şükela:  tümü | bugün
  • 1989 doğumlu pek genç şair. bu da kendisinin pek hoş şiiri. buyrun;

    bir martı en fazla kanadından kırılır
    bilsen bu kadar bakmazdın saate

    sesimin üstüne tarçın sevmezdim
    dökmek dil alışkanlığındı

    ışığa bulanmış parmak arası perdelerin
    çöl kenarı avuçlarından öpmüyorum bile

    beni hep sormadan cevapla en çok da ellerimi
    sağdakini biraz daha diğerinden

    çünkü her acı üç harfli değil
    bunu taşlardan öğrendim, adını da

    şimdi ben ıslaksam
    dille kapatılmış bir zarf kadar, hepsi o
  • bugünlerde "teselli" isimli şiiriyle iyice haşır neşir olduğum; şiirlerine şiir, kitaplarına kitap katmasını yürekten dilediğim genç şair.

    internette bulunabildiği kadarıyla biyografisi şöyle;
    1989'da malatya'da doğdu. istanbul beykent üniversitesi türk dili ve edebiyatı ile psikoloji bölümlerinde öğrenim görüyor.
    şiir ve yazıları 2004’ten bu yana çeşitli dergilerde yayınlandı. 2008 ali rıza ertan şiir ödülünde “başarı” ödülünü “hasar” adlı yapıtıyla, 2009 yılında homeros şiir ödülünü, 2009 memet fuat genç şiir ödülünü “perdesiz” adlı yapıtıyla ve 2009 yılında arkadaş z. özger şiir ödülü jüri özel ödülünü “perdesiz” adlı yapıtıyla aldı. perdesiz(2010) ve olmayanım içinizde(2012) adlı iki kitabı bulunmaktadır.

    gelelim "teselli" şiirine. ilk okuduğum andan itibaren beni saran bir şiir oldu. müzik var içinde; henüz köşelerini keşfedip de resmini çizemediğim bir müzik. illa bir şarkıya dönüşmesi gerekmiyor elbette. lakin, son zamanlarda okuduklarımın arasında müziğe bu kadar yakın bir şiir pek olmadı. meğer önceden tanışırmışız onla. nette bir şiirini görüp yazmışım o'na bir vakit. hatta sormuşum; " birçok yerde şiirleriniz var, sorun olmuyor mu telifler için?" diye. şöyle zarifane bir cevap vermişti; "neruda'yı anımsayarak: "o şiirler benim değil; ihtiyacı olanların."

    en başta dediğim gibi; şiirlerine şiir, kitaplarına kitap katsın o, hep yazsın.
    söyleyecek şeylerinin çok olduğu o kadar belli ki...

    teselli

    bilirim iyi bir şarap çıkmayacak
    bu sevdanın bağından
    gözüm senin boşluğunda kaldı
    benimki dar, havasız
    yüreği kar toplamayana
    fırtına sorulur mu

    düzyazı uzatır ömrünü
    şiir söz dilenmez
    ellerin nar
    tuttuğumda bu kadar
    kalabalık değillerdi
    günden güne çoğaldılar

    hiç değilse dalgakıranlarla
    arası iyi kağıdın
    hiç değilse kiracıyız bu şiirde
    uzun kalacak kadar
    komşu değiliz yalanla
    hiç değilse trenli hala çocukluklar

    bir şiirin beş parmağı aynı olur mu
    bir narın her bir tanesi
    aldım gözlerini içimde gezdirdim
    ipek bir şal gibi dolandı omzuma gece
    aldım geceyi yıkadım taş bir avluda
    sözünde mavi olmayana okyanus sorulur mu
  • söz, unutuşu geciktirir, yaşanılanları zamanın elinden kurtarır

    http://www.birgun.net/…10&year=2012&month=04&day=18
  • seni durmadan unutacağım şeyler yapmalı
    ama cumartesilerden bir anne çıkmaz

    bahçe katlarından uzak durmalı üç telli her şeyden
    dağılmaların gündüzlere kalışı gibi
    gecenin işi ne dönsün dursun gittiği yerlerden
    elinde hep o büyük çanta: ağustos

    bazı sözcükler kendinden ısıtmalı duysan
    onları bir duysan devrim diye tutturursun
    basmane garı'nda üç kişi toplanmışken
    benim iki elim yok muydu diğeri nerde
    ağrıyı kurutacak bir gölgelik var mı

    bazıları ısrarla büyük harfle başlıyor örneğin:
    bahçe, yüz bulmasa da kasımpatıdan
    hüznüm güzel atım boynunda ölü bir dil
    tahta oyuncaklar oyulmuş arkadan ağlamalardan

    işte ben her şeyi katlayıp koydum bir köşeye
    boynumu ve acıyı işaretli yerlerinden kesiniz.
  • cik olmamis, zaten olmak icin cok genc dedirten kisi. abilerine ablalarina ozene ozene son 2 misraya kadar hic anlamadigim bir siir(!) yazmis, oysa abileri ablalari o anlasilamamanin altina bir anlam yuklemislerdi. ama olur zamanla o da anlasilamayan bi anlam kazandirir siirlerine. yolu acik olsun.
  • cumhuriyet kitap'ta emek veren genç arkadaşımız.