şükela:  tümü | bugün
  • türkçeye "mürebbiye" adı ile sürülen stefan zweig eseri.

    - "mürebbiye
    - "yaz novellası"
    - "geç ödenen borç"
    - "kadın ve yeryüzü"

    adlarındaki dört kısa öyküden oluşur.

    kadın ve yeryüzü adlı hikâyede stefan zweig çok güzel benzetmeler yapar:

    - "güneş daha sabahın ilk saatlerinden hummalar içinde yanan bir göz gibi göğün boşluğunda belirip tükenmiş tarlalara dikiliyor..."

    - "kavurucu bir sıcak, gece gündüz demeden vadinin çukuruna çöker ve binlerce dudakla emercesine insanı kuruturken, uzaktan karın eridiğini hissedip de çözülen karların belki de deli rüzgârla anında savrulup dağıldığını düşününce insan boşa giden serinliğe acıyordu."

    - "o sırada hemen arkamda, azap içindeki bir göğüsten fışkırırcasına çıkan bir iç çekiş duydum."

    - "daha önce terasta yağmura karşı susuz kalmış beyaz bir çiçek gibi kendini açmış hasretle duran kızdı bu..."

    - "ay kırmızısı bir pus haresinin içinde iltihaplı bir göz gibi sarımtırak ışığıyla parlıyor..."

    - "sonra kız geçip gitti. anında kanımın bir yaradan fışkırır gibi harekete geçtiğini ve tüm bedenimi heyecanla dolaştığını hissettim."
  • büyüklerin güvenilmezliğini keşfeden iki kardeşin hikayesinin anlatıldığı, türkçeye mürebbiye adıyla çevrilen stefan zweig kitabı.

    --- spoiler ---

    iki kız kardeş, mürebbiyelerinde bir değişiklik, bir mutsuzluk olduğunu fark ediyorlar. kapalı kapıları dinleyip öğreniyorlar ki kuzenleri otto ve mürebbiyenin ilişkisi olmuş. hatta bu ilişkiden bir de çocuk olmuş.

    iki kız kardeş, bu bilgiyi kimseyle paylaşmıyorlar.

    otto, sınavlarına hazırlanmak bahanesiyle evi terk ettiğinde mürebbiye daha da üzülüyor tabii.

    bir gün kızların annesi mürebbiyeyi kovuyor.

    kızlar bunu da gizlice duyuyorlar.

    kimse kızlara bir şey açıklamıyor. büyükler onlara yalan söyleyip oyalıyor. çocuklar da artık büyüklere güvenemez hale geliyor.

    hikayenin sonunda mürebbiye bir mektup bırakarak evi terk etmiş oluyor.

    mektupta ne yazdığını bilmiyoruz, ama anne kızlara "mürebbiyeniz bir daha gelmeyecek,o..." diyor.

    intihar etmiş muhtemelen. bu da böyle yazmıyor kitapta ama mektubu okuyan anne babanın tepkisinden bu sonuca varıyoruz.

    --- spoiler ---

    bazı şeyleri açıkça yazmayarak acaba yazar, büyüklere güvenilmezliğe daha mı çok dikkat çekmiş böylece?