şükela:  tümü | bugün
  • ba$langic, giri$, on soz
  • (bkz: girizgah)
  • eski dilde, argoda "götün giriş noktası" demektir.
    (bkz: anüs)
  • önsöz ya da mukaddime de denilir.
    çoklukla mensur bazende manzum eserlerin ba$larında yer alan ve eserin yazılı$ sebebiyle mahiyetini açıklayan ba$langıç kısmıdır.
  • \\dibace | ismet özel | bir yusuf masalı

    oradaydık hepimiz, müheyyâ bekliyorduk
    salaştı mukadderat, bozulmuş bir nişandı
    gebe rüzgâr,ihanete uğramış deniz, kerrat cetveli
    dünyaya sokunmuştuk, dünya hamdı
    külsüzdü ocak,tellâl çarşısız
    ağzımız noksandı.
    rimbaud'un haberi yoktu menelik'ten
    nijinski delirmemişti
    mahler'in beş yaşındaki kızı ölmemişti daha
    nehre haşim annesiyle karanlık geceler
    bazı çıkardı
    zonklardı öpülmek için kavlamış dudaklarımız
    bekliyorduk:alnımızın çatında
    hepimizin bir çarpı.

    kopmamış birer çığlık diyesilerdi bize
    verilmemiş birer söz
    daha hiç çıkılmamış
    birer iskeleydi bedenlerimiz
    alnımız birer sayıltı
    azâlarımız yerli yerine sağlam çakılmamıştı
    bir çift göz,bir yumruk yürek arasında
    darma dumandık
    küşümle kapanırdı yüzümüz
    çünkü kazınmıştı oraya yekten
    başkalarına ait bir çarpı.

    yaşamak çarpısı derlerdi buna, yaşamak çarpıntısı.
    ne acelemiz vardı? kime kavuşacaktık?
    yokuşu göze almak mı? niçin?
    bir geçit
    nereye açılmak için gerekli bize?
    susmak bilmiyordu tepemizde ses, saklı ve açık:
    tamamla çabuk! çabuk bitir! hadisene!
    sese bühtan etmedi aramızdan hiçbiri
    değil mi ki hepimiz
    işaretli ve yarım
    dünyaya sarkık.
  • (bkz: pesrev)
    (bkz: prelut)
  • antlaşma, birleşmiş milletler kararları gibi uluslararası belgelerin giriş kısmına verilen isim. ingilizcesi preamble , fransızcası préambule'dür.
  • bir kitabın nakışlarla süslü ve terkibli ilk sahîfeleri.
  • tam bir mesnevinin ilk bölümüdür. manzum ya da mensur olabilir.
  • başlangıç kısmı.

    bugünlerdeki anayasa tartışmaları sırasında sık sık "anayasanın dibacesi(nde)..." lafını duymaktayız. peki ne yaz(dır)mış paşalar vaktiyle bu dibaceye? asil türk milletinin önünü asker zekâsıyla nasıl ışıl ışıl aydınlatmışlar?

    hazırola geçin, başlıyoruz...

    =====alıntı=====

    türk vatanı ve milletinin ebedî varlığını ve yüce türk devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu anayasa, türkiye cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman atatürk'ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve o'nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda;

    dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, türkiye cumhuriyetinin ebedî varlığı, refahı, maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;

    millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız türk milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;

    kuvvetler ayrımının, devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak anayasa ve kanunlarda bulunduğu;

    (değişik: 3.10.2001-4709/1 md.) hiçbir faaliyetin türk millî menfaatlerinin, türk varlığının, devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;

    her türk vatandaşının bu anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;

    topluca türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve “yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;

    (burada ilk dört kelime büyük harfle) fikir, inanç ve kararıyla anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere,

    (burada ilk üç kelime büyük harfle) türk milleti tarafından, demokrasiye âşık türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.

    =====alıntı sonu=====

    rahat...