şükela:  tümü | bugün
  • açık radyo'da pazartesi günleri yayınlanan program. serol teber ve $enol ayla sunuyorlar.
  • serol teber ve $enol ayla'nin 2004 yilinda acik radyo'da yirmialti hafta suren freud didiklemeleri. meraklisina eski kayitlar, yeniden de$ifre edilerek acik radyo internet sitesinde yayinlanmaya ba$lanmi$.
  • klasik müzik eşiğinde "10 yıl sonra tekrar" sloganıyla yayımlanan freud belgeseli. konu üzerinde konuşanlar konuya hakim olunca dinlemesi gerçekten büyük bir zevk oluyor.

    podcast linki
  • iyi ki yeniden veriliyor, dediğim keyifli program.

    sigmund freud'un kuramlarından ziyade biyografisi ve yaşadıklarının kuram üzerindeki etkileri serol teber ve şenol ayla tarafından "atomize" ediliyor. açık radyo'da her pazartesi 11'de dinleyebilirsiniz, vakit bulamazsanız açık radyo'nun sitesinde kayıtlar mevcut.
  • dünyaya gelen üç büyük yahudi'den biri dinler(musa), biri filozofi-politika(karl marx), diğeri de psikanaliz-psikoloji(freud) alanlarında bizi kandırdı!
    biri cennetin dinde, biri sınıfsal ayrımların kaldırıldığı bi dünyada, diğeri de bilinçaltında olduğunu söyledi(ne büyük yalan!)
    marx ve freud ile aynı gün doğmuşum(cem yılmaz kıl payı kaçırmış). iki büyük dahinin, delilik sınırında gezdiği bu dünyada, kendimi kaybedilmiş ideal bi fikir gibi görüyorum(bu ne ego!:)
    özetle, 11.yıl sonra didik didik freud yeni bölümleriyle açık radyo'da tekrar yayında. freud ile ilgili bilmek istenilen her şeyi çok sade ve anlaşılır bir dille anlatıyorlar.
    daha önce yayınlanan bölümlerin deşifre metinleri de çok iyidir.
    ortamlarda freud ile ilgili üç beş kelam edip hava civa yapmak isterseniz, metinler bir gerizekalının bile algılayabileceği basitlikte deşifre edilmiştir. okunması tavsiye edilir:)
  • programın kayıtlarını deşifre ederek bu metinleri yayınlama olanağı tanıyan ışık ezber -bir dinleyici- sayesinde daha da zevkli hale gelen, freud'u izleyen program. "10 yıl sonra tekrar" olayı da şarap sesli hanımefendi şenol ayla ve aramızdan ayrılan ama aramızda kalmaya devam eden serol teber ile iletişim kurma olanağı sağlıyor.
  • içinde psikoloji geçen cümle kuranların, psikolojisi bozukların, her ortamda yaa psikolojiyi severim diyenlerin, cv lerine ilgi alanı olarak yazanların ilk psikolojik romanı bitirdik den sonra yine sevenlerin, psikoloji lisans eğitimi alanların yandal / çap olarak okuyanların vb dinlemesi gereken poadcast olarak da ulaşabileceğiniz şahane program;

    ama unutmayın froyd' a karşı geldiğiniz her düşüncede devrin bilimle uğraşan papazları tarafından galileo gibi afaroz edilmeye kalkışılacaksınız tabi sizin o ortamda papaz tanıdığınız yoksa işiniz zor... var diyelim o zamanda ev hapsine değilde fikirlerinizin ağzınızdan çıkmasına izin verilmeyen dil hapsine mahkum edileceksiniz ne acı değilmi şimdiki papazların bilimi arkasına alıp ilmi terakkilere karşı oluşu... eziklik psikolojisi mi benlik yüceltmelerimi ben onu bilemeyeceğim tarihin tekerrür etmesinin acizliği insanların dar kafasından başka sebebi ne olabilir ?
  • bir süredir podcastini dinlediğim radyo programı.

    10 yıl önceden sesleniyor olmalarını bilmek biraz da olsa içimi burkuyor. iki konuşmacının da seslerindeki tını ve ton o denli güzel ki insan anlatılanlara ayrıca odaklanma ihtiyacı hissediyor; aksi halde seslerin yarattığı tantanayla raks edebiliyor zihniniz. e tabi bunda aralara sıkıştırdıkları o güzelim klasik parçaların da hakkı var.

    mevzumuz isimden de anlaşılacağı üzere freud. lakin öyle geniş çerçeveden bir sohbet var ki insan cehaletini kana kana doyurabiliyor. he bir de ben sondan başa doğru dinliyorum ki en son dinleyeceğim bölümde programa yeni başlıyorlarmış gibi heyecanlı olsunlar diye. ama bunun için ilk dinlediğim bölümde bir vedayla karşılaşmayı göze aldım. velhasıl kaliteli bir program, ıskalamayın derim.
  • kaçıncı kez tekrar dinlediğimi bilmediğim bilimsel bir peri masalı. kendimi ne zaman yalnız hissetsem, uykusuzluktan sonu gelmeyen gecelerde serol teber'in titrek, yorgun, yaşlı ve şenol ayla'nın hayat dolu sesleri bana biraz olsun huzur verir. sigmund freud'un aile ve tarihsel romanından tevfik fikret'e uzanan bu serüvenin son nüshasını hiç dinlemem. bir veda gibi ya da bir ölüm manifestosu gibi gelir bana içeriğine dair hiçbir fikrim olmamasına rağmen, serol teber'in hayata vedası nedeniyle. tekrar başa dönerim, bazen ilk defa dinliyormuş gibi tekrar şaşırır, bazen de gözümden kaçmış bir ayrıntının keşfi ile sevinirim. mario levi'nin türkçesine tekrar hayran olur ve yaşayan en güzel türkçe'ye sahip olduğunu düşünürüm. musa'yı, shakespeare'i, goethe'yi, anna o'yu sevgiyle anar, carl jung'a tekrar küfür ederim. freud'u hayranlık ve üzüntü ile sever, viyana'daki evinde hasta koltuğuna gizlice yatmam sebebiyle görevliden yediğim azarı düşünürüm. freud ölür, fikret ölür, teber ölür, sonunu dinleyemem yine, eğer dinlersem bir veda olur.
  • benim için, en büyük radyoculuk olaylarından biri.
    otobüs ve tren yolculuklarımı, daha çekilebilir hale getirdikleri için serol teber ve şenol ayla'ya ne kadar teşekkür etsem azdır.