şükela:  tümü | bugün
  • "yaşar usta düzenin truva atıdır" başlıklı, #67645403 sayılı entry'si ile dikkat çeken bir ekşi sözlük yazarı.
  • entry'leri, üslubu filan nedense çok tanıdık geldi. bana kalırsa zorlama çıkarımlarla proleterya mücadelesini meşru bi' zemine oturtma çabasında. jack'in sala çıkmamasındaki derinliğin işçi sınıfına kodlanmış burjuva ezikliği gibi hususlara bağlaması filan, euhe.
  • yaşar usta bilmem ne vs vs gibi başlıkların yazarı; sponsorlu gözümüze sokulan bok. film eleştirisine yeni bakış ağzına alışkınız tamam da ekşi şeyler sığırlığına sponsor ayağına promosyonluk bir yere kadar. nedir lan bu, kimin tanıdığıysa artık; anladık sıradan birine yer açma çabası ama yeter aq.
  • okuduğum en komik, anlamsız ve temelsiz yazılardan birinin yazarı. hayır yani yok yerden dert çıkarıcam diye bu kadar da uğraşılmaz ki.
  • gözümüze gözümüze sokulan vasat yazıları yazan kişi. sanırım bendeki antipatisinin sebebi isteğim dışında yazılarıyla karşılaşmam.

    yaptığı çıkarımlar, ulaştığı sonuçlar, mesnetsiz iddialar... resmen o geleneksel ekşi sözlük'ün muhalif ruhunun hâlâ var olduğunu göstermek amaçlı ancak aslında suya sabuna dokunmayan tatlı su solculuğunun izlerini taşıyan ısmarlama yazılarıyla çok açık bir biçimde sırıtmaktadır. kendisinin topu topu iki üç tane olan ve her biri ekşi şeyler'de en tepede gösterilen boş yazıları da bu sayede parası verilerek gündemde tutulmaya çalışılmaktadır. yoksa "bana ne ne yazarsa yazsın" der, geçerdim.
  • 5-6 adet entrysi dışında başka yazdığı bir şey olmayan ama nedense tüm entryleri ekşi şeyler'de yayınlanan ve sağda solda çıkıp gözümüze gözümüze sokulan tip.

    yazdıkları da derinliği olmayan komünist temelli zırvalar.

    reklam kampanyası mısın, viral misin, yönetimin tanıdığı mısın nesin yahu?
  • başıma bir şey gelmeyecekse yazdıklarını epey beğendiğim, ama sponsorlu falan gibisinden solda tanıtılmasına bir anlam veremeyip bu halin bir miktar iticilik yarattığını kabul ettiğim suser.

    bu suserin yazdıklarını beğenmeyenler de çıkıp karşı eleştiri yazsın. kimse ellerini kollarını bağlamıyor. hiçbir sanat eserini; ( aslında, bu dünya üzerindeki hiçbir şey de neyse ) buna 70'lerde yerli malı frank capra stayla çekilen mainstream gişe filmleri de dahil, tabulaştırıp eleştiriden münezzeh hale getirmeyin.
  • yaşar ustalı saim beyli yazısını okudum. pek yargılamamak lazım çok sarhoş olup saçmalamış belli ki, dikkate alınacak yanı yok.
  • interstellarfreudyen bakış açısıyla inceleyen, son zamanlarda okuduğum en güzel entry'nin sahibi.
    (bkz: #68826393)
  • interstellar yorumu beni doyurmamıştır. ensestle ilgili söylediklerinin, alıntıladığı kişilerin ve bunların taşıdığı görüşlerin uzmanı değilim, öyleymiş gibi davranmaya gerek yok. bilimsel bir merakla yazdıklarına göz attım. ensestle ve aile içi ilişkilerle ilgili ayrıntılı bilgi veriyor, bu bilgilerin doğruluk-yanlışlığını konuları daha iyi bilen yazarlar değerlendirecektir. ancak ben yalın bir okur sıfatıyla anlattıkları ile film arasında nasıl bir bağlantı olduğunu anlamadım. alıntıladığı şiire, filmdeki temalara yüklediği anlamlar bana oldukça havada ve zorlama geldi. aynı yöntemle herhangi bir psikolojik-psikopatolojik kavramı herhangi bir filme-romana-şiire vesaire uyarlayabilir ve o yapıtı bir tür yanlışı savunmakla-simgelemekle suçlayabiliriz.

    bir yapıtı veya bir kişiyi yanlış bir şeyi savunduğu veya simgelediği için eleştireceksek öncelikle bu yapıt-kişi ile bu yanlışlık arasındaki somut bağı ortaya koymak gerekiyor. değerlendirmeme göre, değerli dostumuz bunu yapamıyor. dolayısıyla kullandığı bütün terimlere ve söz dağarcığının akademik niceliğine karşın, yaptığı şey hariçten gazel okumak oluyor.

    ekleme: yazdıklarıma verdiği yanıtta önce bir deyimin anlamını sormuş, sonrasında da 'somut bağlantı kurulamıyor' dediğim noktayla ilgili 'bu yöntemle milyonlarca metin yorumlanabilir' yazmış. ben 'yorumlama' değil, 'eleştiri' ve 'suçlama' sözcüklerini kullanmıştım. bilimsel yöntem bilmesek 'ha iyi bari' diyeceğiz. 'ilişki çok nettir' denince ilişki kurulmuş olmuyor, filmdeki baba-kız teması zaten biliniyor, ensestin kanıtı hans zimmer'ın tema bestesi olabilir mi arkadaş? bakınız bunları sormak hollywood savunuculuğu falan değildir, hollywood küresel düşüngü yaymacası yapar, bu tartışmaya açık bile değildir. ben çok yalın bir soru sormuştum: sözkonusu psikolojik kavramlarla filmin somut ilişkisi nedir? ben bunun açıklamasından bir şey anlamadım, bir yanıt verilecekse buna verilmesi gerekir.