şükela:  tümü | bugün
  • yazarken utandigim kelimelerden. bir kelimeyi hayatinda bir kez olsun demedigin sekilde yazmak kadar aci verici bir sey olamaz. ben de istemez miydim diyip olsun, diyip diyeyim. isterdim.
  • biliyorum yanlış olduğunu ama her seferinde aynı ikilemi yaşadıktan sonra "diyip" şeklinde yazmaya karar veriyorum bu kelimeyi. deyip..çok sırıtıyor. bir de e'yi biraz uzatarak okursanız;

    - öyle diyip gitti.
    - öyle deeyip gitti?

    (bkz: devlet buna bir şey yapması lazım)

    edit: arkadaşlar, ben kararımı değiştirdim ve takriben 2018 yılında bu yana "deyip" şeklinde kullanmaya başladım. gerçekten zorlu bir süreçti, bazı geceler düşünmekten uyuyamadım, bu kararı vermem yıllarımı aldım diyebilirim. bu esnada beni yalnız bırakmayan tüm dostlarıma teşekkürü bir borç bilirim. bu kararı almam tamamen bireysel ve bağımsız bir olay mıydı yoksa dilimizin global konjonktürüne artık bunun daha uygun olduğunu düşündüğüm için mi böyle yaptım gerçekten bilmiyorum. fakat artık "deyip" şeklinde kullanmanın daha uygun olacağını düşüyorum.
    arkadaşlar; fikirlerinize, ideolojilerinize, politik eğiliminize, eğer varsa dini inançlarınıza, hayat görüşünüze ve hatta dinlediğiniz müzik türünden sevdiğiniz yönetmenlere kadar hiçbir şeyi körü körüne savunmayın, hiçbir şey hakkında kesin yargılarda bulunmayın. hiçbir şeyi hayatınızın sonuna kadar savunacağınızı düşünmeyin. sanki entry'nin edit'den öncesini yazan ben değilim gibi. insan yeri geliyor kendine bile yabancılaşıyor. asıl önemli olan bu değişim sürecini yıkıcı bir gidişat olmaktan çıkarıp pozitif katkılar sağlayacak şekilde yönetebilmek. bu zorlu karar bana gerçekten çok şey öğretti. bu süreci kitaplaştırma hayalim var. eğer başarırsam kutlu haberi sizlere buradan duyuracağım. sağlıcakla kalın.
  • ben bu kelimeyi diyip ve diyince * şeklinde kullanmaktan yanayım. neden? çünkü daralmaya örnek yiyecek diye bir kelime var türkçemizde, yiyorum, yiyip, yiyince... halbuki o da yemek'ten geliyor ama "yeyince", "yeyip" yazmıyoruz?! bu kelimeden referans alarak "diyip" demeyi daha doğru buluyorum. tabii bunu çürüten, doğrusu budur diye kanıtlayan biri varsa çıksın, kurtulalım bu ikilemden aman yahu!
  • yeyip - yiyip arasında yaşadığım ikilemin bir üst versiyonu. orada yiyip yazmak lazımmış. bunda deyip. ayrıca maddem konu açıldı, neden halen ayakkabı -> ayakkabılar denirken buzdolabı -> buzdolapları denir anlayabilmiş değilim.
  • doğrusunu ve yanlışını çoğu kimsenin idrak edemediği başa bela olabilecek bir kelime. imla farkındalığı düşük olan karşı taraf "diyip" yazıyor, sen "deyip" yazsan senin imla hatası yaptığını düşünüyor. sözlükte bile yanlış yazıldığını görüyorum. bu yüzden hiçbir resmi yazışmada bu kelimeyi kullanmıyorum. kullanma ihtiyacım olduğu zaman cümleyi tamamen değiştiriyorum.
  • az önce beni ikileme düşüren kelime. diyip mi deyip mi diye uzunca bir süre kafa yorduktan sonra interneti açıp doğrusunun deyip olduğuna emin oldum. ancak bu kez de harbi lan neden yeyip demiyoruz da deyip diyoruz derken buldum kendimi. kafam çok karışık sözlük.
  • bu şekilde de yazılır/söylenir, "diyip" şeklinde de yazılır/söylenir. iki türlü de sakıncası yoktur.

    (bkz: deyin/#29448239)
  • doğrusu için;
    (bkz: diyip) *
  • komik kelime. eskiden bu kelimenin yazıldığı cümleleri okurken öylece, istemsizce gülüyordum. bilerek böyle yazıyorlar falan diye düşünüyordum. yani "diyip" şeklinde kullanmaya alıştığım için sanırım böyle geliyordu. sonra doğrusunun "deyip" olduğunu öğrendiğimde hiç bir şey değişmedi hayatımda. bu kelimeyi yazarken hala garipsiyorum ama elbet bir gün alışırız. yine de gülerim.
  • yazarken beni her zaman kararsızlıklara sokan kelime. doğru olduğunu bilmeme rağmen iğreti ile yaklaşıyorum.