından we see ve final için ideal bir hit: the group isimli parçalardan oluşan generation, ustalık çağındaki bu iki adamın* sayısız ödül almasını sağlamıştı. 1976'dan sonra albüm icra etmektense dünyayı dolaşarak müziğini yayan long tall dex, 1990'da aramızdan ayrıldı.

    edit: miles davis değil, charlie parker'ın milestones'uymuş bu.