şükela:  tümü | bugün
  • yıllardır alman yapımı film gösterilmemiş cannes film festivalinde gösterime girmeyi başarmış ve bununla kalmayıp büyük ilgi görmüş, altın palmiye'yi kazanma şansı oldukça yüksek görünen film.
    web sitesine http://www.theedukators.com/ adresinden ulaşılabilir.
  • berlin'de yasayan avusturyali yönetmen hans weingartner'in son filmi.
    günümüzde gencligin politik degisiklikler icin, grup dinamiklerinin karmasikligi yüzünden kendi yollarini ve stillerini nasil aradiklari düsüncesinden cikmis zekice yapilmis bir film.
    üc kisilik ufak bir grubun "zenginlere" bir tür ders vermesi. villalara gece girerek, bir seyler calmak yerine, tüm esyalari belli bir sistemle tepe üstü düzenlemeleri. bunu evin kaotik bir sekilde altini üstünü getirmeden cok farkli olarak yapiyorlar.
    firsat esitsizligi, varlik, mülkiyet vs.. konularina bir gönderme yapiyorlar.
    olaylar planladiklari gibi gelismeyerek kendilerini bile sasirtacaktir.
    filmdeki 68 lerle de ince bir hesaplasma var. kesinlikle görülmesi gereken bir film.
  • sisteme elestirilerini acikca yapan, tavrini koyan ama bunun yaninda mizahi ögeleri ve özellikle müzikleriyle film izlemenin tadini veren, daniel bruhl'un yine kendine hayran biraktigi insani genc oldugu icin kendini sansli hissettiren alman filmi. türkiyede gösterime girip girmedigini bilmiyorum ama genclik bu yapimdan mahrum birakilmamali.
  • dorduncu afm bagimsiz film festivali nde izleyebileceğimiz ve övgüyle sözedilen filmlerden biri
  • filmin bazı yerlerindeki diyalogların çok tanıdık gelmesi sebebiyle bir anda hayal kırıklığına uğratacakmış gibi gözükse de, sağ gösterip sol vuran çok güzel, şaşırtıcı ve keyifli bir film. özellikle müzikleri pek hoş olmuş.**
  • 2004
    cannes, altın palmiye adaylığı
    european film ödülleri, en iyi erkek oyuncu adaylığı

    “bu film bir devrim çağrısı değil. benim için daha önemli olan eleştirel olmanın ve statükoyu sorgulamanın ne kadar önemli olduğunun altını çizebilmekti.”
    hans weingartner (yönetmen)

    film hakkında

    cannes film festivali’nde 11 yıldır yarışmaya davet edilen ilk alman filmi olan eğitmenler, 28 yaşındaki yönetmen hans weingartner’ın günümüz gençliğinin sisteme karşı başkaldırışına zekice bakışı. bir grup genç radikal zengin insanların evlerine izinsiz girmekteler. amaçları hırsızlık yapmak değil, mobilyaların yerlerini değiştirip, geriye “sende çok fazla para var” gibi anti-materyalist sloganlar bırakarak ev sahiplerini huzursuz etmek. bir gün ev sahibi tarafından iş üstündeyken basılınca, çareyi zengin iş adamını kaçırmak ve dağlara kaçmakta bulurlar. fakat daha sonra ne yapacaklarıyla ilgili en ufak bir fikirleri yoktur. diğer yandan aralarında bir cinsel çekim bir de ellerindeki rehine kendini eski solcu olarak tanıtıp ve onlara sempati duyduğunu beyan edince işler iyice karışır. genç, esprili bir sinema dili tutturan eğitmenler, bugünün gençlerinin 60’lı yılların radikal siyasetini kendilerine göre tekrar yorumlamaları üzerine kurulu, gösterildiği festivallerde ayakta alkışlanan ilginç bir film.

    yönetmen hakkında

    avusturya doğumlu hans weingartner feldkirch, fizik okuduktan sonra, avusturya sinematografi birliği’nden kamera asistanlığı sertifikası aldı. daha sonra vienna üniversitesi’de nöroloji okudu. 1997’de köln’deki medya sanatları akademisi’nde yüksek lisans yapmaya başladı. bazı kısa filmlerin yanı sıra festivallerde ses getirmiş the white sound (2000) isimli bir uzun metraj çalışması var.

    http://2005.ifistanbul.com/…lmdetails.php?filmid=32
  • surekli 'aha simdi soyle olacak' dedirtip, her seferinde ters koseye yatiran film. bir yandan devrimden bahsedip bir yandan devrime inan(a)mayan karakterler. bir alman filminde bu kadar cok gulecegimi soyleseydi bana biri, 'spinnst du mann eh' derdim kendisine.
  • salak bir solcu mastürbasyonu gibi başlayan ama tahmin edilenin aksine hiç de öyle devam etmeyip izleyiciyi ters köşeye yatırarak bir anda dengeyi sağlayan, insan doğası ve gerçekler üzerine yapılmış süper bir alman analizi. bir yanda olanakların göbeği berlin'de yaşayıp nuri alço revival organization'vari ilginç eylemlerini progresif bir biçimde gerçekleştiren, sosyalist olduklarını anladığımız ama girecekleri evleri bilmemkaç euro'luk teknolojik bilgisayarlarıyla tespit eden, barcelona'ya tatile uçakla giden alman devrimci gençliği, diğer yanda düzenin akışına kendini kaptırıvermiş orta yaşlı bir kapitalist var bu filmde. yönetmen ise hiçbir tarafta değil izleyiciye bırakıyor konunun analizini biz de yazıyoruz sözlükte heyecan içinde...

    --- spoiler ---
    "her şey kendi götümüzü kurtarmak içindi, dünyayı kurtarmak için değil.." cümlesi sarf edilir insanın ne olduğunu özetlercesine sonlara doğru...
    --- spoiler ---
  • her yaştan kişiye hitap eden, yönetmeninin jeff buckley'le bir sorunu olduğunu düşündüğüm fim.
  • kimi yerlerde temponun çok düştüğü, bazı yerlerde ders verme boyutuna kadar giden aşırı didaktik diyaloglara sahip, sönük gidip arada bir parlayan -heyecan, aşk, devrim, korku, çılgınlık, gençlik, tutku, vs...- bir film. daniel bruhl için seyredilir yine de.

    (bkz: kafa siken kapitalist zırvaları)
    (bkz: kafa siken solcu zırvaları)