*

  1. kendisi cnn türk'ün yeni ve fekat bab-ı ali'nin eski ve deneyimli muhabirlerindendir. yüzü her zaman gülen bu arkadaşımıza yeni kurumunda başarılar dilemek boynumuzun borcudur.
  2. cnn türk'ün deneyimli muhabirlerinden biri*... içinin güzelliği dışına vurmuş deyiminin en güzel örneklerinden biri.
    pekkk severiz kendisini biz...
  3. bugün darlanan insandır kendisi.
  4. sahip olduğu tatlı bebişini** çokça takdir ettiğimiz cnn türk muhabiri...zira konuşmayı öğrenmeye başladığında söylediği ilk iki kelime: su ve beşiktaş olmuştur.*
  5. bebişinin su ve beşiktaş yerine su ve galatasaray demesini tercih ettiğimiz cnn türk muhabiri... ayrıca kendisi yakın zaman öncesine kadar kanal dde haber spikerliği yapmış daha sonra cnn türke transfer olmuş. iyi de olmuştur...
  6. haberturk'te parantez adli programi sunan spiker. daha once cnn turk'te calisiyordu.
  7. sürekli konuklarının sözünü kesip, soru sorma bahanesiyle uzun uzun konuşan ve konuklarını neredeyse konuşturmayan spiker. özellikle iki veya üç spiker birlikte programı sunmaktaysa (mesela bir son dakika olayı falan olmuşsa), telefonla bağlanan konuklar bu hatunu pek kaale almaz genelde ve o da hep "didem yılmaz ben." diye kendini tanıtıp yine o uzun soru faslına girişir. ayrıca çok bilmiş bir havası vardır ki acayip rahatsız eder.
  8. düşen helikopterin enkazını bulan köylülerden remzi gök'ün yenge dediği haberturk spikeri. bugün rezil bir yayına imza atmıştır.

    sorduğu saçma sapan soruların yanısıra enkazı bulan köylüye yaptığı nasihatla da ağır bir küfürü haketmiştir aslında. köylünün bulunduğu yerin çok soğuk olduğunu, yardım gelmemesi halinde gideceklerini söylemesi üzerine, hiçbir yere gitmeyin, kalın orada gibi birşeyler söylemiştir. sebebi ise karın enkazı tekrar kapatabileceği ihtimaliymiş. he olur donar onlar orada, yeterki senin raytingin iyi olsun..
  9. haber kaynağııyla sanki polismiş de şüphelileri sorguya çekermiş gibi konuşan spikerlerin sonuncusu. bunun erkek versiyonu ve öncüsü cüneyt özdemir'di. bu özgüven ve küstahlık nereden geliyor anlamış değilim. bir de misal köylüyle konuşurken "sen", bir devlet görevlisi yahut sanatçıyla konuşurken "siz" diye hitap eden versiyonları vardı bunların. allah'tan onların nesli tükendi gibi.
  10. hayatında kış, kar, acı, şok filan görmediğine fazlasıyla inandığım spikerdir. o köylü ailesinden yola çıkmak için izin alacak kadar uygar, dört saat yol gidecek kadar insan, sana yenge kapatmam telefonu hepimiz allahın kuluyuz bugün size yarın bize diyecek kadar da samimi olan ve de son derece sabırlı bir adammış. helal olsun helal olsun. görevlendirdiğin bir muhabir gibi birini kullanamayacağını bilmelisin. telefonu kapatmak istiyor donmuş insanlar hala büyük bir arsızlıkla lafa devam edip ama ama ama diye söze devam edebiliyorsun pes pes pes. bakın bakalım yüzlere diyorsun durmadan oysa adamcağız defalarca yüzleri donmuş tanınmıyor diyor biraz sonra yine siz muhsin yazıcıoğlunu tanımıyor musunuz ya diye azarlıyorsun. kimsin sen ya. insanlar sevdiklerini kapıdan öperek göndermiş insanlar yüzlerinin buz tuttuğunu öğreniyor televizyondan, bu yeteri kadar büyük bir travma değil mi? daha yenilerde amsterdamda düşen uçağa ve orada kaybedilenlerle yakınlarına hollanda yetkililerinin gösterdiği saygıdanda mı birşey öğrenmedin? adamlar isimleri televizyondan öğrenmesin yakınları diye tek tek yakınlarna ulaştı. yaşayan muhabirin sesini verdiniz de ne oldu? ailesi bunu istemiyor dedikten sonra hala devam edildi? yetmezmiş gibi defalarca tekrarlatıyorsun. bize dakika dakika anlatır mısın diye. bu arada da sürekli kordinatlardan bahsediyorsun. koordinattan ne anlar oradaki insanlar dalga geçer gibi farklı koordinatlarda mı aranmışlar sorusu geliyor. yaw adamlar hangi ayakkabı ile orada hangi kabanla orada? uludağda telesiyede değil ki. neyle kazıyorsunuz diyorsun? elimizle diyor. neyle kazacak korucunun elinde ne olsa 4 saat yol gider gidebilir dört saat tipide elinde ne taşıyabilir insan gafil. ne gariptir hiç mi izleyen televizyon yetkilileri kardeşim sen nasıl sorular soruyorsun demiyor.