şükela:  tümü | bugün
53 entry daha
  • 40.000 senedir avustralya yerlisi tarafindan kullanilan muzik aleti. normalde adamlar, agaclari kesip, torna tesfiyeci agac kurtlarinin (beyaz karinca ) eline verip " oyun lan ! " demiyor. (ve fakat tabii artik yukarida degerli yazarin belirttigi gibi; olay ticarete dokuldugunden kelli, dogal olarak oyulmus agaclatan yapilan hakiki enstrumani bulmak zor. )

    dogada kendisine yasam icin begendigi agaca yerlesen kemirgen termitler , dallarin ve agacin govdesini oyuyor, talasi yakinlara tasiyarak nkendilerine o bir yanardagi andiran karinca tepeleri dedigimiz evlerini insa ediyorlar. ve genelde bu termitlerin kendiliginden oyup genislettigi oyuklarin capi, bir ucta daha genis, diger uc daha dar olarak ortaya cikiyor. bu da, alisilmadik, olaganustu bir rezonans frekansi yaratiyor. dolayisiyla aleti kullanan sahsin, dil hareketleri, nefes teknigi bu ozel frekansla birlesince yiddaki o kendine has, ozelligi ile insanlari buyuluyor.

    (bkz: https://www.youtube.com/watch?v=f2nbf13sz48)

    dilbilimci nicholas evans, yerlilerle calisirken, onlarin didgeridoo yapmak icin, oyuk dal aramaya cikislarini soyle anlatiyor;

    yerliler didgeridoo icin aradiklari agaci bulunca ;

    "" the men will say “ngah-woniyan kah-dun-yenjdjung”, which translates as

    ı listen for the hollow sound. ( yerli adamlar soyle diyor ; “ngah-woniyan kah-dun-yenjdjung”, bu su anlama geliyor; oyuk sesini dinledim. " )

    “when the right log is found”, explains evans, “they’ll say ‘kah-dun-yenjdjung’ meaning "it sounds hollow”, or

    it, the cavity, speaks. ( elverisli agac dali bulundugu zaman yerliler " kah-dun-yenjdjung" diyor. ve bu su anlamlara geliyor ; oyuk sesi gibi geliyor veya oyuk konusuyor. " )

    hamis - degerli yazar /okur ; yukaridaki ingilizce ve dalabon dilini (bir aborijin kabilesi dili. ) paragrafi genel olarak tercume etmeyi uygun buldum. umarim ilginizi ceker.